'CHP'de bilim ve yenilik' yazısına ciddi bir yanıt
Türkiye 40 yıl önce stiren monomer üretip ihraç ederken bugün neden petrokimya tesislerini kapatıyor, devlet-özel sektör ortaklığı gerçekten çözüm müdür?
Bir kimya mühendisi, Türkiye'nin teknolojik ve bilimsel gelişmişliğinin devlet öncülüğünde başlaması gerektiğini savunuyor. PETKIM ve YARPET gibi devasa tesislerin kapatılması ve özel sektöre verilen Ar-Ge teşviklerinin verimsizliğini örnek göstererek, karma ekonomiye dönüş çağrısında bulunuyor. Acaba devlet desteğinden mahrum özel sektör gerçekten inovasyon yapabilir mi, yoksa yazarın önerdiği devlet-özel sektör 50-50 ortaklığı siyasi müdahalelere kapı açmayacak mı?
Bu kez okurun dikkatine, ülkemiz için hayati önemdeki, Bilim ve Yenilik yazıma bir okurdan gelen ilginç yanıtı getireceğim. Sıkılmadan okuyun. Yazan İzmir'den kimya mühendisi, ABD'de yüksek lisan yapmış, büyük tesislerde çalışan, sonra da polimer kimyası üzerine kendi tesisinde 40 yıldır üreten Hüseyin G. Öklem.
***
"Polimer katkı maddeleri üreten ufak bir imalathanem var. Ar-Ge polimer laboratuvarım var. Ayrıca, üniversiteden emekli bir hocam olan kimyager Dr. Kemal ağabeyim ile paylaştığımız bir de kimya laboratuvarımız daha var. Ziraî ve sınaî atıklar üzerine özgün çalışmalarımız var.
"Yakın geçmişte İzmir'de cumartesi günleri SESSİZ IĞLIK toplantıları yapıldı. Bilirsiniz. Daha sonra da yakındaki bir çay evinde katılanların bir kısmı ile toplanılır ve bilgi alışverişinde bulunulurdu. Yine böyle bir gün yaklaşık 10 kişilik bir katılımcı grup bizim yanımızdan geçerek başka bir kafeteryaya giderlerken tanıdığım birisine sordum:
- Orhan Bey hayırdır neden başka yere gidiyorsunuz (kendisi emekli tapu ve kadastro müdürü idi)
- Bizler CHP'nin İZMİR BİLİM KURULUYUZ. Aylık toplantımızı yapacağız!
- Tamam da içinizde madenci yok, kimyacı yok, matematik ve fizikçi de yok. Sizler emekli iktisatçı, bürokrat ve asker arkadaşlarsınız. Biraz şaka biraz ciddi bu söylediklerime dostum alındı ve uzun süre benimle görüşmedi. Müfit Bey'in notunu görünce bu hatıramı anımsadım.
***
"ine gittim, işimle ilgili devasa bir fabrikada incelemelerde bulundum. Akşamları mühendisler ve üretim mühendisleri ile görüştüm. Fabrika bir devlet kuruluşu idi ve otoparkta 12 bin bisiklet ve 23 tane otomobil vardı. in'de binlerce özel sektör fabrikasına makineler imal ediyordu. in'in bu muazzam kalkınma başarısının teknoloji ile ilgili bölümü bilim ve teknolojide ilerlemiş her ülkenin izlediği süreçten farklı değildi: DEVLETİN TEMEL HARCI İLE DESTEKLENEN KURULUŞLARDA BAŞLATILAN AR-GE ALIŞMALARI. Allah aşkına bizde de öyle değil miydi
***
"1988 yılında İran'a 800 ton G035 kodlu AYPE hammaddesi ihraç ettim. O sırada İran'da polimer üretimi yoktu! Bugün bizi geçtiler; çünkü biz Aliağa'da bulunan PETKİM'i sattık ve Yarımca'daki YARPET'i kapattık! Doğu Avrupa'nın o zamanki en büyük petro kimya kompleksini yok ettik!
"Bakın İran bugün polistiren polimerinin ana hammaddesi olan stiren monomeri üretemiyor hâlâ ama biz 40 yıl önce Yarımca'da stiren monomer üretip hem kullanıyor ve hem de ihraç ediyorduk. Deterjanın ana hammaddesi dodesil benzen de öyle.
"Teknolojik ve bilimsel gelişmişliğin dünyadaki gelişim süreci her yerde devlet öncülüğünde oldu. Belli bir seviyeye gelen devasa sınai işletmeler elbette kendi Ar-Ge çalışmalarını özgün ve bağımsız yapar. Ancak başlangıç safhasında devlet desteği ve disiplin vazgeçilmezdir.
***
"Özel sektöre parasal teşvik sistemi bilimsel ve teknolojik ilerleme sağlanması düşüncesi son derece yanlıştır. Özel sektörün devletten aldığı Ar-Ge teşvikleri ile neler yaptığı son 40 yıldır ortada, sonuç rezalet!

4