Uğur Dündar

Sözcü

Gülcemal ve Nusrat Mayın Gemisi...

Bir vapurdan ötesiydi o. Bir şiirdi. Bir türküydü. Bir hatıraydı. Adı bile gül kokuyordu; Gülcemal... Orhan Veli, çocukluk sevinçlerini onun resminde bulmuştu: "Hangimiz bilir, benim kadar, Karpuzdan fener yapmasını, Sedefli hançerle, üstüne, Gülcemal resmi çizmesini..." ★★★ Bedri Rahmi, İstanbul'u düşündüğünde ilk onun dumanını görmüştü. "İstanbu

Durakta otobüs bekleyen kral...

Eğer İstiklal Caddesi'ndeki bir vitrinde, İstanbul Teknik Üniversitesi'nden gelen karlı görüntüleri, minicik bir monitörden yansıtan beyaz eşya satıcısını saymazsak, televizyon ekranını, ancak televizyoncu olduktan sonra görmüş biriyim! Biz radyo yıllarında büyüdük. Haberleri radyodan aldık, maçları cızırtılı anlatımla da olsa radyodan dinledik, ra

82 gündür tutuklu Aykut Erdoğdu'dan mektup var...

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik olarak 19 Mart tarihinden bu yana sürdürülen tutuklamalar kapsamında 82 gün önce Silivri'ye gönderilen, CHP'nin 4 dönem milletvekilliği yapmış önemli ismi Aykut Erdoğdu'dan bir mektup aldım. Aynen yayımlıyorum: Aykut Erdoğdu ★★★ "Sevgili Uğur Ağabey, Umarım sen ve ailen sağlıklı, mutlu ve huzurlusunuzdur.

Hırsızlık sadece para ve mal çalmak değildir!

Yazıya bilgenin deyişiyle başlayalım: "Bir millete karşı yapılan hırsızlık, asla zaman aşımına uğramaz!" ★★★ Köyün birinde hava kararır kararmaz herkes hırsızlığa çıkarmış. Kaçınılmaz olarak evlerine döndüklerinde, kendi evlerinin de soyulmuş olduğunu görürlermiş.Herkes birbirinden çaldığı için kimse kaybetmez, herkes kazanırmış. Her şeyin bir isti

"Benim her emrim yerine getirilir, çünkü benden yapılmayacak emirler çıkmaz!"

"Yıl 1917, Birinci Dünya Savaşı sürüyor... Mareşal Falkenhein'ın emrinde 7. Ordu Komutanıyım. Onun taarruz plânına, Sina Çölü macerasına karşıydım. Hazırladığım rapor reddedilince vazifeden çekildim. İkna çabalarını karşılıksız bıraktım. ★★★ Suriye'den İstanbul'a dönmeye karar vermiştim. Oysa Halep'tenİstanbul'a gitmek için tren bileti alacak kadar

Şu kısacık hayat bunları yaşamaya değer mi..

Önceki gün CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in Aydın'da, CHP'den ayrılıp AKP'ye geçen Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem erçioğlu'nu protesto etmek amacıyla düzenlediği görkemli mitingi izleyenler arasındaydık. Değerli kardeşim Gökmen Ulu ile saatler öncesinden kente giderek, erçioğlu'na tepki gösteren, "Oylarımızı ona değil, CHP'ye verdik. Ama o onları

Özlem Çerçioğlu ve Dumlupınar için verdiği söz!..

Dumlupınar'ın tarihimizdeki eşsiz değerinin anlaşılabilmesi için yıllardır, sizin de yakınen tanıklık ettiğiniz gayretleri sergiliyorum. Çünkü nemizvarsa, eğer bağımsız bir devlet kurmuşsak, hür vatandaşlar olmuşsak, şerefli insanlar gibi dolaşıyorsak, yurdumuzu Batı'nın, vicdanımızı ve düşüncemizi Doğu'nun pençesinden kurtarmışsak,şu denizlere biz

Anneler babalar, çocuğunuzla konuşmayın, sohbet edin...

Dün meslek hayatı uyuşturucu satıcılarıyla mücadeleyle geçmiş, deneyimli bir polis şefiyle tanıştım. Madde bağımlılığının çok tehlikeli boyuta vardığını, bu savaşın tek başına polisiye önlemlerle kazanılamayacağını, mücadelede anne ve babalara büyük görev düştüğünü söylüyor; "Ergenlik çağındaki çocuklarıyla aylar boyu sohbet etmeyen ebeveynler var,

Cezaevindeki Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün'den mektup var...

Bugün sizlerle Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün'ün tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi'nden bana gönderdiği mektubu paylaşacağım. Ancak daha önce Başkan Akgün'ü ne zaman ve nasıl tanıdığımı anlatayım: ★★★ 48 yıl önce... O tarihlerde tek kanaldan siyah-beyaz yayınlar yapan TRT Televizyonu'nda değerli arkadaşlarım Vedat Tayyar Erdamar ve Adil

Atatürk her şeyi tek adamdan beklemenin yanlışlığını anlatıyor...

"Bunalıyorum çocuk, büyük bir ıstırap içinde bunalıyorum! 1930 yılı baharında yaptığı bir yurt gezisinde İzmir'den, Antalya'ya gitmek üzere trenle ayrılmış, bir gece Aydın'da, bir gece de Isparta'da kaldıktan sonra 6 Mart 1930 günü akşamüstü otomobille Antalya'ya varmıştı. Yol boyunca sık sık halkla sohbet etmiş, yurttaşların dertlerini dinlemişti