Yazar, Hafız Mustafa 1864'ün Londra'daki üretim tesisini ziyaret ederek, aile işletmesinin geleneği koruyup kaliteyi yükseltarak global markaya dönüşme sürecini anlatır. İddiası, işin aşkla yapılması ve detaylara verilen önemin başarının sırrı olduğudur ve bunu, her aşamada titizlik gösteren Eren Ongurlar'ın vizyon ve çalışmasıyla temellendiriyor. Ancak Batı pazarında gelenek adı altında satılan bu ürünler, asıl satılan kültürün ne kadarını koruyabiliyor gerçekten?
Ülke içinde olduğu kadar yurtdışında da büyüyen Hafız Mustafa 1864'ün Yönetim Kurulu Başkanı Eren Ongurlar ile geçen hafta Londra'da bir araya geldik.
162 yıllık markanın öyküsünü, şehir merkezine 1 saat mesafedeki sanayi bölgesinde yer alan üretim tesisini dolaşarak dinlemek, tüm aşamalarıyla baklava yapımını izlemek farklı bir deneyim oldu.
Ardından da Knightsbridge'de tarihi Harrods'un karşısında 2 yıl önce açılan mağazaya gittik. Etkisi altında kaldığım tesise de bugüne dek yediğim en lezzetli tatlılara da sıra gelecek ama önce markanın dünden bugüne uzanan ilginç öyküsü...
HAFIZ MUSTAFA 1864
162 yıl önce İsmail Hakkı Bey'in Bahçekapı'da açtığı şekerlemeci kısa sürede isim yapar.
1905 yılında vefat edince, oğlu Mustafa Efendi işin başına geçer. Hacca gidip geldiği ve hafızlık da yaptığı için döneminde ona seslenildiği adıyla açtığı dükkânı, zaman içinde 'Hafız Mustafa' olarak lokum, baklava, şerbetli ve sütlü tatlı geleneğinin en saygın temsilcilerinden birine dönüşür.
Oğlu Cemil Bey de babasının yolunu takip eder. 'Çikolat Cemil' markasını kurar.
Bu arada Hafız Mustafa yıllar içinde el değiştirir, ancak marka hiç kesintiye uğramadan yoluna devam eder.
Sirkeci'de araç alım satımı yapan galerici Avni Ongurlar da Hafız Mustafa'nın müdavimlerindendir.
2007 yılında ticari refleksleri güçlü bir girişimci olarak bilinen Avni Bey o dönemki sahiplerinin dükkânı devredeceğini öğrenince satın almaya karar verir.
Ardından üretimden çokmarka büyütmeye, lokasyon seçimine ve perakende yönetimine odaklanır. Bu arada ikiz çocukları Eren ve Emre eğitimlerini tamamlar ve babalarıyla çalışmaya başlar.
Ve ikinci kuşağın iş başına geçmesiyle sıra yenilenmeye, tesisler kurmaya gelir. Lokumcuya kızıp lokum atölyesi, baklavacıya kızıp baklava atölyesi kurarlar. Daha sonra da sadece ürünü değil Türk tatlıları kültürünü global bir markaya dönüştürme hedefiyle yurt dışına taşımaya karar verirler. Dubai ve Londra'da şube açarlar.
İNGİLTERE'DE FABRİKA
Çok büyük bir alana yayılan üretim tesisi en ince detayına kadar planlanarak tasarlanmış ve inşa edilmiş.
Modern ekipmanlar, hijyen kurallarına verdikleri önem, depo alanları, ekibin yemeklerinin hazırlandığı mutfak, dinlenme alanları hem çalışanlarına hem de yaptıkları işe saygılarını gösteriyor.
Bir Antep fıstığı tutkunu olarak üretim tesisinde tattıklarım bugüne dek yediklerim, satın aldıklarımın çok üstünde bir lezzet ve kalitedeydi.
Nizip'te kiraladıkları bahçelerden toplanan fıstıklar suyun içinde kırıldıktan sonra makinelerle ayıklanıyor, beton sütunlara serilerek güneşte kurutuluyormuş.
Aflotoksin tehlikesine karşı her aşamanın kontrollü yapılması gerekiyormuş.
Tabii bu özen fıstığın lezzetine dolayısıyla Antep fıstığı kullanılarak yapılan tüm çeşitlere yansıyor.

3