Din eğitiminde şiddet

Dini eğitimde başarısız olacağı korkusuyla imam hatip okuluna giden çocuklar neden yetişkinlikte dininden uzaklaşıyor?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, dini eğitimde körü körüne ezberletme ve tehdit yerine ikna ve detaylı anlama yaklaşımı gerekliliğini öne sürmektedir. Bu konuyu işlemesinin nedeni, başarısız olma korkusuyla dini okula giden ancak yetişkinlikte inancından uzaklaşan çocukların artan sayısıdır. Kilit argümanı ise: eğer modern metodlar kullanmadan çocuğu ikna etmezsek, laik eğitim sistemi karşısında bu nesli kaybedecek miyiz?

Halbuki bu saydığım yerler konusunda zorlamadan, anne veya baba dirayetini kullanmadan, ikna ile veya bilen birine çocuğu götürüp ikna ettirerek veya imam hatip okuluna gidecekse okulu gezdirerek gerekirse bir derse sokarak öğrenci ikna edilebilir. Veya şu yol denenmelidir: "Sen beni kırmadın hafız oldun, ben de seni kırmayacağım, hangi okulu istiyorsan oraya vereceğim."

Tecrübe ettim ve hâlâ ediyorum ki; çok zeki çocuklar hafızlığa gidip ardından iki yıl sınıf kaybından sonra arayı kapatmaya çalışırken, sınıflarında kendilerine rakip gördükleri arkadaşlarına yetişemeyip, o arayı kapatamayıp, diledikleri okulu kazanamayınca isyankar oluyorlar.

İsyankar oluyorlar.

Hepsi mi Değil ama onların arasından bir kişi çıksa çok kötü bir örnek oluyor...

Buna örnekler var. Bir örneği yaşıyoruz, maalesef.

Bu konuyu daha önce de yazdım. Lakin sıradan bir insanın ateist olması yaralamıyor da böyle birinin ateist olması yaralıyor. Şimdi zaman, her zamankinden hem iyi hem kötü. İyi; çünkü, musluğu açtığınızda temiz su anında her yana ulaşıyor. Kötü; çünkü, lağım patladığında koku her haneye anında ulaşıyor. Üstelik sadece belli yaştakiler etkilenmiyor. Her yaştaki çocuk neredeyse etkileniyor.

Tekraren yazıyorum: Kur'an'ın belli başlı ayet ve sureleri metin ve mana yönünden çocuğa bellettirilirse ve Kur'an hakkında detaylı bilgi verilir ve o çocuk ikna edilirse biz bu nesli kazanmış olacağız. Yok, eğer, körü körüne ezberletir de ayrıca tehdit edersek bu nesil ellerimizden kayıyor. Hangi okulda okursa okusun.

Bediüzzaman Said Nursi yüz yıl önce çok doğru bir tespit yapmış. "Eski hal muhal. Ya yeni hal ya izmihlal" demiş. Yani Osmanlı medreselerinde olduğu gibi emsile, bina, maksut, sarf-nahiv sistemi daha yürümez. Ya yeni bir yol bulacağız ya da bu asırdaki laik eğitim karşısında yok olacağız. Çok doğru söylemiş. Bugün ise cep telefonları yeni bir metot bulmamızı gerekli kılıyor.

Türkiye'de her inanç kesimi altın çağını yaşıyor. Dini eğitimde olanlar hariç. Çocuk imam hatip okuluna gidince başarısız olacağını sanıyor. Bu hususta sağdan soldan yapılan telkinler olumsuz. Yapılan kampanyalar yeterli olamıyor. Annesinin babasının hatırını kırmamak için bu okulu tercih edenler oluyor ama yetişkinlik çağına ulaştığında frekansı değişiyor.

Bu bizim en zayıf noktamız. Bu nokta zayıf olunca eğitime verdiklerimiz yanında bu eğitimi almayan kesimde de bir ürküntüye yol açıyor. Onlar da ya hissiz ya da düşman oluyorlar.

Bir de kötü örnekler çok. Pabucu dama atmak devri yeniden getirilse fakat sadece tüccar olanları değil hangi toplum kesiminden olursa olsun, İslam ahlakına ve genel ahlaka aykırı hareket edenlerin pabucu dama atılsa...

Ayrıca notu cezalandırma aracı olarak kullanmak... Burada karşımızdaki öğrencinin sadece notla hayatına tesir etmiyoruz inancına da tesir ediyoruz.