Umberto Eco'yu çıldırtan soru

EVİNDE kitaplık bulunan her kitap severin çok sık maruz kaldığı sorudur:

"Bunların hepsini okudunuz mu" Bu soruyla en çok karşılaşanlardan biri de doğal olarak ünlü İtalyan yazar ve düşünür Umberto Eco'ymuş. Ziyaretine gelen misafirlerin çoğu yaklaşık 30 bin kitaptan oluşan geniş kütüphanesini görünce kendilerini tutamayarak, "Ne çok kitap var. Bunların hepsini okudunuz mu" diye sorarmış. Eco da misafirlerine muzip bir şekilde şöyle cevap verirmiş: "Hayır, bunlar ay sonuna kadar okumam gereken kitaplar. Diğerlerini ise ofiste tutarım."


Yazar, şair ve yayıncı Metin Celâl son dönem yazdığı denemelerini bir araya getirdiği kitabına bu soruya maruz kalanların sözcüsü olan Umberto Eco'dan yola çıkarak 'Bunların hepsini okudunuz mu' başlığını vermiş.

Haberin Devamı

Yaklaşık 45 yıldır elinden kalemi bırakmayan Metin Celâl, dergicilikten editörlüğe, yayınevi yöneticiliğinden meslek örgütü başkanlığına kadar farklı şapkalarıyla yazı ve yayın dünyasının hep merkezinde oldu.

Kitaptaki yazılar, bu merkezde olma halinin zengin birikimini taşıyor. Edebiyat dünyasındaki polemiklerden intihal suçlamalarına, yazar vasiyetlerinden kitap klişelerine, edebiyatımızdaki ilklerden tartışmalı ödüllere pek çok renkli konuyu anlatıyor.

"Leyla Erbil hiç ödül aldı mı"

"Şairin Vasiyeti ne zaman geçerlidir"

"Nâzım Hikmet İnce Memed'i Rusçaya çevirdi mi"

"Josephine Baker, hangi Türk şairini dudağından öpmüştü"

Bunlar kitaptaki bazı yazıların baştan çıkarıcı başlıkları. Edebiyat tarihine ait bilgileri ve magazini harmanlayan bu soruların cevaplarını merak etmemek elde değil. Ben tadımlık bir örnek vereyim, siz gerisini kitaptan okursunuz.

ORHAN KEMAL, KEMAL TAHİR'İ NEDEN DÖVMEYE KALKTI

Haberin Devamı

Metin Celâl kitabında edebiyat dünyasında dilden dile dolaşan ama üzerindeki sis perdesi bir türlü kalkmayan Nâzım Hikmet yurt dışına kaçmak zorunda kaldıktan sonra Münevver Andaç ile bir dönem hapiste kader ortaklığı yaptığı Kemal Tahir'in yakınlaşmasını ve bundan sonra aralarının açılmasını da gündeme getiriyor.

Sibel Oral'ın Nâzım Hikmet'in oğlu Mehmet Hikmet'in yaşam öyküsünü anlatan 'İşitiyor musun Memet' kitabı yayınlandığında pek çok konuda polemiğe neden olduğunu söyleyen Metin Celâl, oysa daha çok konuşulması gereken Nâzım Hikmet, Münevver Andaç ve Mehmet Hikmet ilişkisi olmalıydı diyor.

Nâzım Hikmet, oğlu Mehmet daha küçücük bir bebekken yurtdışına kaçmak zorunda kalmıştı. Ana oğul 10 yıl boyunca sivil polis gözetiminde yaşadı İstanbul'da. Mehmet 10 yaşındayken Varşova'da buluşabildiler. Ama bu buluşma çok tatsız geçti. Baba oğul bir türlü birbirilerine yakınlık gösteremezken Nâzım Hikmet ve Münevver tam dört saat boyunca tartışır. Nedeni, Münevver Andaç'ın birlikte çeviri yaptıkları Kemal Tahir'