Fatma Barbarosoğlu

Fatma Barbarosoğlu

Yeni Şafak
Kültür-Sanat 84 yazı 2 takipçi

Müslümanın saati, günü, ayı, yılı...

I-Geçtiğimiz pazar günü, hicrî yılbaşını idrak ettik.Bir zamanlar hicrî yılbaşı için ne çok tebrik alırdık, hatırlayınız. Bu yıl ben dahi tebrikleşmeyi unuttum... Muharrem orucunu kaçırmamak için Kurban Bayramı'ndan hemen sonracep telefonumdan 10 Muharrem'i işaretletmiştim oysa. Üzerinize afiyet basit bir diş çekiminden sonra yaşadığım türlü sıkınt

Eski hurafeleri yeni kostümlerle sahnelemek...

-İyilerle kötüler, lüzumlularla lüzumsuzlar, beyazlarla siyahlar, çalışkanlarla tembeller... Tarih boyunca devam eden kategorilere yenilerini eklememiz gerekiyor mu, yoksa yeni fenomenleri ufak bir güncelleme yaparak eski kategorilere dahil mi etmeliyiz-Nasıl yani hocam, tam olarak ne demek istediniz-"Tam olarak" dediniz... Neden tam olarak dediniz

"Hayal ihracatçısı, aman ne hoş!"

I-Torun annesi için sipariş verdiği hediye paketini açıyor. İncecik bir paket. Belli ki yükte hafif, pahada ağır bir hediye. Paketin içindekini görmeyen babaanne "Ne o, içi boş mu çıktı" diye soruyor tedirgin bir eda ile.23 yaşındaki genç kız "Eski kuşağın internet alışverişine bakışı." diyor, ablasına göz kırparak.Babaanne kendisi ile alay edildiğ

Hayvan sevgisi bu değil, yapmayın!

Hayvan sevgisi konusunda kafamız bir hayli karışık. Kafamızı karıştıran durumlardan biri, cani karakterli insanların, hayvanlara verdiği zarar. Gün geçmiyor ki ya bir kedinin ya bir köpeğin iki ayaklı caniler tarafından işkence görüntülerine tanık olmayalım. Bu görüntüler hepimizi üzüyor. Hayvanlara olmadık işkenceyi yapan iki ayaklılarla aynı varl

Son Bayram

Birisinin kulakları duymuyor. Şaşkın şaşkın bakıyor işitemediği konuşmaların ardından. Ötekinin ayakları felçli. Torunları duyanı duymayanla karıştırıyor. Duymazlığa gelmek oyununu bozmak için. Ablasının, "Ben artık işitemiyorum," diye kulağına doğru bağırmasına sessizce, "İşitecek ne kaldı ki" diyor. Abla, kardeşinin duymadığı sözleri yerine onun

" Ne bet kaldı ne bereket..."

I-Yıl 2018. Mevsim yaz. Günlerden pazar. Küçükyalı'da biralışveriş merkezinde bizim genellikle dondurma yemek için tercih ettiğimiz bir mekândayız. Herkes kahvaltı ediyor. Saat 11.00. Biz kahvaltımızı hafta için hangi saatte yapıyorsak hafta sonları da o saatte yapmaya devam ederiz. Rutinimize riayet bahsini hafta sonu da aksatmamaya dikkat ederiz.

Yeni "duyarlılıklar" ve birbirini dışlayan kuşaklar

I-Kuşak kavramı son yıllarda her türlü sosyal gerilimi, toplumsal beklentiyi ya da hayal kırıklığını "Z kuşağı" üzerinden analiz etmek üzere sıklıkla kullanılıyor. Sorunları bir paydada bütünleyerek toplumsal tasvir oluşturmanın elbette çok işlevsel bir yanı var ve bu çoğu zaman gerekli. Ancak yeni davranış biçimlerini sadece belli bir kuşağa atfed

Kim kime neyi, nasıl ve ne sebeple anlatır ya da anlatılan kimin hikâyesidir!

Son yıllarda vakti zamanında okuduğum kitapları sesli kitap olarak tekrar "okuyorum"dinliyorum. Seyrettiğim filmlerin bazı sahnelerini tekrar izliyorum. Boş Beşikfilminin bir bölümünügeçtiğimiz yaz tekrar izlediğimde sinematografik özellikleri ve köylülüğü (göçerliği de tabii) değişmez bir yapı olarak sabitlemesi bir yana, toplumsal bir meselesi ol

Bir zamanlar okulda...

İlçe minibüslerinin kalktığı yerde gideceği ilçenin minibüsünü aradı. Birkaç kişiye sormayı düşündü, her defasında soracakken vazgeçti. Sanki yabancı olduğu anlaşılırmış gibi. Yabancı olsa yabancı olmasının anlaşılması ürkütücü bir şey olmazdı. Ama "oralı" olup da oraya yabancı olmak ya da bile isteye yabancı kaldığı hissini uyandırmak daima ürkütü

"Evine dönemezsin..."

I-2020 Mart'ından bu yana zamanı idrak edişimde başka bir sayfa açıldığını fark ediyor, lâkin her zaman o sayfadaki yazıları açık seçik görmekte zorlanıyorum. Yaşanan zamanı idrak etmek, geçmiş zamanı hatırlamak ve hatırasını temiz tutmak kısmında zorlanıyorum. Geçmiş zamanın hatırasını temiz tutmaktan kastımı açmalıyım. Her şeyi bugünden geriye do

"Görüntülere kazak ören aldatılmış büyükanneler" Türkiye'si...

I-Kim neyi konuşur ve neden konuşur İnsanların öncelikler sıralamasını belirleyen nedir"Burada ve şimdi" olan değil de "orada olan" neden kıymetlidirBu sorulara cevap ararken lütfen maruz kaldığınız dizi filmler üzerine yapılmış "sohbetleri" düşünün.Sosyal medya ahalisi "bıçak kemiğe dayanmış" bir gayret içinde dizi filmler üzerine konuşuyor.Yeterl

"Almanlar et başında"

Biz günü anlamak için uğraşırken; "Bu kadar da olmaz ama!" diye şaşkınlığın harap bahçelerinde eğleşirken;hafızanın kıvrımlarında yer edinmiş, saklandığını bilmediğimiz, ancak gün yüzüne çıkınca haberdar olduğumuz sahneler, tespitler, sanki müphem ve solgun olana biraz ışık düşürmek için çıkıp gelirler.Saklananların en kıymetlisi, çocukluğun aldığı