TEKSTİLDE DARALMAYI İYİ OKUMALIYIZ
Tekstil sektörünün çöküşü ekonominin erken uyarı sistemi midir, yoksa yalnızca yapısal bir gerileme midir?
Yazar, tekstil sektörünün ihracattaki payının 2021'de yüzde 6,46'den 2025'te yüzde 4,17'ye düşmesini, ekonomi yönetiminin yüksek faiz ve döviz politikasının neden olduğu rekabet gücü kaybına bağlamaktadır. Sektördeki 11 bin 905 işsizlik ve 835 işyeri kapanışını geçmiş krizlerden ders alınmayan politikaların sonucu olarak görmektedir. Peki bu kez yalnızca emek yoğun sektörleri mi, yoksa tüm ekonomiyi mi hızlı bir daralma bekliyor?
2009 kriz öncesi tekstil sektörü en fazla şikayet eden sektör olmuştur. Tekstil sektöründeki erken daralma, talep ve ihracat zayıflaması krizin öncü sinyallerinden birisiydi.
Krizde de İmalat sanayii ve tekstil sektörü, krizi en ağır yaşayan sektör de oldu. Türkiye 2009 yılında yüzde eksi 4,8 oranında daraldı. İmalat sanayii ise yüzde eksi 7,3 oranında daraldı. Tekstil ve ürünleri ihracatı da 2008 den 2009'a yüzde eksi 19 oranında daraldı.
Tekstil sektörü emek yoğun sektör olduğu için, ihracata ve iç talebe duyarlı sektör olduğu için daralma daha hızlı oluyor. Bir firmanın kriz halinde işçi çıkararak daralması, makine tasviye etmekten çok daha kolaydır. Bu nedenle emek yoğun sektörlerde daralma olursa, işsizlik oranı da daha hızla artar.
Giyim ve tekstil de talep elastiktir. Ertelenebilir tüketim kalemidir. İnsanlar ve perakendeciler siparişleri hızlı kesebiliyor. Dış talepten de bu nedenle daha çabuk etkilenir.
Tekstilde stok ve sipariş verileri erken sinyal verir. Tekstil siparişlerindeki düşüş, genelde daha geniş sanayi yavaşlamasının öncüsür.
Son yıllarda tekstil sektörü Mısır'a yöneldi. Bunun temel nedenleri;
Türkiye'de son beş yılda tekstil sektörünün ihracatı giderek düşüyor. 2021 yılında tekstil ihracatının toplam ihracat içindeki payı yüzde 6,46 iken 2025 yılında yüzde 4,17'ye geriledi. (aşağıdaki tablo)
ünkü son iki yıldır, MB ve bankalar yüksek faizle döviz alıyor ve kuru tutmak için satıyor. TL hızlı değer kazandı. Bu nedenle ihracatta rekabet gücü düştü.
Oysaki, Mısır'da dış pazara erişim avantajı daha yüksektir. Avrupa ve ABD'ye daha kısa teslim süresi, gelişen liman/lojistik altyapısı ve Mısır'daki QIZ düzenlemesi sayesinde ABD'ye belirli koşullarla gümrüksüz giriş imkânı bu tercihi güçlendiriyor.
Türkiye de asgari ücret düşük olduğu halde, Mısır'da daha da düşüktür.
Türkiye de ikili iç talep yapısı oluştu. Zengin daha zengin oldu. Yüksek fiyat ödeyebiliyor. Düşük gelir gruplarının alım gücü eridi. Ucuz ve kitlesel mal üretimi daraldı. Ama zengin için üretim var. Lüks bir mağazada, yerli bir üretim örme kazak 90 bin lira

4