Türkiye Yüzyılı'nın ilk orkestrası yeniden sahnede

Devlet çocuklara geleneksel müziği öğretirken, Film Festivali'nde Batı sineması kutlanıyor—bu iki yön birbirini destekliyor mu yoksa çelişiyor mu?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazı, Cumhuriyet döneminin kültür vizyonunu üç ayrı etkinlikle somutlaştırıyor: Çocuk Orkestrası geleneksel müzik eğitimi, İstanbul Film Festivali çağdaş sinema, Ziya Gökalp eseri ise Türk dünyasının ortak hafızasını güçlendiriyor. Ancak bu proje ve etkinliklerin hepsi birer devlet aygıtı olarak işlerken, hangi kültür tanımını neyin adına yaşatıyoruz?

T.C. Cumhurbaşkanlığı tarafından geleneksel müziğimizi yaşatmak ve geleceğin müzisyenlerini yetiştirmek amacıyla, "Türkiye Yüzyılının ilk orkestra ve korosu" olarak 2024 yılında kurulan Cumhurbaşkanlığı Çocuk Orkestrası ve Korosu ilk konserini geçtiğimiz yıl Ankara'da vermişti. 8-13 yaş grubunu kapsayan 250 çocuğun yer aldığı koro, Ankara'nın ardından İstanbul'da verdiği konserle ayakta alkışlanmıştı.

Koro, bu yıl daha da büyük bir aile olarak, hem sayısal hem de yapısal olarak genişlemiş ve hem de yeni çalgılarla zenginleşmiş haliyle, 22 Nisan akşamı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Kongre ve Kültür Merkezi sahnesinde olacak.

HAFTADA 2 GÜN EĞİTİM
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Fecir Alptekin yönetiminde, Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Zafer Kurtaslan koordinatörlüğünde, orkestra şefliğini CSO sanatçısı Atay Bağcı, koro şefliğini Prof. Dr. Ahter Destan'ın, Türk Müziği koro şefliğini öğretim görevlisi Esin Doğan'ın üstlendiği Cumhurbaşkanlığı Çocuk Orkestrası ve Korosu, bu özel konser için çalışmalarını sürdürüyor.

Yetenekleri doğrultusunda koro ve Türk Sanat Müziği Topluluğu, Türk Halk Müziği Topluluğu, Batı Müziği Orkestrası olarak branşlara ayrılan çocuklar; şan, keman, bağlama, ud, klarnet, kemençe, kanun, ney, kabak kemane, ritim, flüt, piyano, gitar, çello, kontrbas, viyola sınıflarında her hafta sonu iki gün eğitim alıyor. Konserde çocuklar, popüler müzik, Türk sanat ve Türk halk müziğinin en sevilen şarkılarının yer aldığı bir repertuvar sunacak.


İSTANBUL FİLM FESTİVALİ BAŞLADI
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından bu yıl 45. kez düzenlenen İstanbul Film Festivali, İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda gerçekleştirilen açılış galasıyla başladı. Sunuculuğunu oyuncu Onur Özaydın'ın üstlendiği açılış töreninde festival direktörü Kerem Ayan, festivalin kendisinden önceki direktörleri Azize Tan ve Hülya Uçansu'yu sahneye davet ederek, birlikte 40 yıl boyunca ekipte yer alan Nuray Muştu'ya "Sinema Emek Ödülü"nü takdim etti.

Sinemaya gönül ve emek veren kişilere sunulan "Sinema Onur Ödülü", bu yıl oyuncu Nilüfer Aydan ve yönetmen Gianfranco Rosi'ye verildi. Aydan'ın ödülünü Nur Sürer'in elinden alırken söylediği "86 yaşındayım. Biraz daha vermeseydiniz ya hiç veremeyecektiniz ya da beni taşımak zorunda kalacaktınız" demesi herkesi güldürdü. Program, Alba Rohrwacher ile Elio Germano'nun başrollerini paylaştığı, yönetmen Isabel Coixet'in son filmi "Üç Veda"nın gösterimiyle sona erdi. Festival 19 Nisan'a kadar sürecek.

ZİYA GÖKALP'İN ESERİ 5 DİLDE TÜRK DÜNYASIYLA BULUŞTU
Türk dünyasında ortak dil ve kültür bağlarını güçlendirmeye yönelik çalışmalara bir yenisi daha eklendi. Modern Türk kimliğinin zihinsel mimarlarından Ziya Gökalp'in Türk düşüncesinin temel metinlerinden biri kabul edilen