Faruk Çakır

Yeni Asya

Milleti oyalamayınız!

Ne olduysa oldu ve Türkiye'yi idare edenler 'hak, hukuk ve adalet yolu'nu hatırlamış gibi yapmaya başladılar. Ankara'daki idarecilere göre yakında "Eş zamanlı, çok alanlı, ince işçilik gerektiren reformlar" başlayacakmış..."Türkiye gerçekleri"ni bilenlerin duyunca kızacağı ve "Şimdiye kadar neyi beklediniz" ya da "Samimi olduğunuzu nereden bileceği

Gazze için çok daha fazlası yapılmalı

7 Ekim 2023 sonrası İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırısı küresel bir intifadanın başlamasına yol açtı.Sanat dünyasından akademiye, toplumsal hareketlere kadar bu durum önemli etkiler doğurdu. Kurulan dayanışma ağları, üniversite eylemleri haksızlığa karşı yeni mücadele biçimleri geliştirmesine sebep oldu. İsrail'in bu zulmü yaparken ABD ve İngilter

Önce ailenin yıkımını durdurun!

Türkiye'nin acil çare üretmesi gereken konulardan birinin de aile meselesi olduğu, üzerinde ittifak edilen konular arasındadır. Aynı zamanda ülkemizin şimdiki idarecilerinin bu konuda üzerlerine düşen işleri yapmadıkları da bellidir.Çünkü idareciler ara sıra da olsa, "Aile, eğitim ve kültür konularında arzu ettiğimiz inkişafı sağlayamadığımızı da k

Darbeler tarihi son bulsa...

Ülkemizin "Büyük Türkiye" olmasına mani olan ve milletin vicdanında derin yaralar açan "27 Mayıs 1960 askerî darbesi"nin üzerinden 64 yıl geçmiş. Aradan bunca yıl geçtikten sonra hâlâ darbeleri ve darbecileri konuşuyor olmamız; bu faciadan ders ve ibret almadığımızı göstermez miElbette darbelerin ve darbecilerin konuşulmasında temelde bir mahzur yo

Adnan Kahveci'den bir tespit

Çok önemli olduğu halde, ekseriyetle unutulan bir 'son soru' var: "Merhumu nasıl bilirdiniz" Bu soraya "İyi bilirdik" şeklinde cevap verilenlerin imtihanı kazanma ihtimali çok daha yüksektir.Sosyal medyada ara sıra paylaşılan bir videoda, tartışmalı bir trafik kazasında vefat eden eski bakanlardan Adnan Kahveci bu soruyu hatırlatıyor ve "Başarının

İsrail'deki "insan"lar

Gazze özelinde Filistin'de yaşananlar bütün dünya ve insanlık için ayırt edici bir "turnusol kâğıdı" mahiyetini kazandı. "İyi"ler İsrail'in zulmüne itiraz ederken "kötü"ler zalimlere destek olmayı tercih etti.Tabii ki dünyanın neresinde olursa olsun zulmü itiraz etmek en başta "İslam alemi"nin vazifesidir. Ayırım yapmadan bütün zalimlere itiraz etm

İsraf kralından vaaz!

En sondaki sözü en başta söylemekte mahzur yok: İsraf, yani maddi ve manevi imkânları boşa harcamak tartışmasız bir şekilde yanlıştır, hatadır ve inancımıza göre de günahtır.Ayrıca israfı kim yaparsa yapsın netice değişmez, aynı şekilde kınanmayı hak eder. Hele bu israf, "tüyü bitmedik yetimlerin hakkı"nın da olduğu "devlet imkânları"nı kullanmak s

İsrail ne umdu ne buldu

Gazze'yi, dolayısı ile Filistin'i ve Filistinlileri haritadan silme niyetiyle yola çıkan İsrail, hiç ummadığı bir netice ile karşılaştı ya da karşılaşmak üzere. Oradaki savaş ve işgal bitmemiş olsa da hal ve gidişe bakılırsa netice İsrail'in aleyhinde olacak.İsrail'in bir bahane ile Gazze'yi işgal ettiği ilk günleri düşünelim. Başta Amerika ve Avru

Gazze'deki akıl almaz zulüm

Filistin meselesi siyasi görüş fark etmeden ülkemizde yaşayan hemen herkesin ilgi duyduğu ve bir bakıma kalıcı gündem olmuş bir mesele.Hangi siyasi görüşe mensup olursa olsun büyük çoğunluk İsrail'in yaptıklarına itiraz ediyor ve Filistin'deki zulmün sona ermesini arzu ediyor. Böyle olmakla birlikte Filistin'de, Gazze'de ya da Refah'ta tam olarak n

Darbelerle mücadele böyle mi olur

Çoğu zaman ifade edildiği üzere ülkemizin yakın tarihi bir bakıma da 'darbeler ve darbeciler tarihi' olarak isimlendirilebilir.27 Mayıs 1960'daki askeri darbe, 'darbelerin öncüsü' olarak görülmüş olsa da; belki ondan daha yaralayıcı, daha tahripkâr darbeler de olmuştur. Özellikle 12 Eylül 1980 darbesinden sonra "darbelerle mücadele" konusu siyaset