Nurettin Taşkesen

Nurettin Taşkesen

Milat
Gündem 31 yazı 0 takipçi

İstanbul'un kıymetini bilelim!

Saygıdeğer okuyucular, İstanbul'un kıymetini bilelim ve sahip çıkalım. Ülkemiz İslam'ın son kalesidir, İstanbul ise en yüksek burcudur. Sadece hamasi nutuklarla fethin yıldönümünü kutlamak yetmez. El ele vermiş olan iç ve dış düşmanların sinsi ve aldatıcı planlarını bozmak için, çok uyanık olmak gerekiyor. Son zamanlarda yaşadığımız sosyal ve siyas

Haçlı Seferleri mi Haçlı Saldırıları mı

Milli Eğitim Bakanlığı çok yerinde bir kararla müfredattaki bazı kavramların isimlerini değiştirdi. Bunlardan çok önemli olan dördü şöyle: Bundan sonra Haçlı Seferleri yerine Haçlı Saldırıları; Orta Asya yerine Türkistan; Ege Denizi yerine Adalar Denizi; Coğrafi Keşifler yerine Sömürgeciliğin Başlangıcı denilecek. Alınan karar çok doğru olmakla bir

Cumhuriyet Dönemi savunma sanayii -2

Cumhuriyetin ilk yıllarında özel sektörün Milli Savunma alanında çok önemli girişimleri olduğunu biliyoruz. Geçen hafta Şakir Zümre ve Nuri Killigil'in kurduğu fabrikalar ve hazin sonlarını kısaca ifade etmiştik. Burada ise, Vecihi Hürkuş ve Nuri Demirağ'dan bahsedelim. Milli Savunma Sanayiinin bu öncü isimleri çok cesur ve ciddi faaliyetler yapmış

Cumhuriyet Dönemi Savunma Sanayii -1

Cumhuriyetin kuruluş yıllarındaki girişimler küçük çaplı görünse de o günün şartlarında çok önemli yatırımlar olarak kabul edilmelidir. Nitekim Savunma Sanayiinin bu ilk atılımları zaman içinde büyüme trendine girmiş olmasına rağmen, çeşitli sebeplerle engellenmiş veya kapanmaya mecbur bırakılmıştır. Birinci Dünya Savaşı'nda birçok cephede düşmanla

Eğitimden önce ahlak!

Eğitim sistemini kökten değiştirmek yerine aile ve okul işbirliğiyle ahlak eğitimine odaklanmalıyız, ama dijital mecraların etkisini yok saymak mümkün müdür?

I. Dünya Savaşı devam ediyor!

Üçüncü Dünya Savaşı'nın konuşulduğu şu günlerde, bu iddia nereden çıktı diyeceksiniz. Haklısınız; çünkü bize Birinci Dünya Savaşını, Avrupa devletlerinin birbiriyle mücadelesi şeklinde anlattılar. Asıl maksadın; Osmanlı Devletini parçalamak, İslam ümmetini bölmek ve hilafeti kaldırarak Müslümanların bir araya gelmelerini önlemek olduğunu gizlediler

Doğu Türkistan soykırımı

Doğu Türkistan Vakfı Mütevelli Heyet Başkanı Prof.Dr. Abdülhamit Avşar'ın Eskader tarafından düzenlenen Bab-ı Ali sohbetlerindeki konuşmasının önemli bölümlerinin özetini yapmaya çalışacağım. Çin ilk olarak 1754'te Doğu Türkistan'ı işgal ediyor ama bu işgal sadece iki yıl sürüyor. 1864'te Kaşgarya adında bir Türk devleti kuruluyor. Bu devleti Osman

Uyuyan ümmet!

Nureddin Zengi'nin hükümdarlık yıllarında Halep'te çok usta bir neccar vardı. Haçlıların Kudüs'ü işgali sırasında tahrip ettikleri Mescidi Aksa'nın minberinin yerine yenisini yapmaya karar vermişti. Muhteşem ve çok sanatlı bu ahşap minberi yaparken gelen geçen dostları ona şöyle sormuşlardı: "Sen Mescidi Aksa'ya minber yapıyorsun ama Kudüs Haçlılar

Çöl Kaplanı Fahreddin Paşa

Zor şartlar altında savaşın son yıllarında Medine'yi ve Ravza-yı Mutahharayı canı pahasına müdafaa eden Çöl Kaplanı Fahreddin Paşa, 30 Ekim 1918'de Mondros Antlaşmasının imzalanmasına rağmen 70 gün boyunca teslim olmayarak unutulmaz bir destan yazmıştı. O günlerdeki durumu kısaca hatırlayalım. Şerif Hüseyin, Birinci Dünya Savaşı'nın başlamasıyla iç

Kan dolaşımını kim buldu

Bu sorunun cevabını internette aradığınızda şu bilgiler çıkıyor: William Harvey (1 Nisan 1578, Folkestone - 3 Haziran 1657, Londra), İngiliz tıp doktorudur. Kalbin dolaşımını ve işlevini keşfetti. Modern fizyoloji biliminin öncülerindendir. Kalpten başlayan kan dolaşımını doğru olarak tanımlayan ilk kişi olarak bilinmektedir. Her ne kadar İspanyol

Mevlânâ'yı anlamak!

752. Vuslat yılını idrak ettiğimiz Mevlânâ Celaleddin Rumi, ilhamını Kur'ân'dan alan, Peygamberimizin (s.a.v.) sünnetine tabi olan samimi bir müslümandı. İlimlerin, insanın yücelmesinde sadece basamak olduğunu, aşk olmadan hırs, kibir, kıskançlık, düşmanlık gibi kötü duygulardan kurtulmanın mümkün olamayacağını anlatmıştır. Toplumun huzur ve barışa

Mehmed Akif ve Kudüs'ün işgali!

8 Aralık'ı 9 Aralık'a bağlayan gece Yıldırım Orduları Grubu Komutanı Mareşal Von Falkenhayn'ın, Kudüs çevresini savunan 7. Ordu komutanı Fevzi Çakmak Paşa'yla yaptığı telefon konuşmasından sonra ordumuz mevzilerini boşalttı. Ertesi gün çok çetin bir savunma ve direniş bekleyen İngilizler, siperlerin boş olduğunu görünce hem şaşırmış hem de sevinmiş