Mustafa Karaalioğlu

Karar

Müfredat... Oldu da bitti maşallah mı

Hukukun, ekonominin, dış politikanın, temel hakların ya da bazı sıradan aktüel meselelerin çok konuşulması, gündem olması her şeyden daha öncelikli meselemizin eğitim olduğu gerçeğini değiştirmez. O kadar önemli ki iyi bir eğitimi sistemi kurabilseydik bütün diğer alanlarda ya meselemiz kalmazdı ya da onlara büyük mesele gözüyle bakmayacak kadar he

Komplo yoksa gerçeğin tadı yok!

Sayısız mantık hatamızın içinde, dünyaya ve Türkiye'ye bakışta, olaylara ve bilhassa sansasyonel olaylara yaklaşımda komplolara düşen pay en başta gelir. Her toplumda bir parça görülen bu rahatsızlık bizim gibi ülkelerde yaygın hastalık halindedir. Bizim gibi; yani bir şekilde başaramamış, geri kalmış veya arzuladığı ilerlemeyi sağlayamamış, bunun

Bu muydu sandıktan alınan mesaj

Etki ajanlığı" adı altında demokrasiye, ifade özgürlüğüne ve her türlü siyasete darbe indirecek bir kanun düzenlemesi 9. Yargı Paketi'ne girdi, Meclis yolunda ilerliyor. Kanunlar, bütün bu saydığımız alanlarda yeterince kısıtlayıcı ve tehditkâr değilmiş gibi bir yenisi daha geliyor. Umarız gelmez ve umarız benzer bir kanunu Meclis'ten geçiren ama C

Listeden bir madde çıktı, üç tane birden girdi

Selahattin Demirtaş'ın 42 yıl hapis cezasına çarptırıldığı günün gecesinde 28 Şubat'ın cezaevinde olan üç generalinin af beratları çıktı, serbest bırakıldılar. CHP Lideri Özgür Özel'in 15'lik normalleşme listesinden bir madde silindi. Aynı gün Demirtaş'a verilen ceza listeye girdi dengelendi. Hafta içinde yerel mahkeme Osman Kavala'ya kapıları bir

İslam dünyasının temel problemini sorgulamaya hazır mıyız

İslam dünyasının bugünkü sorunları ve genel olarak Müslümanların modern zamanlarla bir türlü barışmayan yıldızı, arkası kesilmeyen fıkhi tartışmalar içinde bulunduğumuz coğrafyanın ezeli problemidir. Ebedi olma ihtimali de yüksektir. Zira tartışmalar bir yanıyla ürkek, bir yanıyla da -istisnalar hariç- derinlikten uzak tarzda seyretmektedir. Temel

Değişim bekleyen iflah olmaz iyimserlik

Her seçimden sonra olduğu gibi 31 Mart'tan sonra da bir kez daha umut ve iyimserlikle Türkiye'de işlerin değişeceğine dair rüzgar esmeye başlamıştı. Hala esiyor. İyimserlik lafı abartılı görünmesin zira tahminler rasyonel zeminde değil, umut düzeyinde seyrediyor. Geride kalan 22 yılın bilhassa son 8-10 yılı hiç yaşanmamış ve bu dönem artık sistemin

Şimdi bana kaybolan yıllarımı verseler

Ekonomide bir yandan olumlu sayılacak sonuçlar alınıyor, bir yandan da bunun halka; yani dar gelirli geniş geniş kesimlere yansıması için hala iki yıldan önceye takvim verilemiyor. Neden Çünkü, geride kalan beş-altı yılda bozulmayan hatta yerle bir edilmeyen hiçbir kalem olmadığından tabiatıyla işlerin düzelmesi zaman alacak. Bu zaman zarfında da y

Bu kez zaman Erdoğan'dan yana değil

Herkes büyük bir merakla Erdoğan'ın değişip değişmeyeceği sorusuna cevap arıyor. Yani, 31 Mart'tan hangi dersleri çıkardığından hareketle bundan sonra daha demokrat ve toleranslı olup olmayacağı gibi meraklar. CHP Lideri Özgür Özel'le yaptığı görüşmenin sahnesinden anlam içinde anlamlar arama çabası da bundan Televizyonlar da görüntülere, fotoğrafl

Yeni anayasa bir vizyon ister ama ortada bundan eser yok

Yeni bir anayasa gerekli mi, gerekli Mevcut anayasa, aslında yıllar içinde yapılan değişikliklerle yenilenmiş sayılsa bile bazı yeni maddeleri de hiç demokratik sayılmaz. Anayasa genel olarak özgürlükçü olmadığı gibi "devlet"i ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin monte edilmesiyle da ayrıca "iktidarı" koruyan baskın bir karaktere sahiptir.Uygula

Seçmen Erdoğan'a 'dost mesajı' mı verdi, dönüşsüz bir yola mı çıktı

Toz bulutu indi sayılır ve Ak Parti'nin 31 Mart sonucuyla yüzleşmesinin nasıl olacağı da üç aşağı beş yukarı belli oldu. Belli olan şey ise esasen belirsizlik ve biraz daha ötesi ne yapacağını bilememek. Seçim ertesinde yapılan toplantılarda emekliden para esirgenmesi hariç bütün suç "teşkilat"a yıkılmıştı. Önce, "kibre kapılmış, halkla arasına duv