Faruk Çakır

Yeni Asya

Vahim mi değil mi

Kamuoyunda çok tartışılmasa da önemli bir iddia var. İlgili habere göre hâkim kararı olmadan, savcılara, kişilerin mal varlığına el koyma yetkisi tanınması gündemdeymiş.İktidara gayet yakın bir gazete haberine göre "Evrensel hukuk ilkeleri ve Anayasa âdeta hiçe sayılarak tüm malî hakların kısıtlanması sonucuna götürebilecek böyle bir düzenleme, ile

'Korku duvarı' yıkılsın

Özlü bir söz olarak tekrarlanır ki, "İnsan ürkmesi (affedersiniz) hayvan ürkmesine benzemez." Çünkü insan bir defa ürkütüldü mü onu unutmaz ve her defasında yine 'ürkmeye' hazır hâle gelir. Korku iyice yerleşir ve 'korkutarak iş görenler' de istedikleri gibi at koşturmaya devam ederler.Korkmayanlar ve cesur olanlar zalimlerin pek de sevdiği kişiler

Bu iddia yalanlandı mı

Bazı hadiseler vardır ki onlar ancak "Şuyuu vukuundan beterdir" diyerek anlatılır. Yani "Bir şeyin duyulup konuşulması, iddia edilmesi; onun yaşanmış olması ya da gerçekleşmiş olmasından daha beterdir, vahimdir, kötüdür" anlamına gelir.Böyle çok hadiseler var ve devamlı da yenileri yaşanır. Son zamanlarda duyulan bir haber de ancak bu tabirle anlat

Tasarruf dersinde sınıfta kaldık

Elindeki ekmeği ya da cebindeki parayı 'çöp'e atana 'akıllı' denilebilir mi Aynı şekilde mümkün olduğu halde tasarruf etmeyip elindeki imkânları israf edenin de doğru iş yaptığını hiç kimse söyleyemez."Tasarruf edelim, israfı önleyelim" denildiğinde buradaki 'israf'ın imkânları 'çöp'e atmak olduğunu anlamayanlar "Niye tasarruf edelim ki Hem itibard

Mecburî istikamet, hukuk

Maalesef ülkemiz hukuktan ve adaletten o kadar uzaklaştı ki, yüksek mahkeme başkanları dahi "Anayasa Mahkemesi karaları bağlayıcıdır, bu kararlara uyulsun" deme ihtiyacı hissetti.Hak, hukuk ve adaletin tecelli ettiği bir yerde böyle bir beyanata ihtiyaç duyulur mu "AYM kararlarına uyulsun" denildiğine göre bu kararlara uyulmadığı da bir bakıma ilân

Akıl için yol: Reformları unutma!

Sadece iş dünyası değil, Türkiye'de yaşayan herkes 'hal ve gidiş'le ilgili olarak görüşlerini, düşüncelerini ve kanaatleri beyan ve ilân etmek durumundadır, belki de mecburiyetindedir. Bu yapıl(a)madığı için krizleri aşıp 'düzlüğe' çıkma imkânı bulunamadı.Hal ve gidişle ilgili görüş ve düşünceler ilan edilemiyor, çünkü 'korku' dağa ve hatta taşa si

Bu tablo nasıl değişecek

Nereye el atılsa 'vahim tablo'lar ile karşılaşmak neredeyse sıradanlaşmış gibi olsa da cezaevlerinin durumu belki de vahimlikte ön sırayı alır. Cezaevlerinin durumunu Türkiye'nin hal ve gidişini gösteren ölçü olarak da görmek mümkündür.Önce bazı siyasetçilerin cezaevleri konusundaki beyanlarını hatırlayalım: Samsun eski milletvekillerinden Suat Kıl

Dünya devi olmak varken...

Türkiye'nin en iddialı olduğu ve dünya ile rekabet edebileceği sektörlerden birinin de tekstil işi olduğu yıllardan beri söylenip duruluyordu.Belki hakikatte de öyledir ve bu mümkündür. Ancak gelinen noktada tekstil üreticilerinin 'duvara toslandığını' ilâan ettikleri söylenebilir. Artaş Holding, perakende sektöründe geçen 30 yılı, sektörün önde ge

Dizi dizi yanlışlar...

Ne yazık ki dünyayı kurtarmaya çalışırken kendimizi ve ailemizi kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya kaldığımızı göremiyoruz.İç siyaset bir yana, dünya siyasetine bile kafa yoruyoruz ve başka ülkelerin idarecilere akıl vermeye çalışıyoruz. Tespitlerimiz doğru olsa bile bunun neticeyi değiştirmeye yetmeyeceğini bilmiyor muyuz Bediüzzaman Said Nursî

Kriz derinleşiyor mu

Emekliler, işsiz gençler, gıda maddelerindeki yüksek fiyat artışları haklı olarak milletin gündemini meşgul ediyor.Bu konular elbette çok önemli. Ancak sıkıntılar sadece bunlarla sınırlı değil. Vatandaş nezdinde çok tartışılmasa da başka pek çok sektörde de sıkıntılı bir durum var. Hal ve gidişi anlatan bir yorumdaki tablo şöyle: "Haziran 2023'ten