Selahaddin E. Çakırgil

Selahaddin E. Çakırgil

Star
Gündem 514 yazı 0 takipçi

Biz yine de 'eklik' demeyip, 'El'mâlum taifesi' diyelim...

Yazının başlığında kullandığım ifade için okuyuculardan çok özür dilerim, ama başka bir ifade yetmiyor. Ancak bazı haller var ki, insan kendisini birilerinden uzakta gösterebilmek için, nezih olmayan bazı kelimeleri anlatmaktan kaçınamıyor. Bu yüzden, konunun hatta dört ayaklılarla bir ilgisi olmadığından, onlardan da özür dilemek gerekiyor.Bolu'da

'İncil'li yeminler, nasıl da normal karşılandı, bizdeki 'laik taife'ce..

Okuyucularla Hasbihal..Pazar günlerini Okuyucular'ın görüş ve eleştirilerine ayırdığımız bu sütunda bir Hasbihal'e daha hayırlar dileğiyle ve selamlayarak başlıyoruz:Erzincan'dan Ali Kemahlı diyor ki: 'Trump'ın yemin törenlerini bazı kanallar saatlerce verdiler.. Bir bakıma iyi de oldu.. Çünkü, üstelik, ABD'nin de 'laik' olduğuna vurgu yapıldığı ha

'Tadını çıkarmak'la, 'tadını kaçırmak' arasında bir Trump..

Amerikan emperyalizminin yeni patronu Trump, işe hızlı başladı. Gelir gelmez imzaladığı 100'den fazla kararname ile ve fiilen, 'Kanun da benim, Devlet de!.' diyor ve demokrasiden söz edenlere de, 'Demokrasi, işte bu!.' diyor. Haksız da sayılmaz..Çünkü, o dünyanın insanları, 'Demokrasi, yani, bir ülkedeki seçmenlerin yarıdan fazlasının, belirli bir

Materyalist bir dünyanın, gücünü 'hak' gibi göstermesi

-'Might make right Güç haklı gösterir...-Bugün Amerikan emperyalizmin 'amiral gemisi' durumunda olan Hükümet'in 'kaptan köşkü'ne, 4 yıl aradan sonra Trump yeniden oturuyor.Bizdeki resmî ve gayri-resmî yayın organlarında, bir takım yorumcular 'Trump güzellemesi' yapmakta neredeyse yarışa geçtiler. Netenyahu'ya baskı yapabileceğine dair hayalleri ger

Su başlarını 'Hizb-üş'şeytan' taifesi tutmuş' diye çaresiz miyiz

Okuyucularla Hasbihal..Pazar günlerini 'okuyucu görüş ve eleştirileri'ne ayırdığımız bu sütunda bir Hasbihal'e daha; okuyucuları, hayırlı çalışmalar dileğiyle selamlayarak başlıyoruz.Almanya'dan Salih Demir kardeşimiz 'Avrupa, İslam ve Türkiye' isimli bir kitabın 33. sahifesinden ilginç bir bölümü aktarmış.. -Özetle- deniliyor ki: 'Bugün Avrupa'da

'Dayatma Savaş' ve 'Dayatma Barış..' arasında bir fark yoktur

Evet, 'dayatma bir savaş' ile 'dayatma bir barış' arasında bir fark yoktur. Çünkü her iki durum da 'dayatılan taraf'ın istemediği, iradesi dışında kabulleri gerektirir.'Dayatma bir savaş', yani, henüz fiilî bir savaş durumunun yaşanmadığı hasım düşman tarafı, istek ve iradesi dışında kabul etmek zorunda olduğu savaşa sürüklemek zorbalığı.. Çünkü,

Trump'ın 'Beyaz Hristiyan Milliyetçiliği' ve de, Putin'in 'İlâhî Koruyucu' olarak kutsanması..

Amerikan medyasında bugünlerde, 'Beyaz Hristiyan Milliyetçi Hareketi'nin oluşturduğu tehdit ve bunun önümüzdeki dört yıl içinde daha da tehlikeli hale gelebileceğini işleyen yazılar göze çarpıyor..Ve bu hareketin takipçilerinin seçtiği Trump Beyaz Saray'a geri dönüyor.Trump yönetiminde, Beyaz Hristiyan Milliyetçiler, federal hükümetin gücüne benzer

Tayyip ve Devlet Bey'lerin sözlerini nasıl okumalı

Denilebilir ki, ilk adım, Müslüman güçlerinin, Bizans İmparatorluğu'nu yenilgiye uğratarak, Anadolu'ya hakim bir güç halinde girmesinin yolunu açan 1071- Malazgirt Zaferi'nin, resmi tarih söylemler dışında, 'sadece Türk değil, Kürt, Arap ve sair Müslüman unsurlardan oluşan orduların birlikte hareket etmeleriyle kazanıldığı' şeklindeki ifadenin Başk

İtiraflar olabilir, ama, samimî 'tevbe'ler de var mı

Okuyucularla Hasbihal..Pazar günlerini 'okuyucu görüş ve eleştirileri'ne ayırdığımız bu sütunda bir Hasbihal'e daha; okuyucuları, hayırlı çalışmalar dileğiyle selamlayarak başlıyoruz.Trabzon'dan Muhyiddin Erkanlı isimli okuyucu diyor ki: Sizin Suriye konusunda, İran yönetiminin yanlışlarını, çoğumuzun değerlendirmelerinde görüldüğü üzere beddualara

Trump, Biden'ın komik hallerine, şimdiden düşmüşe benziyor!

Trump, 4 yıl önce, örneği olmayan şekilde taraftarlarını Kongre binası Capitol'ü basmaları için tahrik ederek, 6 kişinin ölümüne de yol açan büyük karışıklıklarla vesile olduktan ve sonuçsuz kalan yargılama sürecinden sonra Beyaz Saray'a dönmeye ve yeni başkanlık dönemine hazırlanırken; geçen hafta, Florida'daki ikametgâhında, özellikle dış siyaset

'Hukuk ve kanun tanımazlık'la övünen bir 'mahallî yönetici'ye haddi bildirilmelidir!

Bir Belediye Başkanı'ndan söz etmek istiyorum.. İsmini zikretmiyorum.. Çünkü şahsı ile bir alıp veremediğimiz yok.. Ama taşıdığı zihniyetin örneklerinin, beşer tarihinin hangi zulüm âbidelerinden mülhem olduğunu düşünmek gerek..Bir yangın yerine dönen ülkelerinden, ateşin içinden kaçıp, bize sığınmaya çalışan ve devletin de 'sığınmacı' olarak kabul

Sosyal ve tarihi hadiselerin kesin değer ölçülerini belirlemek o kadar kolay değildir

Görüşlerine itibar ettiğim bir arkadaş, İran'da '1977 1979 arasında ve milyonların katıldığı, Şah'ın kaçmaya mecbur bırakan ve bütün dünyayı dehşete düşüren o büyük inkılap günleriyle ilgili olarak, yazılarımda '100 bini aşkın kurban verildiği'ne dair ifadelerime itiraz ediyor; 'O kadar değil!' diyor.Ve bu arkadaş, hatta 'Ben mezarlıkları gezdim...