Yazı, Netanyahu ve Katz'ın Erdoğan'a saldırmasını Türkiye'nin "terörsüz" politikasının başarısının bir kanıtı olarak sunmaktadır. Bu iddianın temelinde, PKK/YPG gibi örgütlerin etkisizleştirilmesinin İsrail'in bölgedeki planlarını baltaladığı ve şimdi İsrail'i çaresizliğe ittiği savı yer almaktadır. Peki Türkiye'nin bu başarısı ne kadar sürdürülebilir ve bölgede istikrar sağlayacak düzeyde gerçek mi?
Son günlerde soykırımcı Netanyahu ve saldırgan Bakan Katz'ın Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik art arda yaptığı saldırılar asla tesadüf değil. Bu, bölgede Türkiye'nin barış eksenli politikasının ne kadar isabetli olduğunun, hem de düşmanlarını ne kadar çılgına çevirdiğinin en net itirafıdır.
Sormak lazım: Dünyanın gözü Pakistan'daki ABD-İran görüşmelerindeyken, iki soykırımcı neden birden hedefe Başkan Erdoğan'ı koydu
Çünkü İsrail'in bölgede kullanabileceği aparat örgütlerin hepsi tek tek kullanılmaz hale geldi. Ne DEAŞ başını kaldırabildi, ne PKKYPG- PJAK ekseninde bir hareketlilik oldu ne de Irak Kürt Bölgesel Yönetimi İsrail'e hizmet etti.
Peki ya "Terörsüz Türkiye" projesi olmasaydı
Bir an düşünün: 2024 Ağustos'unda Başkan Erdoğan "iç cephe" çağrısı yapmasaydı, MHP lideri Bahçeli'nin tarihi Öcalan çıkışı olmasaydı, bugün neyle karşı karşıya olurduk
PKK ve YPG, ABD'den aldığı onlarca TIR dolusu silahla bölgenin neredeyse tamamını kontrol ediyor olurdu.
Suriye'nin kuzeyinde hayali bir "Kürt devleti" ilan eder, bu devleti de doğrudan İsrail'in istihbarat ve askeri şemsiyesi altına sokarlardı.
İran savaşında İsrail, PKKYPG- PJAK'ı kendi safında savaştırmak için hiçbir engel bulamazdı. Bu yapı etkili olmasa da İran'ın içindeki etnik ve mezhep ayrılığını körükler, bazı güçlerin harekete geçmesini sağlardı. Bu anlamda terörsüz bölge siyaseti, İran'ın iç cephesinin güçlenmesine bile katkı sunmuş oldu.
Bugün "Kürtler katlediliyor" diye ortaya atılan iftiraları birileri sokağa taşır ve gerçeğe dönüştürmenin önünü açardı. Daha açıkçası İsrail'in kirli planlarına alet olan örgütler, bölgede büyük bir etnik yangının fitilini ateşleyebilirlerdi.
Ama olmadı. Çünkü terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge siyaseti, bu şeytani senaryoların hepsini baştan bozdu.
Bu noktada tarihin doğru tarafında duran Kürt siyasetçileri de unutmamak gerekir. Başta Öcalan, YPG içinde "İsrailci" bir ekip olduğunu açık açık söyleyerek örgütlerini uyardı. Barzani ve Talabani de aynı sağduyuyu gösterdi, etnik çatışmaya izin vermedi.
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik

4