"Kutlu Bey"

Bir hapishaneden çıktığı gün Süleyman Demirel'in arayıp geçmiş olsun demesi, ideolojik muhalefet ile statüko arasındaki tarihsel uzlaşının mı sembolüydü?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Mehmet Kutlular'ın hayatını anlatarak İslami hareketteki cesur kişiliklerin önemini vurgular. İddiasını güçlendirmek için Kutlular'ın hapisten çıkışı sırasında Demirel'in telefonla selamlamasını ve yazarın kendisine verdiği rehberliği örnek verir. Ancak bu bireysel anekdotlar, toplumsal değişim için kurumsal değişimlere mi yoksa kişisel erdemlere mi ihtiyaç olduğu sorusunu yanıtsız bırakır.

Bugün "Tâvizsiz istikrar çizgisi"nin muhafız kahramanı Mehmet Kutlular Ağabeyin vefat yıldönümü.

Uzun süren bir rahatsızlığın ardından, 6 Nisan 2021'de vefat etti. Mezarı Eyüpsultan Kabristanı'nda, çoğu "saff-ı evvel"nden olan Nurun kahramanlarıyla aynı mıntıkada yatıyor. Allah, cümlesine ganî ganî rahmet ve mağfiret eyleye.

«

Başlıktaki "Kutlu Bey" tâbiri, Nusret isminde Vanlı bir ağabeyimize ait. 25 sene evvel ondan duydum. Kendisiyle tanışıp samimiyet kurduğumuz günlerde, "Deprem İlâhî İkazdır" diyen Kutlular Ağabey Vize Hapishanesinde yatıyordu.

Aradan zaman geçti, baktım bir gün çalıştığımız gazete binasına geldi. Muhabbetle kucaklaşıp musafahaya başladık.

Dedim "Nusret Abi hayırdır; gazete binasına ilk kez geliyorsunuz galiba"

Şöyle karşılık verdi: "Evet, bugün buraya ilk defa geliyorum. Duydum ki, Kutlu Bey bugün tahliye oluyor. Hapishaneden direkt buraya geliyormuş. ok sevindim, ayrıca heyecanlandım. Hemen dükkânı kapatıp Kutlu Beyi karşılamak için erkenden buraya geldim."

Kutlular Ağabey, binanın önüne geldiğinde, Nusret Ağabeye baktım, hakikaten sevinçli ve heyecanlıydı. Elini tutup musafaha etmek için sabırsızlanıyordu. Maşallah dedim.

«

Kutlular Ağabey, gazete binasının önüne geldiğinde onu ayrıca kalabalık bir basın grubu karşıladı. Tam kurban kesileceği anda, Kutlular Ağabeyin telefonu çaldı. Cebinden çıkarıp belki de kapatacaktı. Sonra arayanın ismine şöyle bir baktı "Aa, Süleyman Demirel arıyor" dedi. O ân herkes durdu, konuşanlar da sustu ve Demirel'in "Geçmiş olsun" mesajına oradaki herkes şahit oldu.

Ardından kurban kesildi ve içeri girildi. Gelen gazetecilere kısa bir açıklama yapıldı, sorularına yine kısa kısa cevaplar verildi. Davası için bedel ödeyen Kutlular Ağabeyin üzerinde derin bir yorgunluk hissi vardı. Artık evine gidip bir güzel dinlenmesi gerekiyordu.

«

Kutlular Ağabeyle bazı meseleleri istişare etmek üzere 1978 yılı sonlarında İstanbul'a geldim. Meramımı kısaca şöyle anlattım: Ağabey, mücbir sebeplerle memleketimden hicret etmek durumunda kaldım. Birkaç aydır iş arıyorum; şu âna kadar bulamadım: Batman, Sincan, Ankara merkez, Sakarya... Buralara gittim, iş veren yok, eleman arayan yok. Siz ne tavsiye edersiniz