Recep Garip

Recep Garip

Yeni Birlik
Yaşam 63 yazı 0 takipçi

Şuurlu toplum

İnsan, evrende sadece yer kaplayan bir cisim değil, anlam arayan ve anlam üreten bir şahsiyettir. Bu arayışın ilk durağı zihindir, ancak zihin, yalnızca bilgi istiflemekle meşgul bir ambar değil, o bilgiyi hayatın tam ortasında ateşe verip bir meşaleye dönüştürdüğünde gerçek işlevini kazanır. Düşünen bireyden, direnen topluma giden yol, sadece sosy

Bir ömrün şehadeti

Kemal Kelleci Ağabey de Hakk'a yürüdü. Ruhu şad mekânı cennet olsun. Bazı insanların ardından söylenecek sözler, yalnızca bir vefat haberinin hüznünü anlatmaya yetmez. Çünkü bazı insanlar kendi ömürlerinden daha büyük bir hikâyenin içerisinde yer alırlar. Hayatları, yaşadıkları dönemin arayışlarına, sancılarına, heyecanlarına ve mücadelelerine şahi

Eğitim ve öğretim

İnsan bedevilikten kurtulduğundan bu yana bir yandan eğitilmeye/eğitmeye, diğer yandan da öğrenmeye/öğretmeye yönelmiştir. İlk insanla başlayan yeryüzü yolculuğunun böylesi bir süreci söz konusudur. Düşe kalka, el yordamıyla, tecrübe ede ede eğitilmeye, öğrenmeye, eğitmeye ve eğitilmeye devam edip gelmiştir. Yaratıcı, kuşkusuz varlıkların içinde en

Varlık/yokluk meselesi

Tevhid, "Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah" demekten ibaret bir söz değildir. Tevhid, âlemlerin Rabbini kalben bilmek, zihnen idrak etmek ve O'nun mutlak varlığı karşısında kendi varlığımızın sınırlılığını ve acziyetini müşahede etmektir. Allah'ın birliğine iman etmek, Hz. Muhammed'in son peygamber olduğunu tasdik etmek ve onun getirdiği ilâh

Okuma mecburiyeti

Aslında okumak dediğimiz şey, sadece harflerden bir köprü kurup karşıya geçmek değildir. Kitapları zihin oyunlarına malzeme yapmak, birkaç alıntı ezberleyerek entelektüel gösterilerin vitrini hâline gelmek hiç değildir. Bugün etrafımıza baktığımızda herkesin elinde bir kitap, telefonunda sayısız metinler ve zihninde binlerce bilgi kırıntısı var. Dü

Kur'an'ı tefekkür

Her şey insana emanettir. Hayat, beden, akıl, gönül, aile, çocuklar, sahip olduğumuz imkânlar, bize verilen zaman ve insanlarla kurduğumuz ilişkiler... Hepsi birer emanettir. Güzel ahlak sahibi olmak, edebi ve ölçüyü gözetmek, doğru sözlü, güzel huylu, yardımsever, tatlı dilli ve güler yüzlü davranmak da bu emanetin parçalarıdır. İnsan kendisine ve

Sessizlik

Kelimeler, kimi zaman kırık dökük, kimi zaman paramparça ve kimi zaman yarım yamalaktır. Öyle anlar vardır ki kelimeler dizim dizim dizilir, cümleler tıkır tıkır işler, zincirleme sürüp gider. Kelimelerin yazandan kaçtığı ve erken davrandığı zamanlarda en iyisi yazmamak, konuşmamak, kendi kuytu köşende bir başına kalmaktır. Bazı zamanlarda sükût ge

Hakikat kapısı

Her insan bir kitaptır. Ancak bazı insanlar bir kütüphanenin, bir milletin, bin yıllık bir hafızanın kitabıdır. Mesele onu idrak edebilmekte ve o müphemliği okuyabilmektir. İnsan, kendi gizemini çözmeye çalışırken aslında içinde uyuyan o kadim dili uyandırır. İnsan eğer küçük bir âlemse, bu âlemin bütün bilinmezliğini, gizemini ve tılsımını ruhunda

Duruş

Durma ile duruş sahibi olma arasındaki ince ve derin bağ, insanın varoluş serüvenine açılan gizli bir kapıdır. Aynı kökten doğan bu iki kelime, zamanla farklı anlam katmanları kazanarak bize şu hakikati fısıldar: her duran, bir duruş sahibi değildir, fakat her gerçek duruş, gerektiğinde durabilme iradesini içinde taşır. Bu yüzden duruş, sadece bir

Git ve gel

Bir ulu şehre varmak; dürülüp toparlanmak, elenip kalburda kalmak, yunup arınmak kadar kolay olmasa gerektir. Şehirlerin böyle bir yönü vardır; görünmeyen bir terbiyenin, sessiz bir imtihanın mekânı gibidirler. Gidersiniz; gidişiniz sizin elinizdedir, karar sizindir. Lakin o şehre vardığınız andan itibaren artık yalnız değilsinizdir. O şehrin iklim

Bela/Evet

"Yaptığın ve üstünden geçtiğin köprüleri yıkma. Gün gelir, geri dönmek için onlara muhtaç olabilirsin." — İmam-ı Şafi (Rahimehullah)İnsan, eşyaya hükmetmeyi öğrenince koruma ve kollama yetisini de eline geçirdi. Güç ve yönetmenin vücutta değil, akılda olduğunu kavradı. Varoluşunu birbirinden alan, birbirinin ihtiyaçlarını karşılayan erkek ve kadın,

Tefekküre açılan kapı

Güneş dürüldüğü an, gökyüzünün haritası değişir; yıldızlar dökülür, dağlar yürütülür. Bu tasvirler yalnızca kozmosun kırılıp çözüldüğü sahneler değildir. Bizim iç dünyamızın da, idrakimizin sınırlarının da tek tek sınandığı anlar olarak karşımıza çıkar. Tekvir Suresi'nin çağrısı, bizi dış dünyadan iç dünyamıza doğru, sessiz ve kararlı bir yolculuğa