Muhitten Mühim Kitaplar

Muhit Kitap yayınevi, psikolojiden folklora, edebiyattan tarihe uzanan eserlerle kültür hafızasını korumaya çalışıyor; ancak dijital çağda geleneksel kitap okuma alışkanlığı yeterince korunabiliyor mu?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazı, Muhit Kitap'ın çeşitli alanlardaki yayınlarını tanıtarak, edebiyat ve kültür alanında unutulan devirleri hatırlatmanın önemine vurgu yapmaktadır. Bu iddia, kültür ve tarih alanında derin bilgi ve tecrübeye sahip yazarların eserlerinin toplumsal hafızayı koruyacağı varsayımına dayanır. Ancak köşe yazısı, bu eserlerin gerçekten ne kadar geniş okuyucu kitlesine ulaşabildiğini sorgulamayı ihmal ediyor.

Bu arada yayınevinin esas hizmetlerinden birisi de Muhit Dergidir. Elime ulaşan eserlerden bazılarından söz etmek isterim.

....................

İlk kitaplardan birisi, Psikoterapist Gökhan Ergür'ün tecrübeleri ve gözlemlerinden oluşan "Halden Anlamak" ismini taşıyor.

İnsan ve psikolojisi adına, daha çok da herkesin kendisini bilme, anlama ve anlatma zemininde duyguların kontrolüne dair ince ayarları dile getirmiş.

Bir başka kitap, Ayşegül Genç'in kaleme aldığı, "Anlam Çiçek Açtığında" ismini taşıyor. Eseri okurken, "yazar ne demek istiyor" diye değil, sanki kendi kendinizi kendinize anlatıyormuşsunuz hissine kapılıyorsunuz.

Bir diğer kitap ise Müslüm Coşkun'un kaleme aldığı, "Karşı Dağın Yamacı" ismiyle yayınlanmış.

Müslüm Coşkun'un dili de anlattığı yaşanmış hikâyeleri de insanı içine çekiyor ve halk bilimi adına folklorik bir tarihi ortaya koyuyor. Unutulmuşları kalıcı şekilde hatırlatıyor.

"Mevzumuz Edebiyat" adlı eser ise Prof. Dr. Muhsin Macit'e ait. Muhsin Macit de yazılarında edebiyatçılar geçidi yapmış kitabında.

Edebiyat ve edebiyatçı deryasında hangi limana yanaşsanız, başka bir dünya çıkıyor karşınıza. İstediğiniz limanda yeterince zihni beslenme yapabilirsiniz.

...............

Balkanları gezmek isteyenler için de Halil İbrahim İzgi, "Üsküp Defteri" isimli kitabı hazırlamış. Üsküp'ten Saraybosna'ya tarihin bilinmezliği yahut unutulmuşluğu taraflarını dile getirerek, bir Balkan gezisi yaptırıyor ve şöyle diyor: