Yazar, yazı arşivini tarayarak fark etmiştir ki çeşitli eleştirilerin temelinde aynı birkaç hatalı düşünce yöntemi vardır. İnsanın hata yapma mekanizmalarını tanımlamak için bunu ortaya koymaya çalışıyor çünkü sınırlı sebepleri bilmek, gelecekteki hataları önlemede yardımcı olabilir. Ancak sebepi bilmek ile onu değiştirmek arasında gerçekten bir korelasyon var mıdır?
Her yazı yazmaya oturduğumda tekrarladığım bir merasim var. Aklımda bir konu vardır ama klavyeyi tıkırdatmaya başlamadan önce yazılar klasörümü açıp içini tararım; acaba aklımdakini daha önce yazmış mıyım Bu kolayca hatırlanacak bir bilgi değil. Şimdi baktım, klasörde 1200 küsur dosya var. Eğer aklımdakine benzer yazılar bulursam ya konuyu yahut konuya bakış açımı değiştiririm. Kendi kendimi tekrarlamam hoş olmaz, değil mi
Bu tekrarlama endişemi bir seferinde dostum Prof. Dr. Kenan Gürsoy Beyefendi'ye açmıştım. Beni epey bir rahatlattı. "Felsefe öğretirken tekrar şarttır." dedi, "Tek söyleyişte hiçbir felsefe konusu tam oturmaz, anlaşılmaz." Gürsoy hoca haklıdır ama ben burada felsefe öğretmiyorum. Yazdıklarım da onun akademik irtifasında değil. En iyisi ben yine, tekrar var mı diye yazılar klasörünü kontrole ve titizlenmeye devam edeyim.
SONSUZ HATA SINIRLI SEBEP
Bu titizleniş ve tarayış sırasında şunu fark ettim. Birçok eleştiri yazımda tenkit ettiğim düşünce veya davranışın temel sebebi aynıydı. Yani kusurlar çeşitliydi ama kusurların sebepleri üç aşağı beş yukarı birbirine yakındı veya tıpatıp aynıydı. Hataların sonsuz çeşidi varama sebep sayısı kısıtlı. Sebep-sonuç zincirinin sonuç ucunda dış dünya var. Hatalarımızın çeşitliliğini dış dünya sağlıyor. Ama sebep bizsek bizim hatalı düşüncelerimiz insanlığımızla sınırlı.
O sınırlı birkaç hata yapma yolunu yazayım istedim. Tenkitlerimde daha önce de bilerek veya bilmeyerek onlardan bahsetmişimdir. Bundan sonraki hatalarında da insanlar sonsuz yaratıcı davranmayacak, aynı yollarla hata yapacaklardır.
Haydi, yanılmanın yolları diye başlayayım. Hepsini sayamasam da hiç olmazsa belli başlı yolları... Hepsini derinlemesine incelemeye ne yerim ne de sizin sabrınız elverir. Kısaca dokunup geçeceğim.
KÖK SEBEPLER
Birincisi, bir sonucun tek sebebi vardır sanmak. Sonra da sebep o değil öbürü diye kavgaya tutuşmak. Hâlbuki sebep hem o hem de ötekidir. Ve daha daha diğerleridir. Ve bu sebeplerin her birinin de sebepleri vardır. Sebep sonuç, bir çizgi değil bir çalı gibidir. "Sebep-sonuç, sebep-sonuç" başlıklı iki yazı yazmışım ve birinde İşikava diyagramı denilen o çalıyı da vermişim. (https://bit.ly/KararSS)
İkincisi, birincinin yakın akrabası siyah-beyaz düşüncesi. Bir şey ya siyahtır ya beyaz. Gri tonlar yoktur. İnsanlar ya iyidir ya kötü. İyilerin her şeyi mükemmeldir, kötülerin iyileşme ihtimali sıfırdır. Bir iş ya zaferle ya hezimetle biter. Hani diyet yapıyorsanız, bir şekerleme yedinizse diyeti tamamen terk etmeniz gerekir. İş bitmiştir, hezimet kesindir.
TERMOMETREYE HOHLAMAK
Her sonucun sadece ve sadece tek sebebi olur hatasından daha vahimi olabilir mi Olur ya. Einstein'ın dediği gibi dehanın sınırı vardır ama aptallığın yoktur.

4