Yazar, Kemalizm'in halkın isteği dışında bir dogma olarak benimsetildiğini ve bunun toplumu kutuplaştırdığını öne sürüyor; bu durumun Türkiye'nin Müslüman ülkeler arasında liderlik kurma hedefini engellediğini savunuyor. İran'ın İslami kimliğinin bölgede artan prestijine karşılık, Türkiye'nin laik kimliğinin onu uzaklaştıracağını iddia ediyor—ama bu analiz, Türkiye'nin çoğulcu yapısını ve sabit bir kimlik tarifinin oluşturulabilirliğini gözardı etmiyor mu?
Halbuki, din eğitimi de geniş bir alana yaygın. Eskiden mahallelerde şehirlerde Sıbyan Eğitimi için mektepler açılırdı senede bir veya iki ay; sadece belli aileler çocuğunu gönderirdi. Şimdi 4-6 yaş anaokulu organize ediyor Diyanet fakat belli aileler oraya gönderiyor. Herkes göndermek zorunda değil.
Okullarda Din Kültürü Dersi var ama ona da dilekçe veren ailenin çocukları girmiyor. Nitekim ben Sarıyer Doğa Kolejinde öğretmenlik yaptım, orada dersimden muaf öğrenciler vardı. Bazı derslere isterlerse katılırlardı. Kaldı ki bu dersler dinin kültürü dersi. Her dinden bahsediliyor.
Hülasa, Kemalizm halkın isteği hilafına beyinlere dayatıldı ve yeni bir din gibi belletildi. Halbuki, sadece Mustafa Kemal normal bir tarihi şahsiyet gibi sevdirilebilir veya öğretilebilirdi. Neden insanlar İnönü'ye taparcasına onu benimsemiyor da, Fevzi akmak'a taparcasına benimsemiyor da Mustafa Kemal'i taparcasına benimsiyor
Mareşal Fevzi akmak'ın, General Kazım Karabekir'in aşağı yanı mı var
Sonuçta ne oldu Dört duvar arasına hapsettiğiniz su dışarıya sızdı ve kendini ele verdi. Toplum ikiye bölündü. Bir kısım, oyuncakları ellerinden alınacak sanarak, yasaklayan kanunun kalkmasından korkuyor. Bir kısım da hâlâ kurnayı açamıyor da dışarıya sızan haliyle kendini ifade ediyor.
Sosyal Medyada bir video dolaşıyor: Selanikli bir kadın, "Paşam paşam, sen benim evime mi geldin Hoş geldin"diyerek bir Mustafa Kemal büstüne ağlayarak yaklaşıyor. "Ne mutlu bana" diyor.
Sonra da "Dünyayı kurtarmış benim Atatürk'üm"diyerek büste sarılıyor. Kendisi ile yapılan bir başka röportajda ise "evimin dört bir yanına onun resimlerini astım. Onu her dem görmek istiyorum" diyor.
Şimdi bu kadın dünyayı kurtarmış benim atam diye inanıyor ya. Halbuki, gerçekler bir gün tebeyyün ederse bu kadının hali nice olur O Kemalizm çivisini onun kafasına kim çaktı öyle
Bu açmazdan ne zaman kurtulacağız
Dünyada bu şekilde tapınılan tüm diktatörler yıkıldı.
Türkiye son yıllardaki izlediği harici politikalarla Müslüman ülkelere ciddi manada açılım başlattı. Kırmadan dökmeden, dikleşmeden dik durarak.
Zaten Türkiye'nin geleceği Avrupa'da veya Amerika'da değil, Müslüman ülkelere lider olmakta. Orta Asya'da abi olmakta. ünkü Batı Dünyası daim Türkiye'yi kendisine muhtaç bir marabası olarak görür. Ağa marabayı ne kadar severse onlar da o kadar sever.

46