Son bildirim: Otur ve katliamı izle!

Ekranlarımızda savaş, telefonlarımızda dizi önerisi: Medya algoritmaları toplumu pasif izleyiciye dönüştürürken, gerçek felaketler sıradanlaşıyor mu?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, modern medya ve dijital platformların insanları dikkatini meşgul ederek toplumsal olaylara tepki vermesini engellediğini iddia ediyor. Trump'ın İran tehdidi esnasında Netflix'in eğlence bildirimi örneğiyle, kitle iletişim araçlarının sokakları harekete geçirmekten ziyade evlerde pasif birer seyirci haline getirmeye başladığını gösteriyor. Ancak bu "dijital sedasyon" tezinin gerçek hayattaki etkinliğini ölçmek ve insanları bu kadar pasif gördüğümüzü kabul etmek ne kadar doğru?

Akşama doğru telefonlar titriyor. Ekranlara bir bildirim düşüyor: "Bu gece uzun olacak! Önerilerimize kulak verin, eğlenceli bir gece geçirin."

Aynı saatlerde bazı haber kanallarının ekranlarında ise sayaçlar çalışıyor. Zaman gece 03.00'e doğru geri sayıyor. Haberciler, uzmanlar, analistler ilan edilen katliamın olası sonuçlarını yorumluyor. Yine aynı anlarda bazı şehirlerde evler yıkılıyor, tesisler bombalanıyor, enkazlardan cesetler çıkarılıyor. Tepelerinden ölüm yağan insanlar bir yandan da köprüleri, yolları çevreliyorlar. Zincir halkaları gibi birbirine kenetlenmiş halde, ülkeleri için canlı kalkan olarak saatlerin 03.00 olmasını, "vatan nöbetinde" katledilmeyi bekliyorlar. Dünyanın geri kalanı ise ya onları izliyor ya da olacakları "izlememeleri" için farklı içeriklere yönlendiriliyor. Ütopik bir romandan tasvir ya da bilim kurgu dizilerinin gerilim dolu sahnelerinden biri değil bu manzara. Üç gün önce yaşandı ve bizler de bu devasa yok edilme sahnesinde yer aldık.

Televizyon ekranlarında savaşların artık sıradanlaşan görüntüleri akarken, cep telefonlarımızdan başka bir dünyanın kapısı aralandı: Diziler, filmler, eğlenceli vakit geçirme önerileri...

Modern çağın insanları olarak, en tuhaf çelişkimiz de tam olarak burada başlıyor. Daha fazla iletişim, anlık bilgi ve dünyada olan bitenden haberdar olma dürtümüz; bir ülkenin yerle bir edilmesi hazırlıklarını canlı izlemek ile o kanlı geceyi eğlenceli içerik tüketerek geçirme ikileminde bırakıldı.Black Mirror dizisinin "çoktan seçmeli" senaryosu herkesi hayret ettirmişti. Bölümün nasıl sürmesi gerektiği izleyicinin tercihine bırakılmıştı. Netflix'in yıllar önce hayata geçirdiği bu kurgu, bugün yaşadığımız gerçekliğin ürkütücü uygulamasına dönüşmüş durumda.Kitle iletişim araçlarının ulaştığı devasa güç, tarihte benzeri görülmemiş bir seviyeye ulaştı. Bu tespit, Amerika'nın 2003 yılında Irak'ı işgal etmesi televizyon ekranlarında canlı izlenirken de yapılmıştı. Irak'ın işgali, kitaplarda, raporlarda ve haber cümlelerinde "tarihin naklen yayınlanan ilk savaşı" parantezi ile yer aldı."Şimdiyi" yorumlamak ve kayıtlara geçirmek ise hem anlamsız hem de çok daha güç. Çünkü kitle iletişim araçları etkisini artırdıkça anlamını da dönüştürdü. Düne kadar haber ileten medya mecraları, artık milyarlarca insanın dikkatini, zamanını ve hatta duygularını yönetebilen yapılara dönüştü.Yakın tarih bize kitle iletişim araçlarının sokakları nasıl hareketlendirdiğini de defalarca gösterdi. Coğrafyamızı kaosa teslim eden Arap Baharı sürecinde Facebook ve Twitter, liderleri tasfiye eden kalabalıkların meydanlarda örgütlenmesine önayak oldu.

Türkiye de benzer bir tecrübeyi yaşadı. Arap Baharı'nın Türkiye ayağı olan Gezi kalkışmaları sırasında Twitter, kaos üreten ve sokakları yöneten bir müdahale aracı olarak kullanıldı.

O günlerde dijital platformların gücü, insanları sokağa çıkarabilme kapasitesiyle ölçülüyordu. Bugün ise bambaşka bir tablo ile karşı karşıyayız.

Netflix'in önceki gün Trump'un İran'ı yok etme tehdidi üzerine gönderdiği bildirim şunu gösterdi ki; sosyal medya platformlarının yeni denklemdeki rollerinden biri artık kitleleri sokağa dökmek değil, insanları evlerinde tutmak ve olaylara tepki vermeyecek bir duyarsızlığa teslim olmalarını sağlamak olacak.

Ekran başında tutulan, olan biteni seyreden, kabullenen ve zamanla normalleştiren bir kitle oluşturuluyor. İnsanlar cep telefonlarına gelen bildirimlerle ekranlara sabitleniyor.