Ümit G. Ceylan

Ümit G. Ceylan

Yeni Birlik
Yaşam 35 yazı 0 takipçi

Sınırını bilmek

Eskiler İslam'ın şartı altıdır derlerdi. Oysa İslam'ın şartı beştir. Ama altıncısı had bilmek derlerdi. Bu önemli bir noktadır. Çünkü had bilmek hem dünya sathında hem de metafizik anlamda değerlidir. Sınırını korumasını bilen sınırını çizen, haddini bilen de had bildiren kişi demektir. İletişim bilimleri içinde de en önemli konulardan biridir bu.

Görülmeyen görülemeyen

Görmek insanoğlunun şu dünyada sahip olduğu en büyük nimetlerinden biri desek abartmış olmayız. Gözlerimiz olmasaydı görmek diye bir kavram hayatımızda olabilir miydi Sadece koku alabilseydik sadece duyabilseydik sadece dokunabilseydik o zaman görmek bizim için varoluşsal bir duyu olmayacaktı. Bugün görme yetisi olmayan insanlara engelli diyoruz. F

Vaktini bekleyen bilgi

Vaktini bekleyen bilgi güçtür. İnsan aradığı bilgiye kavuşabilir. Ancak onu uluorta söylemek yaymak yerine vaktini beklemek en doğrusudur. Çünkü bilgi vaktinden önce söylenirse itibarı düşer. Vaktinden sonra söylenirse değersiz kalır. Zaman ve bilgi iki unsur denge içinde birbirini besleyen vakit ile mayalanan bir kavramdır. Bilginin günümüzde büyü

Nato kafa nato mermer

Yukarıdaki başlıkta yer alan nato kelimesinin Ankara'daki NATO toplantısı ile alakası yoktur. Nato kelimesi Rumca bir kelimedir ve başlıktaki deyim Türkçe'de de aslında çok kullanılırdı. Şimdilerde pek duymuyorum ama.. Babamdan bu deyimi çok defa duymuşumdur. Şöyle çevirebiliriz; "işte kafa, işte mermer". Yani o kadar anlamaz, laf dinlemez ki sanki

Temsiliyet sorunumuz var

Büyük soru şu; insan bu alemde neyi temsil ediyor Küçük soru da şu; insan kendini tanıyor mu İnsan temsil ettiği şeyi bilseydi yer yüzünde nasıl yürürdü İnsan olmanın nasıl bir değer olduğunu bilseydi kendine kıyar mıydı Kendini tanısaydı etrafındaki her şeyle iletişimi nasıl olurdu Üst üste sorular cevaplanmayı bekliyor. Yüzyıllardır insanoğlu bu

Sıradanlığın acısı

Modern zamanların en büyük acısını yaşıyoruz. Bu aslında topyekûn hepimizin farklı derecelerde hissettiği bir acı. Derece derece varoluşumuzun acısı hepimizi farklı şekillerde kuşatmış durumda. Modern zamanlarda diyorum çünkü tespit edebildiğimiz kadarıyla tarihsel süreçler, arkeolojik kazılarla şekillenip klasik dönem düşünür ve yine klasik dönem

Dünyada hasret

İnsan neyin hasretini çeker Hazreti Mevlana'nın deyişiyle aslında ney denilen saz, saz olmadan önce sazlık bitkisiydi. Oradan koptu ve sonra dokuz boğum açıldı üzerinde ve sonra da üstteki delikten üflendi saza. Tıpkı Allah'ın insana ruhumdan ruh üfledim dediği gibi. Saz kökünden koptu ve inlemeye, ağlamaya, feryat, figan eylemeye başladı. Her şeye

Kalbimizle çok şey başarabiliriz

Bu alelade söylenmiş bir söz değil. Gerçeğe işaret eden bir cümle. Büyük veliler, mütefekkirler "İnsan âlemleri içine alan bir nüsha-i kübradır" demişlerdir. Başka başka alimler aynı sonuca çıkacak farklı sözler söylemişlerdir. Nereden geldiğini bilemesek de bir cümle vardır, yüceler yücesi Allah'ü Azimü Şan'ın ben alemlere sığamadım ancak müminin

İki yüz yıllık esaret

Uyanış başlasa da tam anlamıyla istenilen noktada değiliz. Çünkü ağır bir uykudan ve hatta ağır bir yenilgiden bahsediyoruz. Kim olursa olsun uyansa da yenilgisini kola kolay kabul etmeyecektir. Büyük bir devlet düşünün. Bir güç, yüzyıllarca dünyaya hükmetmiş, bitişini nasıl açıklar Öz eleştiri yapar mı Yoksa hep şunlar oldu bunlar etki etti diyere

İnsanoğlu ilkelden de aşağıda

Her alanın uzmanı olmasam da iletişimci olarak yeni gelişmeleri bilimsel verileri takip etmek durumundayım. Derinlere çok derinlere dalmasak da işin uzmanlarından bilgi alıp yazılarıma yön vermem gerektiğini her zaman düşünürüm. Zira bilimsel veriler tek bir başlığın altında incelenemez. Bilim odaklı baktığınızda her şey bizi etkiliyor. Disiplinler

Sumud filosundan gözümüzü ayırmıyoruz

Malumu olduğumuz üzere üç yıla yaklaşan süredir Gazze insafsızca bir habis işgalci örgüt tarafından katlediliyor. 1948'den beri şiddetini arttırarak saldıran ve yok eden bu örgüt son yıllarda artık dünya kamuoyunun da olan bitene isyan ettiği noktaya gelmiştir. Devletlerin ellerinin kollarının siyonizmin ağları ile bağlandığını geç de olsa anlayan

Türklerde çocuk eğitiminin temeli

Okul katliamlarının ardından sosyal medya kutuplaştırırken, çocuk eğitiminin gerçek temeli olan sevgi, ilgi ve sınır neden gözden kaçıyor?