Hüseyin Şuekinci

Sözcü

Tesellisiz sorumluluk Sorumluluksuz teselli

Bir maç kaybedersiniz. Telafisi vardır. Bir taktik çöker. Yenisi kurulur. Ama bir insan, taşıyabileceğinden fazla yükle yalnız bırakıldığında ya da sınırsız bir rahatın içinde yönsüz kaldığında orada artık spor konuşulmaz. Kimi zaman bir yağmurluk bile, bir sezonluk teselliden çok daha fazlasını anlatır. ünkü mesele bazen, kazanmak ya da kaybetmek

Saran Production: Derbiyi kazanan akıl

Bu bir maç yazısı değil. Bir transfer güzellemesi hiç değil. Dünkü Süper Kupa derbisinden geriye kalan; liderlik, iletişim ve kurum kültürü üzerine ciddi notlar barındıran bir hikaye. İnsanı tanımayan, sistemi yönetemez. Final cümlemi genelde sona saklarım ama bu kez baştan söyleyeyim: Dünkü zafer Başkan Sadettin Saran'a yazar. Saran başkan seçildi

Apartheid böyle çöktü, Gazze böyle kurtulur!

Dünya Gazze'de yaşananları izliyor, kınıyor ama durdurmuyor. Oysa Apartheid Güney Afrika'yı yıkan şey açıklamalar değil, cezasızlığı bitiren çok katmanlı izolasyondu. Gazze için de artık taraf olmak değil, hukuku işletmek gerekiyor. İlkler önemlidir ve çoğu kez unutmaz insan. İlk öpücükten ilk kavganıza kadar. Sözcü'de yayımlanan ilk yazım, 'Rusya'

Bir küfürden fazlası: Türkiye'nin samimiyet testi

Leyla Zana'ya tribünlerde yönelen küfür, bir maçın ötesinde, siyasetin ve toplumun samimiyetini ölçen bir sınava dönüştü. 16 Aralık 2025'te oynanan Bursaspor - Somaspor maçında cinsiyetçi, ırkçı ve küfürlü tezahüratlar yapıldı. Bursaspor taraftarlarının hedefindeki isim eski milletvekili Leyla Zana'ydı. Haberi ilk duyduğumda, anlam veremedim birçoğ

Bu ne cünnet!

Başlık biraz garip değil mi Kimisi 'Adam cüret yazmasını bile bilmiyor' deyip yazımı okumaya değer görmez. Önyargılı insanların genel tavrıdır bu. Şekilcidir; içeriğin, hakikatin onun için çok da kıymeti harbiyesi yoktur. Kimisi 'Acaba cüret mi demek istedi, 'R' harfi yerine 'N'ye mi dokundu klavyede' diye sorgular. Belki yine okumaz yazıyı ama en

Söz konusu Fenerbahçe\'yse: Başkanlar değişir, konular değişir; algı değişmez

Şeb-i yeldâyı müneccimle muvakkıt ne bilir, Mübtelâ-yı gama sor kim geceler kaç sâ'at. Fuzûlî Bugün 21 Aralık. Yılın en uzun gecesinin yani Şeb-i yeldâ'nın yaşandığı gün. Gerçi memleket uzun süredir karanlık günlerden geçiyor. 'Güne acaba bugün hangi haberle uyanacağız' sorusunu sormadan edemiyoruz. Şike, bahis, uyuşturucu, fuhuş, kara para...

Derbi yarın, algı çoktan başladı

Yarın Türk futbolunun bayramı. Nerde o eski bayramlar diyen büyüklerimiz gibi uzun zamandır nerde o eski derbiler diye iç çekiyor bir çok sporsever. İç çekiyor çünkü ezeli rekabet, ebedi dostluk söylemi son 30 yıldır sadece lafta kaldı. Son yıllarda lafı bile edilmiyor. Başta yöneticiler olmak üzere, medya, gerilimi artıran bir dil kullanıyor. Bu g

Bahis baronları ve balonlar

Hakemler, sözleşmesi güvencesiz, ataması belirsiz, baskı mekanizması sınırsız bir ortamda sahaya çıkarılıyor; bu şartlarda adalet değil, kaos üretirsiniz. Türk futbolu, yıllardır süregelen ihmaller nedeniyle koca bir bataklığa dönüşen sistemin sancısını yaşıyor. Ortaya çıkan tablo, kokuşmuş düzenin artık kokusu saklanamaz hale gelen acı meyveleridi

Bahis ve şikenin kirini ceza değil, 'Devlet Aklı' temizler!

Hakiki bir lider öldükten sonra bile milletine yön verir, rehberlik eder. Tıpkı Atatürk gibi. Günlerdir şu soruyu soruyorum kendime. Atatürk bugünün Türkiye'sinde yaşıyor olsa, neler yapardı Soruyu haftalardır kamuoyunu meşgul eden bahis skandalı için daralttım. YOZLAŞMA VİRÜS GİBİ Spor, yalnızca rekabetten ibaret değil. Ahlak, disiplin ve bir mill

Sporun Devekuşları

"Bugün en büyük bayramdır. Kutlu olsun." - Mustafa Kemal Atatürk EuroLeague yönetimi geçtiğimiz günlerde, skandal bir karara imza attı. İsrail takımları 1 Aralık 2025'ten itibaren iç saha maçlarını kendi ülkelerinde, yani savaşın ve soykırımın gölgesindeki topraklarında oynayabilecekler. Bu şu anlama geliyor; Fenerbahçe Beko ve Anadolu Efes, Macc