Ümit G. Ceylan

Ümit G. Ceylan

Yeni Birlik
Yaşam 27 yazı 0 takipçi

İki yüz yıllık esaret

Uyanış başlasa da tam anlamıyla istenilen noktada değiliz. Çünkü ağır bir uykudan ve hatta ağır bir yenilgiden bahsediyoruz. Kim olursa olsun uyansa da yenilgisini kola kolay kabul etmeyecektir. Büyük bir devlet düşünün. Bir güç, yüzyıllarca dünyaya hükmetmiş, bitişini nasıl açıklar Öz eleştiri yapar mı Yoksa hep şunlar oldu bunlar etki etti diyere

İnsanoğlu ilkelden de aşağıda

Her alanın uzmanı olmasam da iletişimci olarak yeni gelişmeleri bilimsel verileri takip etmek durumundayım. Derinlere çok derinlere dalmasak da işin uzmanlarından bilgi alıp yazılarıma yön vermem gerektiğini her zaman düşünürüm. Zira bilimsel veriler tek bir başlığın altında incelenemez. Bilim odaklı baktığınızda her şey bizi etkiliyor. Disiplinler

Sumud filosundan gözümüzü ayırmıyoruz

Malumu olduğumuz üzere üç yıla yaklaşan süredir Gazze insafsızca bir habis işgalci örgüt tarafından katlediliyor. 1948'den beri şiddetini arttırarak saldıran ve yok eden bu örgüt son yıllarda artık dünya kamuoyunun da olan bitene isyan ettiği noktaya gelmiştir. Devletlerin ellerinin kollarının siyonizmin ağları ile bağlandığını geç de olsa anlayan

Türklerde çocuk eğitiminin temeli

Okul katliamlarının ardından sosyal medya kutuplaştırırken, çocuk eğitiminin gerçek temeli olan sevgi, ilgi ve sınır neden gözden kaçıyor?

Bombalanan masumiyetimiz

Masumiyeti korumak için sosyal medya yasağı ve dijital detoks mu gerekli, yoksa ahlaki bilinçlenme ve aile rehberliği yeterli midir?

Düşüncelerle ne yapılır

Düşüncelerimiz bizi dönüştürüyorsa neden sabit kalıp çevremize zarar veriyor, yoksa bu sorumluluğu sadece bireysel mi taşımalıyız?

Mescid-i Aksa kapalı

İslam düşmanı propagandaya karşı pasif tepki mi yeterli, yoksa Müslümanlar kendi anlatı ve sanat biçimlerini inşa etmek zorunda mı?

ÇAD

Yokluğun şiddetiÜlkeler ve insanların kaderleri neye bağlıdır O klasik sözü hatırlayalım; coğrafya kaderdir. Gerçekten böyle midir Bu cümle çok tartışma götürür ama temelde baktığımız zaman insanlık ailesinden kopuk yaşayamayacağımızı bilmeliyiz. Hem de bu teknolojik çağda hangi olan bitene gözümüzü kapayabiliriz Kimseyi kimsenin kaderine özellikle

Limon Ağacı

Bu bir hikâye ama yarım kalan bir hikâye. Bir sabah kapı zilinin çalması ile yatağından irkilerek kalkar kadın ve kapıya yönelir. Eşinin geldiğini düşünerek kapıyı öylesine açar. Aslında başka bir zaman olsa önce bir kapı deliğinden bakar, üzerine bir şey alırdı. Ama Ramazan ayının da verdiği sersemlik ve uykudan uyanmış olmanın verdiği mahmurlukl

Batının çöküşünü mü izliyoruz

Okullarda bilim adına öğrendiğimiz neredeyse her şeyi batıdan aldık. Öğle öğretilmedi mi Şöyle bir düşünelim: modern matematik; Pisagor, Tales bunlar deha bunlar matematiğin öncüsüydüler birilerine göre. Öyle değil mi Hele hele tarih ve coğrafya! Keşifler diyemeyeceğim, işgaller ve sömürü tarihinin karşısına yazılacak tek isim var o da bu batı deni

Sabır bir görevdir

Sabır bir tercih değil bir görevdir. Bu cümleyi Gazzeli bir adamdan duydum. Evet tam olarak böyle diyordu ve devamında sabrın bir tercih olmadığını da söylüyordu. Soykırımın öğrettiği sabır ve sabrın derin manası bu. İtiraf ediyorum sabır meselesine hiç bu şekilde bakmamıştım. Hatta bir sürü tevatürler de var biliyorsunuz. Mesela sabır istemeyin Al

Nasılız

Nasılsın diye soruyorum kendime. Sorunun içeriğindeki özne ben ama aslında özne hepimiziz. Çünkü nasılsak ben de öyleyim. Çünkü düşünüyorum çünkü sadece yiyip, içen, yatan, kalkan robot veya hayvan değilim. Bir ruh taşıyorum bir topluluğa aitim. Yalnız değilim. Kendi başıma iyi olmam her şeyi çözer mi Tek başına ben iyiyim zaten derken gerçekten de