Mustafa Karaalioğlu

Mustafa Karaalioğlu

Karar
Gündem 316 yazı 8 takipçi

Butlan sanıldığı kadar "mutlak" mı

İktidarın muhalefete hücumunda görünürde birçok detay ve ayrıntı var. En başta davalar. İBB davası başta olmak üzere sadece Ekrem İmamoğlu'nun yargılandığı yedi dosya var. Birinden sekerse öteki işe yarar diye düşünülen ve hepsi aktif olarak devam eden davalar. İmamoğlu belediye başkanı ama casusluktan bile yargılanıyor. Asıl yargılanma sebebi ise

Çözüm sürecinin ne getirmeyeceği belli olsa da

En temel meselemizin, temel meseleleri çözememek olduğunu bir kez daha hatırlayalım. Yılları, on yılları kuşatan ve birlikte yaşanması zor ve maliyetli problemlerimizi çözemiyoruz. Sırtımızdaki ağır yükleri taşıyoruz, bedelini ödüyoruz, yılları kaybediyoruz ama çözemiyoruz.Sadece hukuka, demokrasiye, insan haklarına veya bir arada yaşamaya dair ola

Sınırsız gücün sınırı

Operasyonlar, gözaltılar, tutuklamalar, davalar ve butlanlar atmosferinin amacı malum ama bütün bu sürecin ülke üzerindeki etkisi ölçülemeyecek kadar belirsizdir. Elindeki sınırsız güç ile başta ana muhalefet partisi CHP'ye ve Cumhurbaşkanı adayına ağır baskı uygulayan iktidar malum amacına ulaşacak mı bilinmez ama bu yolda yaşanan tahribatın maddi

Muhalefeti susturmak çok pahalı bir kampanya

Siyaset kuralsız, hukuksuz ve sert bir atmosfere mahkûm halde yoğun bakımda hayat mücadelesi verirken başka alanlarda işlerin yolunda gidebilmesi mümkün değildir. Kimse de "siyasette biraz çatapat var ama her şey yolunda" diye düşünmüyor. Başta ekonomi neredeyse sekiz yılı aşkın süredir kriz içinde ve yüzde 30 gibi yükseğin yükseği bir enflasyon he

19 Mart'tan butlana... Millet bir türlü gerçeği görmeyince!

İktidarın, karşısında CHP liderliğinde biriken muhalefet gücü ve enerjisine karşı uzun süredir amansız bir hücumu var. Uzun süredir hücum var ama miladı Ekrem İmamoğlu'nu hapse atmak için yapılan 19 Mart olarak alalım. O günden beri Türkiye benzersiz bir operasyon dalgası içindedir. Ana muhalefet partisinin anketlere yansıyan düzenli üstünlüğüne ve

Sağanak yağmur altında yürüyen demokrasi

Ana muhalefet partisi CHP'nin genel merkezinde polisler... Parti binasında asla ama asla olmaması gereken görüntüler... Karmaşa, gaz bulutu, arbede... Partililer, parti idarecileri zorla dışarı atılıyor. Genel Başkan Özgür Özel butlan tebligatını yırtıp atıyor. Sonra yağmur altında Meclis'e doğru uzun bir yürüyüş başlıyor. Polis yine orada, barikat

Butlandan kim kazanacak, kim kaybedecek

CHP Kurultayı'nın bir yerel mahkeme eliyle iptali ve mutlak butlan gerekçesiyle başa dönme kararı, demokrasi namına olabilecek en vahim hallerden birisidir. Siyasi partilerin kongre, kurultay dahil seçime dair bütün faaliyetleri için Anayasa'nın hükmüyle yetkili olan tek kurum Yüksek Seçim Kurulu'dur. Bunun sebebi de mahkemeler üzerinden siyasi faa

Bu kötü ekonomiye rağmen seçmen neden hala...

Neredeyse sekiz yılı aşan ekonomideki kriz ve gerilim hali sonuçta iyimserliği azalttı, günü kurtarmak yeterli oldu ve beklentiler azla yetinen bir zemine oturdu. Büyük bir ekonomi olmak hedefi yahut sadece kalıcı istikrarı yakalama ihtimali kayboldukça, Türkiye kısır döngülerin en kısırına mahkum oldu: Popülizme.Cumhurbaşkanı Erdoğan bunun aksini

Hedefi de kendisi de sürekli yükselen şey!

Görünen, ölçülen ve anlaşılan ve hissedilen o ki ekonomi yönetimi başarılı değildir. Başarısızlığın tek sebebi elbette ekonomi yönetimi değil. Bir ekonomiyi rayından çıkaracak akıl almaz yanlışlar yapan başta yargı olmak üzere yukarıdan aşağıya iktidarın bütün unsurları da başarısızlıkta birer faktör ama neticede fatura önce ekonomi yönetimine çıka

AB'nin mi bize, bizim mi AB'ye ihtiyacımız var

Türkiye'nin Avrupa Birliği ile ilişkileri uzun süredir buzdolabında. Böyle olmasında AB'nin kusuru, eksikliği ve hatta kötü niyeti vardır. Ama sonuçta müzakere sürecinin bile Türkiye'yi ekonomik ve siyasi açıdan ne kadar büyüttüğünü ve itibar kazandırdığını hatırlayacak olursak Avrupa'nın hatalarına takılıp kalmak anlamsızlaşıyor. AB üyeliği, bizim

Çözüm süreci niye bekliyor, bilen var mı

Çözüm süreci yeniden yavaşladı ve nedenini bilmiyoruz. Ardı ardına birçok iddialı söz ve vaatle başlayan, bugüne kadar düşünülmesi bile suç sayılan açıklamaların Meclis kürsüsünden dile getirilmesiyle coşan bir girişimin duraklama dönemine girmesi artık merak dahi uyandırmıyor.Çıta en baştan Öcalan'a af/umut hakkı seviyesine konuldu. Ardından PKK,

Konuşulması bile talihsizlik ama...

İktidarın, ana muhalefet partisi CHP'ye açılan davayı canlı tutmak için elinden geleni yapması ve butlan gerekçesiyle ilk fırsatta rakibini tepelemeyi beklemesi demokrasi trajedisinden gayrı bir şeyle izah edilemez. Ne hakla ne hukukla ne usulle ne teamülle ne de siyasetle...Taha Akyol dün KARAR'daki yazısında meseleyi gayet güzel izah ediyor:"CHP'