Yazar, Türkiye'nin kurtuluşunun tek yolunun Millî Görüş ideolojisi ve Saadet Partisi olduğunu savunuyor; bu iddiayı ABD, İsrail ve Batı emperyalizminin Türkiye'ye yönelik tehditlerinden hareketle öne sürüyor. Ancak, başarılı ve refah içinde yaşayan toplumların farklı ideolojik ve siyasi yolları tercih etmiş olmalarını görmezden gelmek, belki de yazarın kendi tezini zayıflatmıyor mu?
Bismillahirrahmanirrahim
Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah'a hamt, Peygamberimiz'e, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.
Önce Ahlak ve Maneviyat olmadan Türkiye, tarihteki şerefli yerini almaz. Yaşanabilir Bir Türkiye, Yeniden Büyük Türkiye, Yeni Bir Dünya, sadece maneviyatla kurulur. Bunun sebepleri şunlardır. 1. Maneviyatsız saadet olmaz. 2. Adil düzensiz saadet imkânsızdır. Komünizm gibi faizci kapitalist nizam da çökmeye mahkûm bulunmaktadır. Adil Düzen bir tercih değil, kurtuluşun tek çaresi, Millî Görüş Saadet'in tek adresidir. 3. Bizim hakkı üstün tutan medeniyetimiz diğerlerinden üstündür. 4. Saadet için bugünkü zulüm dünyası yerine Yeni Bir Saadet Dünyasının kurulması kaçınılmazdır. 5. Bulunduğumuz tarihi dönüm noktasında Türkiye, Avrupa kapısına zincirle bağlanmayacak ve İsrail'e vilayet olmayacak; tarihteki şerefli yerini alacaktır. 6. Millî Görüş uyanıklıktır, işbirlikçilere destek çıkılmayacaktır.
7. Millî Görüşçüler "güncel yanılgı" hastalığına kapılmamışlardır. Bunun için Saadet Partisi'nde hakkın ve haklının mücadelesini veriyorlar. Bilinmelidir Yeni Bir Saadet dünyası ancak Millî Görüş'le kurulur. Başka görüş ve zihniyetlerle insanlık saadet bulamaz. Günümüz dünyasında insanlığın bunalıma sürüklenmiş olması, ABD ve İsrail'in sınır tanımaz saldırganlığı, Millî Görüş'ün dışındaki yanlış görüşler sebebiyledir. Yeni bir saadet dünyasının ancak Millî Görüş'le kurulabileceğinin açık bir delili de, Hz. Âdem'den beri insanlık tarihi ve tecrübeleri olmaktadır.
İşte bu sebeplerden dolayı Millî Görüş ve kadrolarının yaptığı ve yapacağı çalışmalardan başka, Türkiye'nin, İslam ve insanlık dünyasının kurtuluş çaresi de kalmamıştır. Bu gerçeği ırkçı emperyalizm de çok iyi bildiğinden, yıllardan beri, kendi zulüm dünyasını devam ettirebilmek üzere, İslam'a ve maneviyata savaş açmıştır. Siyonizm'in ve ABD'nin tek hedefi, Şuurlu İslam'ın etkisini kırmak, kendilerine direnen devletleri ve yapıları etkisiz hale getirmek, Türkiye'de Saadet Partisi iktidarını engelleyebilmektir. Millet olarak aklımızı başımıza almak zorundayız. Önümüzde, Millî Görüş'e sarılarak Saadet Partisi'ni iktidara getirmekten başka, çare ve kurtuluş yolu kalmamıştır.
BEŞ HAZIRLIKABD ve Siyonist İsrail, kendi hedeflerine ulaşmak için beş hazırlık yapmışlardır. Bu sinsi ve Siyonist hazırlıklar şunlardır: 1. Bütün basını ele geçirmiştir. 2. Bütün bankaları ele geçirmiştir. 3. Bütün milli büyük müesseseleri ele geçirmiştir. 4. Muhafazakâr insanlar Saadet Partisi'ne değil, AKP'ye oy versinler diye AKP'ye maksatlı tavizler vermektedir. 5. Okşayarak ve yumuşatarak yutma metodunu bütün gücüyle uygulaya gelmektedir. Irkçı emperyalizmin bu beş koldan hazırlıklarına karşılık Millî Görüş de Saadet Partisi olarak 5 koldan mukabil hazırlıklarını yapmak zorundadır. Bu hazırlıklar şunlardır: 1. Şuurlanma; bilinçlenme, 2. Çelikleşme; dirençli ve disiplinli hale gelme, 3. Üretime geçme, 4- Milko; Millî Görüşçü kuruluş ve organizasyonlar hamlesini güçlendirme, 5. Üçüncü şahlanış ve heyecan dönemini gerçekleştirme. Bu hazırlıkların yapılması zaruridir. Çünkü mazlumlar ayağa kalkmadan zalimler diz çökmez. Bu bakımdan Saadet Partisi'nin 19 Nisan'da yapacağı büyük Türkiye divanı bir dönüm noktası, yeni bir şahlanışın adımı olacaktır. Ve Allah'a sığınıp yeni bir hamleyle; Yaşanabilir Türkiye'nin, Yeniden Büyük Türkiye'nin ve Yeni Bir Dünya Düzeni'nin kuruluşu için heyecanla hedefe yürünecektir. Zafere ulaşmamız için daha fazla şuurlanmamız, çelikleşip dik durmamız ve şahlanmamız gerekiyor.
DEĞİŞMEYEN GERÇEKLER1. Saadete ancak Millî Görüş'le erişilebilir. 2. Millî Görüş'ün bir tek partisi vardır, o da Saadet Partisi'dir. 3. Millî Görüş'ün temel esaslarını ve genel uygulama kurallarını muhafaza etmek ana vazifemizdir. Çünkü saadete ancak bunlarla erişilebilir. 4. Yolumuz hakkı üstün tutan yoldur ve saadetin tek çaresidir. 5. Zafer inananlarındır, yardım Allah'tandır, öyleyse zafer yakın demektir. Onların dağları yerinden oynatacak kadar kuvvetli organizasyonları olsa dahi, biliniz ki Allah'ın dediği gerçekleşecek ve hak galip gelecektir. Siz Allah'ın yoluna ihlâsla hizmet ederseniz, Allah size yardım eder. Böyle olunca ancak siz galip gelirsiniz, başkaları size galip gelemez. Şerefli ve sevindirici akıbet, muttakilerindir. Erbakan Hocamız, bize çok büyük bir müktesebat bırakmıştır. Bu müktesebat, Millî Görüş'ün köküdür. Köksüz ağaç yeşermez. Bu köke bağlı kalarak yol yürümek saadettir. Davranışlarımızı bu köke uygun hale getirmek, hesap günü işimizi kolaylaştıracaktır. Gün doğmuş, gün batmış, ebet bizimdir. Tarihimizin altın sayfaları Millî Görüş'le yazılmıştır. Allah hepimizi hidayete erdikten sonra dalalete saptırmasın.

3