Kainatın düzeni bozulursa; içindekilerin de düzeni bozulur..!

Yazarın çağrısı, kâinatın mükemmel düzeninde saklı ilahi kudret mesajını okumak; peki bu tefekküri yaklaşım, çağdaş çevre krizlerine karşı eylem mi, hayal mı?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Cuma günü tefekkürü önerere kâinatın (gökyüzü, atmosfer, dağlar) kusursuz düzeninin ilahi tasarımın delili olduğunu savunuyor. Bunu, doğaya müdahale yerine 'tefekküri yaklaşım' ile bakmayı tavsiye ederek vurguluyor. Ancak böyle bir tasavvufi tefekkür, somut çevre sorunlarının çözümüne yeterli midir?

Atalarımızın şehit kanları ile bize emanet bıraktığı bu vatana her halükarda sahip çıkacağız!!!

Cuma tefekkürü:

"Yedi gökle yer ve içindeki her şey O'nu tesbih eder. Hiçbir şey yoktur ki, O'nu övüp tesbih etmesin; fakat siz onların tesbihlerini anlamazsınız. Şüphesiz ki O, Halîm'dir (ceza vermekte acele etmez); Gafur'dur (günahları çokça bağışlayandır)" İsrâ Sûresi, 17:44.

"Üstlerindeki göğe bakmazlar mı ki onu nasıl bina etmiş ve nasıl süslemişiz" Kâf Sûresi, 50:6.

"Bir saat tefekkür, bir sene nafile ibadetten daha hayırlıdır." el-acluni,keşfü'l-hafa:1-310..

Gelin bu cuma günü biz de tefekkür ederek Allah'ın yarattığı kainata havaya, suya, toprağa, gökyüzünemüdahale yerine; münazara ederektefekküri bir yaklaşımla bakalım!!!

Zira gökler;

- bir irade ile hareket ettirilip musahhar olan,

- bir meşietle döndürülüp tedbir ve idare edilen,

- mükemmel bir düzen ve hikmetle görevlendirilip tanzim edilen,

- gayet ince bir muhafaza ve ölçü ile istihdam edilip yandırılan yıldızlar, güneşler, aylar ve gezegenleri gibi kelimeleriyle şehadet ederek; O'nun haşmetli saltanatındaki kudretinin büyüklüğüne ve vahdeti içindeki vücûb-u vücuduna delâlet eder.

Evet, gökkubbedeki bütün ulvî ve parlak yıldızlar, şehadetleri pek zahir olmaları sebebiyle O›nun ulûhiyet ve azametine delâlet eden mücessem nurlu burhanlardır.

Şimdi yukarıdaki âyete kulak ver!

Sonra gökyüzüne bak! Yaratılışındaki intizam ve san'atındaki denge ile beraber, nasıl sükûnet içinde bir sessizlik, hikmet içinde bir hareket, haşmet içinde bir parlaklık, ziynet içinde bir tebessümün var olduğunu görürsün!

Ve görürsün ki, göğün bir lâmbası olan güneşin parlaması; mevsimleri değiştirmek, hem bitki ve hayvan satırlarını yazmak maksadıyla mevsim sayfalarını kudret kaleminin sayfaları hâline getirmek içindir.

Kandili olan ay'ın hilâlleşmesi de; menzilleri tenvir etmek, vakitleri bildirmek ve yılları tayin etmek içindir.

Yıldızların ışıl ışıl parıldaması ise; kâinatı aydınlatmak âlemleri süsleyip yaldızlamak içindir.

Hepsi de; akıl ve şuur sahiplerine, bu âlemi tedbir ve idare etmek için bir saltanat-ı rubûbiyetin var olduğunu ilân ederler.

Atmosfere bir bak;muhtelif canlı türlerine ve insanlara Rahmân'ın hediyelerini ulaştırmak, latîf maddeleri nakletmek için görevlendirilen, sevk ve idare edilen musahhar bulutlar, rüzgârlar, gök gürültüleri, şimşekler ve yağmurlar gibi kelimelerinin şehadetiyle, O'nun vahdeti içindeki vücûb-u vücûduna ve süratle iş gören kudreti içindeki rahmetinin sonsuz genişliğine delâlet eder.

Bütün element ve unsurlara madenlere bir bak;

- maden, bitki ve hayvan gibi bir meşietle yapılan san'atlı meyveleri,