Yazar, aile içi kopukluğun temel sebebinin yanlış iletişim tarzı olduğunu ve bunun İslami ilkelerle çözülebileceğini savunuyor. Peygamber örneğinden hareketle sevgi, merhamet, dinleme ve örnek olmayı öneriyor. Ancak yazı, dinsel rehberliğin her ailenin dinamiğinde aynı etkiye sahip olup olmadığı sorusunu açık bırakıyor.
Modern hayatın dayatmaları da cabası: Sürekli ekran, akran baskısı, gelecek kaygısı... Bunlar gençleri aileden uzaklaştırırken, anne-babalar da "ders çalış, telefonunu bırak" komutlarıyla yetiniyor. Sonuç Karşılıklı suskunluk veya kırıcı tartışmalar.
Oysa İslam, bu kopukluğu önlemek için çok net ilkeler sunuyor. Peygamberimiz (s.a.v.), çocukları ve gençleri severek, onlarla çocuklaşarak, onların seviyesinden konuşarak iletişim kurardı. Bir bedevî gelip "Siz çocukları öper misiniz Biz öpmeyiz" dediğinde Efendimiz (s.a.v.) üzüntüyle şöyle karşılık vermişti: "Allah senin kalbinden merhameti çekip almışsa, ben ne yapayım"(Buhari, Edeb 1) Bu hadis, sevginin ve şefkatin iletişimdeki temel taş olduğunu gösteriyor.
İslam'ın Önerdiği İletişim Tarzı
Sevgi ve Merhametle Başlamak Genç, önce sevildiğini hissetmeli. Peygamberimiz (s.a.v.) torunları Hz. Hasan ve Hüseyin'i kucağına alır, omzunda taşır, onlarla şakalaşırdı. Namaz kılarken bile onları sırtına bindirirdi. Bu, "Sen benim için değerlisin" mesajıdır. Bugün de gençlerimizle göz teması kurarak, "Nasılsın evladım" diye samimi sormak, onların dünyasına girmenin ilk adımıdır.
Dinlemek ve Anlamak Kur'an'da anne-babaya hitaben "Onlara 'Öf!' bile deme, onları azarlama; onlara gönül alıcı, tatlı ve güzel söz söyle" (İsrâ Suresi, 23-24) buyuruluyor. Bu emir, sadece yaşlı anne-babaya değil, evlatlara karşı da nazik ve anlayışlı olmayı öğütler. Genç konuşurken kesmeden dinleyin. Fikrini sorun, kararlarına saygı gösterin (elbette İslami sınırlar içinde). "Sen daha küçüksün, anlamazsın" demek yerine, "Bu konuda ne düşünüyorsun" diye sorarak onu değerli hissettirin.
Örnek Olmak
En etkili iletişim, sözden çok davranışladır. Çocuklar bizi taklit eder. Namaz kılıyor muyuz, yalan söylüyor muyuz, telefona gömülüyor muyuz Peygamberimiz (s.a.v.) "Her doğan çocuk fıtrat üzere doğar. Sonra anne-babası onu Yahudi, Hristiyan veya Mecusi yapar" (Buhârî, Cenâiz 92) buyuruyor. Yani gençlerimizin dini yaşayışı büyük ölçüde bizim örnekliğimize bağlı.

6