Sadece üzülmek yetmez

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki trajedilerden sonra yüzleşmemiz gereken soru: Şiddeti meşrulaştıran medya ve sosyal ağlar mı bizi duyarsızlaştırıyor, yoksa zaten duyarsız olan toplum bunları besliyor mu?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, son dönemdeki şiddet olaylarını toplumun dijital dünyadaki duyarsızlaşması ve medyanın şiddeti popülerleştirmesi bağlamında değerlendiriyor. Manevi değerlerin yok edildiğini, gençlerin şiddete meyilli hale geldiğini ileri sürerek, sorumlulukların sadece yetkililer değil hep birlikte taşınması gerektiğini savunuyor. Ancak yazar, bu sorunu sadece dış faktörlere (medya, sosyal ağlar) atfederken, toplumdaki içsel dönüşüme karşı nasıl somut bir çözüm önerebilir?

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki canice olaylardan sonra içimiz paramparça oldu. Üzüldük, hem de çok üzüldük. Öğretmenlerimizi, öğrencilerimizi, canlarımızı kaybettik; hepimizi hüzne boğan bu olayın ardından gözyaşları ve dualarımız var. Ancak hepimizin üzerine düşen sorumluluklar da var.

Son dönemlerde duyarsızlaştığımız, önemsizleştirdiğimiz olayların bedeli bunlar. Dijital dünyanın vahşileşen yapısı, saldırganlığı meşrulaştırma çabaları ve insani-vicdani değerleri yok etmeye dönük tüm eylemlere karşı topyekûn, daha derin bir bakış açısıyla tepki göstermeli ve bunları analiz etmeliyiz.

Sosyal medya bağımlılığına esir olduğumuz bu dönemde, duygu durumumuzun ve psikolojik eşiklerimizin hangi evrende ilerlediğini maalesef böyle acı faturalarla daha iyi anlıyoruz. Bir anda televizyon ekranlarında mafya vari dizilerde insanların öldürüldüğü, silahların havada uçuştuğu ve reyting uğruna popülerleştirilen bir ortamda; televizyon yayınlarına, sosyal medyadaki tüm paylaşımlara karşı bize ait sosyal normları ve manevi değerleri korumak adına olayları sadece belli sorumluluk mercilerine bırakmadan hep birlikte vicdanın sesi olmalıyız.

Yıllardır söylediğim gibi; böylesine manevi değerleri, anlayışı ve hoşgörüyü barındıran bu coğrafyanın çocukları hangi ara bu kadar şiddete meyilli oldu, bu kadar birbirinden nefret eder hale geldi

Evet, bu sadece bizim ülkemize ait bir durum değil; dünya maalesef bu sürece sürükleniyor. Ancak biz, kendi ülkemizde, kendi insanımızda ve kendi değerlerimizde öz kimliğimize daha fazla sahip çıkmalıyız. Olayları sadece belli yetki makamlarına atfederek sorumluluğu onlara yüklemek yerine, hep birlikte aynı hassasiyetle hareket etmeliyiz.