Yazı, kulluğun hayatın her alanını kapsayan bir bilinç ve yaşam tarzı olduğunu savunuyor; çünkü niyetin önemli, adaleti ve merhameti gerektirdiği için. Peki, kapitalizmin tüketim baskısı altında bu farkındalığı sürdürmek, yazarın sandığı kadar pratik bir hedef midir?
1. Kulluk, Yalnızca Camide Değil, Hayatın Her Alanında
Kulluk sadece belirli vakitlerde yapılan ibadetlerden ibaret değildir. Gerçek kulluk, bir Müslümanın iş hayatında dürüst olmasından, ailesine şefkat göstermesine, komşu haklarına riayet etmesinden, doğaya karşı sorumlu davranmasına kadar uzanır.
2. Kulluk, Niyetle Başlar
Her İş Allah İçin
İslam'da niyet, amellerin kıymetini belirleyen en önemli unsurdur. Peygamberimiz (s.a.v.),"Ameller niyetlere göredir"(Buhârî, Bedü'l'-vahy, 1) hadisiyle, yapılan her işin Allah rızası için olması gerektiğini vurgulamıştır. Bir öğrenci, ilim öğrenirken sadece diploma almak için değil, Allah'ın rızasını kazanmak ve topluma faydalı olmak için çalışıyorsa, bu onun kulluğunun bir parçasıdır. Bir esnaf, müşterisine hile yapmıyor ve helal kazanç peşinde koşuyorsa, bu onun Allah'a olan bağlılığının bir göstergesidir. Bir anne, çocuğunu İslami terbiye ile yetiştirirken sabır gösteriyorsa, bu da bir nevi ibadettir.
3. Kulluk, Adaleti ve Merhameti Gerektirir
Allah'a gerçek kul olmak, O'nun emrettiği ahlaki değerleri hayata geçirmekle mümkündür. Kur'an-ı Kerim'de,"Muhakkak ki Allah, adaleti, ihsanı ve akrabaya yardım etmeyi emreder"(Nahl Suresi, 90) buyrulur. Adaletli olmak, kulluğun bir gereğidir. Zalime karşı durmak, mazlumun yanında olmak, hakkı savunmak, Müslümanın şiarıdır. Merhametli olmak, kulluğun bir tezahürüdür. Hayvanlara şefkat göstermek, yetimlerin başını okşamak, fakirlerin ihtiyacını gidermek, Peygamberimiz'in (s.a.v.) sünnetidir.
4. Kulluk, Şükür ve Sabırla Tamamlanır
Gerçek bir kul, nimetlere şükreder, sıkıntılara sabreder. Kur'an'da Allah (c.c.),"Şükrederseniz elbette size daha fazlasını veririm"(İbrahim Suresi, 7) buyurarak şükrün önemini hatırlatır. Şükür, sadece "Elhamdülillah" demek değil, nimetleri Allah yolunda kullanmaktır. Sabır, sadece başa gelen musibetlere katlanmak değil, aynı zamanda günahlardan uzak durma kararlılığıdır.

8