Yazar, dini bir müceddid olarak kabul ettiği Said Nursî'nin devlet tarafından maruz bırakıldığı zulümleri detaylıca sıralayarak, imanın pahasının ne denli ağır olduğunu vurgulamaktadır. Bu iddiayı, tarihsel bir şikayetçilik anlatısı ve Risale-i Nur talebeleri üzerinden meşrulaştırmaktadır. Ancak yazarın ortaya koyduğu işkenceler örneklerinden hangileri bağımsız tarihî kaynaklarla doğrulanabilir?
Bir inanç ve dava için çıkılan yolun ağır bedelleri vardır. Tarih hiçbir davanın ucuza kazanılmayacağını kaydeder. Bu dava iman davası, zaman da "helâket felâket asrıysa!" Olay çok daha zor, çetin ve acımasızdır.
"Canavar ruhlu, peşin hükümlü, işkence etmekten zevk alan, gaddar zalimlerle, hakikat ve hakperestlikten uzak nasipsizlerle uğraşmak zordur.
Menfaat, makam, korku, kalp, akıl, hislerin dumura uğraması veya esir alınması bu yoldaki en büyük engeldir.
Cennetâsâ baharlara gidecek yollar hep bedel gerektirir. Kur'an ve hadislerde yer bulmuştur.
Şarkın Seyda'sı, hakkı kabullenen, manevî gönüllerin sevdası, istikametli akılların mukni dehası, iman ilminin müceddidi ve erbabı olan Garibüzzaman, Ebu La şeyh, Bid'atüzaman ve gerçekte "Bediüzzaman olan Said Nursî'ye tarihte hiçbir ilim adamına yapılmamış zulüm ve işkence yapılmıştır.
İlkönce işkence serüven ve merhalelerine bir bakalım .
Sonra da "Cennetâsâ " müjdelerini hatırlayalım. İşte işkenceler :
Hakkında 700'e yakın dava açılmış bir müceddid! Asılsız iddialar:
• "Rejim aleyhtarı" olmak bahanesi.
• Beraat etmesine rağmen farklı mahallerde ikamete mecbur etmek.
• Bütün hapishanelerde mahpuslar resmî mesâi saatlerinde tahliye edilirken, Afyon'da tahliye zamanı bermutat saat 10.00'da iken, Üstad'ı fevkalâde bir tezahürle karşılamaya hazırlanan halkın istikbâline mâni olmak için şafak vaktiyle sabah namazı arasında hapishaneden tahliye etmek.
• Denizli'de bir ayda çektiği sıkıntıyı Afyon Hapishanesi'nde bir günde çektirmek.
• Dünyada hiç kimseye yapılmayan zulüm ve işkence ona yapılmıştır.
• "Gizli cemiyet kurmak" asılsız ithamı.
• Hain muhbirlerin takip ve tazyikini devam ettirmek.
• Halkı hükümet aleyhine çeviriyor iftirasında bulunmak.
• Hapishane dahilinde ve haricinde hizmetini yaptırmamak, asılsız bahanelerle önlemek.
• Hapishanede yirmi ay büyük bir koğuşun içinde yalnız bırakmak.
• Hasta ve elim vaziyetlerinde fırsat bulup görüşmeye çalışan talebeleri falakaya yatırmak.
• Her türlü kanunsuz muameleye maruz bırakmak.
• Hiçbir suç delili bile bulunmadığı halde, "vicdanî kanaatle" mahkum etmek!

3