Devleti meclis, meşveret ve hürriyet taşıyabilir

Toplumun çöküşü dört sebepten mi, yoksa yönetim ve halkın sorumluluk almaktan kaçışından mı kaynaklanıyor?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Müslüman toplumun gerilemesini şeriata uymamak, dalkavukluğa kapılan aydınlar, yersiz tutuculuk ve Batı medeniyetinin yanlış taklidine bağlamaktadır. Bu düşüşü durdurmak için bireylerin görevini yapması, kurumların sorumlu olması ve modern çağın gerektirdiği demokratik katılım (Meşrutiyet) sisteminin işletilmesi gerektiğini savunmaktadır. Ancak, sorunun kökenini dışsal faktörlerde bulurken, kendi dönemindeki meşrutiyet sisteminin eksiklikleri göz ardı etmiyor mu?

Şimdiye kadar noksaniyetimiz ve tedenniyatımız, sû-i ahvâlimiz dört sebepten gelmiş:

1. Şeriat-ı Garrânın adem-i mürâat-ı ahkâmından,

2. Bazı müdâhinlerin keyfemâyeşâ sû-i tefsirinden,

3. Zâhirperest âlim-i cahilin veyahut cahil-i âlimin taassubât-ı nâbemahallinden,

4. Sû-i tâli' cihetiyle ve sû-i intihap tarîkıyla müşkilü't-tahsil olan Avrupa mehâsinini terk ederek, çocuk gibi hevâ ve hevese muvafık zünub ve mesâvî-i medeniyeti tûtî gibi taklittendir ki bu netice-i seyyie zuhur ediyor. Memurîn hakkıyla vazifesini îfâ etse, memur olmayan ilcaat-ı zamana muvafık sa'y etse,

sefâhete vakit bulamayacaktır. Bu iki kısmın herhangisinde bir fert, sefâhete inhimak gösterdi ise, bu, heyet-i içtimaiye içinde muzır bir mikrop suretine giriyor.

Beşinci Hakikat: Zaman-ı sâbıkta revâbıt-ı içtima ve levazım-ı taayyüş ve fevaid-i medeniyet o kadar tekessür ve teşâub etmediğinden, bazı kalîl adamların fikri devletin idaresine yarı kâfi gibi idi. Amma bu zamanda revâbıt-ı içtima o kadar tekessür etmiş ve levazım-ı taayyüş o derece taaddüd etmiş ve semerat-ı medeniyet o kadar tefennün etmiş ki, ancak yalnız kalb-i millet hükmünde olan Meclis-i Mebusan ve fikr-i ümmet makamında olan meşveret-i şer'î ve seyf ve kuvvet-i medeniyet menzilinde bulunan hürriyet-i efkâr o devleti taşıyabilir ve idare ve terbiye edebilir. Bu hakikate misal, eski hükûmet-i müstebide ve yeni hükûmet-i meşrutadır.

Eski Said Dönemi Eserleri, Nutuk, s. 95

LUGATE:

adem-i müraat-ı ahkâm: hükümlere riayet etmemek, uymamak.

âlim-i cahil: ilmi olup irfanı olmayan, hakikate karşı cahil kalan hoca.

cahil-i âlim: okumuş olduğu halde doğruyu idrak edemeyen, bilgili görünen cahil.

hükûmet-i meşruta: Meşrutiyet hükûmeti.

hükûmet-i müstebide: baskıcı, istibdat hükümeti.

hürriyet-i efkâr: fikir hürriyeti.

ilcaat-ı zaman: çağın mecburiyetleri, zorlamaları.