Benim tarzımda davranmak lâzımdır

Bediüzzaman, talebelerine siyasî müdafaatlarından vazgeçip yalnızca iman hizmetine konsantre olmalarını emrediyor; peki, değişen dünyada inanç hizmetçileri toplumsal sorunlara tamamen sırt çevirebilir mi?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Bediüzzaman'ın bir mektubundan hareketle iman hizmetinin siyasî mücadelelerden uzak tutulması gerektiğini savunur. Bu uyarıyı verme sebebi, siyasî atışmaların iman hizmetinin meşruiyetine ve talebelerine zarar verdiğine inanmasıdır. Ancak sorgulanması gereken nokta şudur: dini hizmetler toplumsal problemlerden tamamen ayrı olabilir mi, yoksa belirli koşullarda müdahale etmek zorunlu mu?

On dördüncü Şua'da kendisi kısa, fakat mahiyeti çok büyük bir mektup vardır.

Bu mektup üzerinden hissettiklerimizi ve düşündüklerimizi sizinle paylaşabilmek için öncelikle buraya almamız gerekiyor. "Şiddetli bir ihtarla bildim ki, sen ve Ahmed Feyzi, Nurun mesleği olan mübareze etmemek ve ehl-i dünya ile uğraşmamak ve siyasete girmemek ve yalnız lüzum-u kat'î olduğu zaman kısaca müdafaa etmek haricinde, pek ziyade ve zararlı, mübarezekârâne ve siyasetvâri mahke- medeki okuduğunuz parçalar Nurlara çok zarar vermiş. Hattâ bizim cezamıza ve benim sıkıntılarıma sebebiyet vermiş. Ben senden ve Ahmed Feyzi'den gücenmem. Fakat bana evvelce göstermek lâzımdı. Maddî kazâ-yı İlâhî olarak o vaziyet size verilmiş. Onun tamiri için, benim tarzımda davranmak lâzımdır. Feyzi dahi, bütün kuvvetiyle siyasî müdafaatı bırakıp Nurlarla ve Tahirî gibi, yeni talebelerle meşgul olmak elzemdir." 1

Bediüzzaman Said Nursî bu mektupta talebelerine açık bir uyarıda bulunuyor. Öncelikle Nurun mesleği vurgusu ile başlanan mektupta bu mesleğin gereklilikleri olan mübareze etmemek, ehl-i dünya ile karşılıklı atışmamak yani uğraşmamak, siyasete girmemek yani siyaset yapar gibi bir vaziyette görünmemek, sadece lüzum olduğu kadar izah edip meseleleri uzatmadan konuyu nihayete erdirmek- ten bahsediyor.

Nur mesleğinin şartlarından olan bu hususların yerine getirilmemesi sıkıntıların artmasına sebep olmuş hatta ceza verilmesi için bir delil niteliğinde değerlendirilmiş ve iman hizmetinin menfî hücumlara uğramasına neden olmuştur.