Risale-i Nur'dan

Yeni Asya

Tesanüd ve ittihad-ı hakikîye muhtacız ve mecburuz

(Dünden devam)İhlâsı kazanmak ve muhafaza etmek ve mânileri def etmek için gelecek düsturlar rehberiniz olsun: Birinci Düsturunuz: Amelinizde rıza-i İlâhî olmalı. Eğer O razı olsa, bütün dünya küsse ehemmiyeti yok. Eğer O kabul etse, bütün halk reddetse tesiri yok. O razı olduktan ve kabul ettikten sonra, isterse ve hikmeti iktiza ederse, sizler is

İhlâsı kazanmaya mecbur ve mükellefiz

Yirmi Birinci Lem'a İhlâs HakkındaOn Yedinci Lem'a'nın On Yedinci Notasının Yedi Meselesinden Dördüncü Meselesi iken, ihlâs münasebetiyle Yirminci Lem'a'nın İkinci Noktası oldu. Nuraniyetine binaen Yirmi Birinci Lem'a olarak Lemaata girdi. Bu Lem'a lâakal her on beş günde bir defa okunmalı. ["Birbirinizle çekişmeyin; sonra cesaretiniz kırılır, kuvv

Baht-ı İslâmın anahtarı meşrutiyetteki şûrâdır

TembihMedeniyetten istifam, sizi düşündürecek. Evet, böyle istibdat ve sefahete ve zilletle memzuç medeniyete, bedeviyeti tercih ediyorum. Bu medeniyet, eşhası fakir ve sefih ve ahlâksız eder. Fakat hakikî medeniyet, nev-i insanın terakkî ve tekemmülüne ve mahiyet-i nev'iyesinin kuvveden fiile çıkmasına hizmet ettiğinden bu nokta-i nazardan medeniy

Meşrutiyeti Şeriat namına alkışladım

Üçüncü Cinayet:İstanbul'da yirmi bine yakın hemşehrilerimi, hamal ve gafil ve safdil olduklarından, bazı particiler onları iğfal ile Vilâyat-ı Şarkiyeyi lekedar etmelerinden korktum. Ve hamalların umum yerlerini ve kahvelerini gezdim. Geçen sene, anlayacakları suretle, meşrutiyeti onlara telkin ettim. Şu mealde: İstibdat, zulüm ve tahakkümdür; meşr

Müslümanların saadetlerinin anahtarı meşveret-i şer'iyedir

Altıncı KelimeMüslümanların hayat-ı içtimaiye-i İslâmiyedeki saadetlerinin anahtarı meşveret-i şer'iyedir. "Onların aralarındaki işleri istişare iledir." [Şûrâ Suresi: 38.] ayet-i kerîmesi, şûrâyı esas olarak emrediyor. Evet, nasıl ki nev-i beşerdeki telâhuk-u efkâr ünvanı altında asırlar ve zamanların tarih vasıtasıyla birbiriyle meşvereti, bütün

Bir Cumhuriyet Bayramında, hapishane penceresinde oturmuştum

Üçüncü MeseleGençlik Rehberi'nde izahı bulunan ibretli bir hâdisenin hülâsası şudur: Bir zaman, Eskişehir hapishanesinin penceresinde, bir Cumhuriyet Bayramında oturmuştum. Karşısındaki lise mektebinin büyük kızları, onun avlusunda gülerek raks ediyorlardı. Birden, manevî bir sinema ile, elli sene sonraki vaziyetleri bana göründü. Ve gördüm ki, o e

Eğer lâik Cumhuriyet soruyorsanız...

Hem bu mübarek vatanda bu fıtraten dindar millete hükmedenler, elbette dindarlığa taraftar olması ve teşvik etmesi, vazife-i hâkimiyet cihetiyle lâzımdır.Hem madem lâik Cumhuriyet prensibiyle bîtarafâne kalır ve o prensibiyle dinsizlere ilişmez; elbette dindarlara dahi bahanelerle ilişmemek gerektir. Tarihçe-i Hayat, s. 234 *** Eğer faraza, lâik Cu

Cumhuriyet ki adalet, meşveret ve kanunda inhisar-ı kuvvetten ibarettir

Eskişehir Mahkemesinde gizli kalmış, resmen zabta geçmemiş ve müdafaatımda dahi yazılmamış bir eski hatırayı ve latif bir vakıa-i müdafaayı beyan ediyorum.Orada benden sordular ki: "Cumhuriyet hakkında fikrin nedir" Ben de dedim: "Eskişehir mahkeme reisinden başka daha sizler dünyaya gelmeden ben dindar bir Cumhuriyetçi olduğumu elinizdeki tarihçe-

İmanı ışıklandıran ve inkişaf ettiren namaz

(Dünden devam)Yoksa sineği halk edemeyen, hatırat-ı kalbime müdahale edemez, niyaz-ı ruhumu işitemez. Semâvâtı halk edemeyen, saadet-i ebediyeyi bana veremez. Öyle ise, benim Rabbim Odur ki, hem hatırat-ı kalbimi ıslah eder, hem cevv-i havayı bulutlarla bir saatte doldurup boşalttığı gibi dünyayı ahirete tebdil edip, Cenneti yapıp, kapısını bana aç

Her şey bir Kadîr-i Ezelî'nin eseri

(Dünden devam)...Emr-i "kün feyekûn" ["Ol!" der; oluverir. (Yâsin Suresi: 82)]'e mâlik olduğundan; ve her baharda hadsiz mevcudat-ı bahariyenin madde-i unsuriyesinden başka hadsiz sıfât ve ahval ve eşkâllerini hiçten icad ettiğinden; ve ilminde her şeyin plânı, modeli, fihristesi ve programı taayyün ettiğinden; ve bütün zerrat Onun ilim ve kudreti