Yayın dünyası tüm dünyada en çok okunan kitapların başında gelen Brezilyalı yazar Jose Mauro de Vasconcelos'un 'Şeker Portakalı' romanını tartışıyor. Daha doğrusu romanın Türkçe adının çevirmenin telif eseri olarak kabul edilip edilemeyeceğini.
İlk kez 1968 yılında Portekizce olarak yayımlanan roman, Aydın Emeç tarafından Türkçeye çevrilmiş ve 1983'te Can Yayınları tarafından Türk okura sunulmuştu. O tarihten itibaren Can Yayınları'nın çok satanlar listesinin değişmez kitaplarından biri oldu ve günümüze kadar yaklaşık 157 baskı yaptı. Aydın Emeç'in Fransızcadan dilimize aktardığı romanı yayınevi 130'uncu baskıdan sonra orijinal dili olan Portekizceden tekrar çevirterek Emrah İmre imzasıyla yayımlamaya başladı.
Bunun üzerine 1986 yılında geçirdiği kalp krizi sonrası hayata veda eden gazeteci, yayıncı ve çevirmen Aydın Emeç'in oğlu Ali Selim Emeç romanın ismi olan 'Şeker Portakalı'nın babasının fikri mülkiyetine ait olduğunu öne sürerek 2019 yılında dava açtı.
Yıllardır süren ve yerel mahkemeyle istinafın 'isim özgün değildir' diyerek reddettiği dosyada son sözü Yargıtay söyledi. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, bozma kararında kitabın Portekizce aslı olan 'Meu Pe de Laranja Lima'nın 'Benim Tatlı Portakal Ağacım' anlamına geldiğini, çevirmenin metni sadece Türkçeye aktarmayıp eserin ruhunu yansıtan, akılda kalıcı ve orijinalinde olmayan 'Şeker Portakalı' ismini kurgulayarak kişisel imzasını attığını belirtti. Bu kararla, sadece bu kitap için değil, çevirmenlerin kitap ismi belirlerken ortaya koydukları 'buluş' niteliğindeki tercihler için de koruma sağlayacağı gerekçesine de yer verdi.
Karar yayın dünyasında yeni bir tartışmayı da beraberinde getirdi. Kitaplara koydukları ve orijinalinden çok daha güzel olan isimlerin fikri hakları artık çevirmenlerin olacak. Buna örnek olarak ilk akla gelen de Adnan Benk'in J. D. Salinger'in 'The Cathcer in the Rye' kitabına 'Gönülçelen' adını vermesi. Yapı Kredi Yayınları kitabın farklı çevirisini 'Cavdar Tarlasında Çocuklar' olarak yayımlamıştı.
Eğer Can Yayınları veAli Selim Emeç anlaşamazlarsa kitabın adını 'Benim Tatlı Portakal Ağacım' olarak değiştirmek zorunda kalabilirler.
Çevirmenlerin yaratıcı emeğine değer verilmesi adına olumlu bir karar.
Haberin DevamıAncak Can Yayınları hukuki sürecin devam ettiğini, yerel mahkemenin (İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi) Yargıtay bozma kararı sonrasında ilk duruşmasını 18.12.2025 tarihinde yaptığını, kararının doğru olduğunu belirtip önceki kararında direnerek Aydın Emeç varisleri tarafından açılmış davanın reddedildiğini belirtiyor.
SAİT FAİK ARMAĞANI'NA BAŞVURULAR BAŞLADI
Türkiye'nin en köklü edebiyat ödülü Sait Faik Hikâye Armağanı'nın 72'ncisi düzenleniyor. 1955 yılında yazarın annesi Makbule Abasıyanık tarafından hayata geçirilen Sait Faik Hikâye Armağanı, Makbule Hanım'ın 1964 yılındaki vefatının ardından Darüşşafaka Cemiyeti tarafından sürdürülüyor. Makbule Abasıyanık'ın vasiyeti doğrultusunda her yıl, dönemin önde gelen edebiyat ustalarından oluşan jüri, o yıl içinde yazılmış en iyi öyküyü seçerek yazara Sait Faik Hikâye Armağanı'nı takdim ediyor.
2012 yılından itibaren Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından sunulan, geçtiğimiz yıl itibarıyla da Kültür Yayınları'nın yanı sıra Türkiye İş Bankası'nın işbirliğiyle verilen Sait Faik Hikâye Armağanı, edebiyat dünyamızın en önemli ödülleri arasında yer alıyor.
Bu yıl 72'ncisi verilecek Sait Faik Hikâye Armağanı'na vurular başladı. Armağan ile birlikte ilk kez geçen sene verilmeye başlanan Doğan Hızlan Özel Ödülü de sahibini bulacak.
Yarışmaya katılacak yazarların, başvuru yapacakları hikâye kitabından on beş nüshayı, 27 Şubat Cuma günü saat 17.00'ye kadar Darüşşafaka Cemiyetine elden ya da posta yoluyla ulaştırması gerekiyor. Yarışmaya daha önce ödülü kazanmamış yazarların 2025 yılında yayımlanmış ve herhangi bir ödül almamış olan hikâye kitapları katılabiliyor. Ön jüri ve jürinin değerlendirme süreçlerinin ardından kısa liste nisanda, yarışmanın kazananı ise mayıs ayı içinde açıklanacak.

6