Bozuk para!

Yazar, geçmişin değerlerine sığınan neslin bugünü kaybettiğini söylerken, çocuklardan sadece uçurtma özgürlüğünü almadığımız için mi yakınmalıyız?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, para ve şehvetin toplumun ahlaki değerlerini satın aldığını, eski neslin onur ve dürüstlüğünün bugünün bozuk düzeninde yok olduğunu iddia ediyor. Bunu geçmiş ile bugünü karşılaştırarak göstermeye çalışırken, sorumluluğu sistem mi birey mi taşıdığını açıkça belirtmiyor—bu da okuyucuyu kimin hesap vermesi gerektiği sorusuna sürüklüyor.

Asalet sıradandı herkeste vardı.
Zor okunan kitapları bile kolayca okurdu gençler. Kızların etekleri kısaydı, erkeklerin saçı uzun, ne fark eder. Kadının ruhuna bakılırdı, erkeğin kafasının içine. Bilgili olmanın asil bir yanı vardı, cehaletin sırtı sıvazlanmazdı.

Her konuda haksızlığa kafa tutardı gençler, kimseyi lafa tutmazdı. Destansı öyküsü vardı her birinin. Gözaltına alındılar işkence gördüler ama el üstünde gittiler mahşere. Herkes inandığı bir düşüncenin peşine takıldı.
Haram paranın ve komşunun karısının peşine takılıp ayakaltı olmadılar ya!


İşçilerin adam yerine konulduğu yıllar. Öğretmenlerin yanlışlara suskun kalmadığı mevsimler. İnsanlar sevgi ve saygı yumağı. Bedenler yere serilse de ruhlar ayakta. Varsın gaz ve yağ kuyrukları olsun. Şimdiki gibi parayı görünce kuyruk sallayanlar yoktu ya!


Mahalleler imece beldesi. Sokak çeşmeleri gürül gürül. Her mahallede bir tiyatro, her tiyatroda gerçek sanatçı dönemi. Futbolcuların cümlesi adamdı ne bileğe basarlardı ne yalan yere yemin ederlerdi. Maçlarda radyonun başında dönerdi dünya. Tek kanallı bir televizyon vardı, varsın sansürü olsun.
Şimdiki sosyal medya gibi zehir kutusu değildi ya!


Amerika ve Rusya'nın kışkırttığı 70'li yıllar. Bir kargaşa vardı yalan değil, bir kapışma. Labirentin bir ucu 'Bağımsız Türkiye'ydi, öbür ucu 'Milliyetçi Türkiye.' Karartma gecelerinde bile hepsinin rüyası aydınlıktı. Muhtemeldir ki hepsinin de soyağacı bitki örtüsüydü, bütün çocuklar ezebilir, üzerinde gezebilir diye.


Kimsenin elini eteğini öpmediler, çocukları gözlerinden öptüler.
Hapishaneden buluttan zarflar içinde mektuplar gönderdiler sevdiklerine.
Futbol kabadayıları gibi banka dolandırıp çek göndermediler ya!
Yoksulluğa rağmen ayakta kalan değerleri vardı memleketin, para bizi biz yapan değerlerin tümünü satın aldı.
Haysiyetle yapılan sözleşme yüreklerde bozulduktan sonra toplum da büyük bir hızla bozuldu.
Gerçek aşka verilen değer hükmünü yitirdi. Yalan en büyük doğru oldu.
Meslek onurunu satmak itibarlı hale geldi. Pespaye kadınlar zibidi oğlanlar sergisinde sanatın çehresi de değişti ruhu da. Ana fikir; şehvet ve para oldu. Eski bir çerçevede kaldı zarif fotoğraflar.

Mazideki güzel insanların çocukları hayattan teselli aradıklarında eski şarkılara ve solmuş fotoğraflara sığınırken, her biri muhabbet bağlarında kendini biriktiriyor.