Özdemir İnce

Cumhuriyet

İşçi burjuva olamaz

Jean-Paul Sartre'ın Les Temps Modernes adlı dergisinin ilk sayısında yayımlanan "Sunuş" başlıklı yazısından bir kez daha alıntı yapıyorum. Yazmaya devam ettiğim sürece kim bilir daha kaç kez daha alıntı yapacağım: *** "İnsan bir 'durum'dan ibarettir: Bir işçi, bir burjuva gibi düşünüp duymakta özgür değildir ama bu durumun gerçek ve bütün bir insa

Duymadık demeyin!...

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin TBMM grup toplantısında "MHP iktidar ortağı değil" demiş. Belki de ağzından kaçırmıştır ama o da aynı kapıya çıkar. Daha doğrusu: Adı ve sanı belli olmayan insani ilişki, hısımlık, akrabalık yoktur: Amca, dayı, hala, teyze, bacanak, arka bacanak, elti, damat, gelin, görümce... Dıdının dıdısının bile adı v

Kendin ettin kendin buldun

Emekliler ekonomik ve siyasal bir toplum kitlesidir. Bu kitle kesinlikle sıkılmış ve posası çıkmış bir insan topluluğu değildir. Bireysel varlık ve bilinç olarak oluşumun en olgun ve etkin düzeyine gelmiştir artık. Görgü, deneyim ve bilgi olarak kendisi için yeterli olmak durumundadır. Emekli olduktan sonra önünde en azından 20 küsur yıl vardır. Ve

İktidar kanadında Esra Erol kavgası

19 Ocak 2026 tarihli Sözcü gazetesinin 14. sayfasında yayımlanan bir haber: "İKTİDAR KANADINDA ESRA EROL KAVGASI. Sunduğu programda bir konuğun 'Şeriatın kestiği parmak acımaz' sözlerine, 'Şeriat burada yok. Ortadoğu'da var' yanıtını veren Esra Erol, iktidara yakın çevrelerin hedefi oldu. AKP ve HÜDA PAR'a yakın isimler Erol'a yönelik peş peşe açık

Dondurma isteyen çocuk

Bir okurdan gelen e-postayı okumanıza sunuyorum: "Eşit anayasal vatandaşlık. Avrupa görmüş Özdemir Bey! Aydın Özdemir Bey! Entel dantel Özdemir Bey! Kürtler sizinle eşit olmak istiyor. Yani sizin sahip olduğunuz bütün 'İNSANİ HAKLARA' Kürtler de sahiplik istiyor. İsteyen her halk anadilini eğitim dili olarak kullanmalı. NOKTA. (@medenioruc4047)" İ

Cumhuriyetin fazilet ve adaleti

DEM Parti demlenmeye ve demletmeye devam ediyor. Demli çay ağız tadıyla ilgili ama demli siyaset her an densizleşebilir. Konu ne Konuyu 18 Ocak 2026 günkü Sözcü gazetesinin manşetinden aktarıyorum: "DEM Parti, Şeyh Sait isyanına destek verdiği gerekçesiyle idam edilen Hayri Kanko'ya 'iadei itibar' istedi. Kanko, CHP Kocaeli Milletvekili Mühip Kanko

İskenderiye Dörtlüsü ve hayatımız...

Lawrence Durrell'in İskenderiye Dörtlüsü'nden (Justine, Balthazar, Mountolive, Clea) ilk kez Yusuf ağabey (Yusuf Atılgan) söz etmişti İzmir'de. O sırada (1962-1963) İzmir'in Bornova'sında 57. Er Eğitim Topçu Tugayı'nda yedek subaylığımı yapmaktaydım. Ülker de İzmir Özel Türk Koleji'nde İngilizce öğretmeni idi. İzmir'e gelmem bir mucizeydi. Polatlı'

Arkamdan ne derler...

11 Ocak 2026 gün ve 418665 başlıklı yazım "ünkü 'Arkamdan ne derler' kaygısı her zaman en önemli ilkem oldu..." cümlesiyle bitiyordu. Bu kaygı komşu ziyaretinden sonrasını, okul ve asker arkadaşlığı dahil yaşarken insanın her gününü kapsadığı gibi öldükten sonrasını da kapsar. Başkalarını bilmem ama bu kaygı benim etik (ahlak felsefesi) ilkem olmuş

418665

"Dört yüz on sekiz bin altı yüz altmış beş" çocuk işçilik döneminde benim sağlık sigortası numaramdır. Mersin'deki, Eliyeşil firmasına ait iplik ve dokuma fabrikasında işçi olarak çalıştığım için bana verildi. Ben "şahsen" 418665'im. Yeni bir kitap yayımlayacak olursam ve kitabın içinde o dönemi anlatan metinler olursa kitabın adı 418665 olacak. İ

Anadolu 4

12 Aralık 2025 tarihli yazımdan bir alıntı yaparak bugünkü yazıma başlayacağım: 7 Aralık 2025 günü yayımlanan ve MHP'nin siyaset dağarı ile tarzını tasvir ettiğim "Vehim denen şey" başlıklı yazıma partinin genel başkan yardımcısı ve yazıda adı geçen kişinin (Semih Yalçın) tepki göstereceğini kuşkusuz tahmin ediyordum. Ancak böyle bir dizginsiz tepk