Şakir Kurter

Şakir Kurter

Yeni Birlik
Gündem 82 yazı 0 takipçi

Bir demokrasi sınavı ve tarihin aynası

Türkiye'nin siyasi tarihine damga vuran olaylar, yalnızca yaşandıkları dönemin değil, aynı zamanda bir toplumun hafızasının ve siyasi aktörlerin ilkesel duruşlarının sınandığı anlardır.28 Şubat 1997, bu anlardan biridir; sivil demokrasiyi hiçe sayan, yargıyı siyasetin bir aracı haline getiren ve milletin iradesine gölge düşüren bir müdahalenin simg

Küresel Sumud Filosu'nun sessiz haykırışı

Dünyanın gözü önünde, üstelik kameraların anbean kaydettiği bir kıyım sürüyor. Gazze'de çocuklar toprağa değil, enkaza gömülüyor. Kadınlar, yaşlılar, masum siviller istatistik tablolarının soğuk satır aralarına sıkıştırılıyor. Ve dünya, bu sayılara bakarken gözlerini devirmekten, diplomatik "endişe" açıklamaları yapmaktan öteye gitmiyor.Tam da bura

"Merhaba Sadıç" mı, "Merhaba Foseptik" mi

Balıkesir'in girişinde göze çarpan dev bir tabela: "Merhaba Sadıç". Altında da kocaman imzasıyla Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın. Slogan kulağa hoş geliyor. Merhaba, yani "Benden sana zarar gelmez." Sadıç, yani kan kardeşi... İnsan, bu ifadeleri okuyunca kendini güvende, değerli hissediyor. Ancak işin gerçeğiyle yüzleşince bu sıcak

Suriye'de şeytan üçgeni: İsrail–ABD–SDG

Ortadoğu'da masa başında çizilen haritaların ömrü uzun olmaz. Suriye'de yeniden yazılmak istenen senaryo, aslında eski bir oyunun farklı bir perdesi. Bu kez sahnede İsrail'in talepleri, Amerika'nın "federasyonumsu" önerileri ve SDG-PKK'nın iştahı var. Peki Türkiye bu denklemin neresindeİSRAİL'İN DÜRZİ HAMLESİİsrail, Suriye'nin güneyindeki Dürziler

Yargı'daki kirli ilişkiler ve yeni bir dönemin eşiği

Türkiye'de yargı sistemi, bir zamanlar adaletin kalesi olarak görülen bir kurumken, son yıllarda bazı örneklerde lüksün, gücün ve çıkar ağlarının gölgesinde kalarak güven kaybına uğramış durumda. Görkemli plazalar, milyon dolarlık avukatlık ofisleri, kırk-elli kişilik hukuk timleri, çakarlı lüks araçlar, pahalı restoranlarda hakim ve savcılarla kur

Zenginler CHP'ye, Yoksullar Sağ'a: Türkiye'nin Sessiz Çelişkisi

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) 26 milyon haneyi kapsayan son araştırması, Türkiye'nin gelir dağılımına dair çarpıcı bir tablo ortaya koydu. Bu rapor, yalnızca ekonomik verilerden ibaret değil; aynı zamanda Türkiye'nin sosyolojik ve siyasi fay hatlarını da gözler önüne seren bir ayna. Toplumun yalnızca yüzde 1.1'i ultra zengin, yüzde 11'i zeng

CHP'nin adaylık labirenti: Bir "Başka Aday" masalı

Ah, sevgili okurlar, Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) iç dünyasına hoş geldiniz! Burada her şey o kadar karmaşık ki, bir siyasi partiden ziyade bir Yunan tragedyası izliyormuşsunuz gibi hissediyorsunuz. Ama korkmayın, ben bir gazeteci olarak, olaylara dışarıdan bakan bir göz olarak; sizlere rehberlik yapmaya devam edeceğim. – Tarafsız, objektif ve

CHP'nin demokrasi karnesi: Sıfır tolerans, bol linç

Siyaset tarihimizde nadir görülen bir hamle... Yıllardır CHP'nin vitrininde yer alan, mitinglerde "Topuklu Efe" diye alkışlanan Aydın Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, rozetini çıkarıp AK Parti'ye geçti.Ve ne oldu dersiniz CHP'nin demokrasi ezberi tek bir hamlede bozuldu.Daha istifa dilekçesinin mürekkebi kurumadan, sosyal medyada kıyamet koptu. Yı

Sahtekârlığın sonu, liyakatin zaferi

Zaman zaman bir milletin kaderi, sessizce akıp giden günlerin içinden değil, bir anda patlayan bir skandalın yankısından yeniden yazılır. İşte Türkiye, bugün böyle bir eşiğin kıyısında duruyor. Dijital çağın imkânlarıyla donanmış bir sahtekârlık düzeni, devletin damarlarına dek sızmış, sahte diplomalarla, düzmece belgelerle ve e-imza kılıfına sarıl

Aynı dağın çocuklarıydık: 1978'de ne oldu da kardeşlik kırıldı

Bu memleketin toprakları yalnızca buğday değil, aynı zamanda kader eker. Ve bu kader, bazen bir halkın gözyaşıyla, bazen bir diğerinin suskunluğuyla sulanır. Oysa biz, aynı gökyüzünün altında doğduk. Aynı asker ocağında nöbet tuttuk. Aynı sofrada ekmeği bölüştük. Türk'üyle, Kürt'üyle... Biz, bu ülkenin "aynı dağın çocuklarıydık."Cumhuriyetin kurulu

"Türk'üm, Türkiyeliyim… Ve bunda bir tuhaflık yok"

"Türk'üm demek de meşrudur.""Türkiyeliyim demek de..."Cümle basit. İçeriği ise hiç de öyle değil.Memlekette yıllardır bitmek bilmeyen bir tartışma var:Bir insan kendine "Türkiyeli" dediğinde neden bazıları huzursuz oluyorVeya bir başkası gür sesle "Türk'üm" dediğinde neden bazıları kendini dışlanmış hissediyorÖnce şunu söyleyelim: Bu iki kelime bir

Mazrufa bakmak zamanı: Terörsüz Türkiye için tarihî fırsat kaçırılmamalı

Türkiye bir eşiği daha aralıyor. Bu kez alıştığımız gündemlerle değil; yıllardır ülkenin can evinden vuran bir meseleyle: Terörle mücadele. Ne ekonomik dalgalanmalar, ne seçim hesapları, ne de dış politika krizleri kadar kalıcı bir sorunla yüz yüzeyiz. Bu toprakların hafızasında kırk yıldır derin izler bırakan, sadece dağlarda değil şehirlerin orta