Her şey aslına çeker

Yazar, bazı milletleri doğası gereği şiddet ve ihanet eğilimli, diğerlerini ise barış ve iyilik taşıyıcı olarak tanımlarken, bu kategorik ayrım gerçekten bireylerin davranışlarını açıklamaya yeterli midir?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, insanların ve milletlerin değişmez karakterleri olduğunu savunarak, Yahudileri ve Batıyı doğası gereği şiddet ve ihanet eğilimli olarak, Türk milletini ve Erdoğan yönetimini ise barış ve iyilik taşıyıcı olarak betimlemektedir. Bu argümanı, tarih boyunca değişmez karakterlerin belirlenmiş rollerini oynayan grupların mevcudiyeti üzerinden desteklemektedir. Ancak, insanları kültür, coğrafya ve bireysel tercihlerinden bağımsız olarak sabit kategorilere yerleştirmek, ne kadar sosyal ve siyasi gerçeklikleri açıklamada yeterlidir?

Köpekler çok sadık hayvandır. Ev fertlerini, eşyalarını ve misafirlerini dahi sahip çıkar korur.

Atlar da asil hayvanlardır. Sahiplerini korurlar. Savaş ve tehlike anında sahibini ezip geçmez ve terk etmezler.

Derken ayı ayılığından, yılan da yılan tıynetinden asla vazgeçmez.

Atalarımız, "Katranı kaynatsan olur mu şeker" diye özetlemiş bunu.

Mesela tarihleri soykırım ve ihanetle geçen Yahudiler için sürekli "antisemitizm" ön planda tutulur. Ama kimse bunun sebeplerini sorgulamaya cesaret etmez.

İçlerinde Musevi cemaatleri gibi her zaman istisnalar olsa da genel olarak karakterleri hiç değişmez bunların.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geçmişte yüzlerine söylediği "Öldürmeye gelince, siz öldürmeyi çok iyi bilirsiniz" hâli, kıyamet başlarına kopsa da bunların tabiatıdır, vazgeçmezler. Böyle olunca düşmanları da hep olacaktır. Bunlar tarih boyunca mikser misali dünyayı karıştırmakla mahirdirler.

Peygamberleri ve varislerini öldürmekle, dinleri tahrif etmekle bilinirler. Dünyanın neresinde ve hangi çağda olurlarsa olsunlar bunu yapmaktan geri durmazlar.

Hiçbir sözlerine itibar edilmez. Anlaşma imzalanılan saatte bile bunlar ihanet ve katliamla meşguller. İnsanlıkla savaşmak, soykırım yapmak bunların varlık sebebidir.

Bu satırları yazdığım dakikalarda, bir ateşkesin ilk gününde dahi Lübnan'a tarihin en büyük katliamını gerçekleştiren lanetli millet bunlar.

Peki, bunların iti köpeği olan Amerika ve başkanları (sarı gavur Trump da dahil) bunlardan geri kalıyor mu Hayır!

Onlar da ülkeleri işgal, halklarını katletmekten ne dün ne de bugün vazgeçmiş değiller. Amerika ve Batı'nın karakterleri de hep aynıdır.

Ülkeleri tehditten, işgal sevdalarından, sömürüden asla vazgeçmezler. Onların da varlık sebepleri buna bağlı.

HER MİLLETİN İYİ KÖTÜSÜ VARDIR

Ecdadımızın da karakteri, tabiatı ve varlık sebebi; dünyaya iyilik taşımak, barış getirmek olmuştur. An itibariyle de bu icra edilmektedir.

İhanete de uğrasalar, soykırıma da uğrasalar asaletlerinden ödün vermezler.

Her ülkeyle, her milletle hiç olmazsa "kazan-kazan temelinde" hareket ederler. Dünyanın neresi olursa olsun gittikleri her yere bereket taşırlar. Dost düşman herkes de bunun farkındadır.

Haa! Gerektiğinde itin-köpeğin, soykırımcıların ve çapulcuların haddini de bildirirler!

Peki, her milletin iyisi kötüsü, sağlamı çürüğü olmaz mı Tabii ki mutlaka olur.

Misal, bu ülkenin sınırlarını adaletle, iyilik ve barışla yedi cihana genişleterek, çağ açıp çağ kapatan şanlı ecdadımızın varlığının izleri bugün hâlâ dünyanın farklı coğrafyalarında tarihe meydan okurken; siyonistlere, vahşi batıya benzemek adına bu izleri silmek için canhıraş çalışanlar da olmuş.

Bugün aynı yolu izlemekten geri durmayan bir cenah da varlığını sürdürmektedir.

"İşbaşına geçince, yeryüzünde bozgunculuk yapmaya, ekin ve nesli yok etmeğe çabalayan insanlar vardır..." (Bakara 2/205)