Hırsızlara yakalanan iki gazeteci

Gece yarısı bir köyde kapılar kırılıyor, evlere giriliyor, insanlar yataklarında öldüresiye dövülüyor.

CNN ekranlarında alışılmışın dışında bir cesaretle ele alınan haberden öğreniyoruz detayları. Yatakta acılar içinde inleyen, başı sarılı, suratındaki kanlı izler ve morarmış gözleri ile yaşlı adam, 75 yaşındaki Abdullah Daraghmeh. Vücudunda çok sayıda kırık var. Filistin'in Batı Şeria bölgesindeki Tayasir Köyü'nde yaşıyor. İsrailli "sivil işgalciler" o uykudayken kapısına dayanmış, yaşlı adamı yerlerde sürükleyerek dışarı atmışlar.Bu kanlı baskınlar ne ilk ne de bilinmez bir gerçek. TRT World'ün bir gazetecilik başarısı olarak dünyaya sunduğu"Kutsal İşgal" (Holy Redemption)belgeseli, Filistin topraklarındaki işgali, terörünün vahşi boyutunu tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermişti. Ancak yeni ve dikkat çekici olan;İsrail'in 1967'den beri sistematik olarak uyguladığı bu işgal politikasının, CNN gibi Amerikan devi tarafından bu denli detaylı, açık ve deşifre edici bir tonda ele alınmasıydı.İsrail askerleri de Batı medyasından böylesine bir "cesur" refleks beklemiyor olsa gerek; Tayasir Köyü'ne giden muhabirlere silah doğrultup onları yerlerde sürükleyerek tartakladılar. Kameraları kırılan gazeteciler yaklaşık iki saat boyunca alıkonuldu. CNN, izleyicilerini hayretler içinde bırakarak bu anları da yayımladı. Hem de saldırgan İsrail askerlerini, yüzleri belirgin olacak şekilde deşifre ederek.

CNN hem işgali hem de personeline yapılan saldırıyı şu tarihi notla duyurdu: "İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere vahşice saldırmasından ve yasadışı bir karakol kurmasından on iki saat sonra İsrail ordusu devreye girdi. Ancak askerler, işgalcileri durdurmak yerine, Filistinli sakinleri ve saldırıyı takip eden CNN ekibini hedef aldı."

Bu haber bir kırılma noktasıdır. CNN, bir IDF askerinin "Bu yerleşim şu an illegal ama zamanla yasal olacak" sözlerini de yayımladı. Gaspın ve hırsızlığın itirafı, Amerika'nın en etkili yayın organında resmen kayıtlara geçti.Bugüne kadar Gazze'deki soykırımı görmezden gelmekle veya İsrail lehine "pasif sansür" uygulamakla eleştirilen Amerikan ana akım medyasında, bu sertlikte bir "anti-İsrail" haberine rastlamak neredeyse imkansızdı.Olayın ardından İsrail ordusunun, muhabirlere saldıran askerlerin bağlı olduğu taburu görevden çektiğini duyurması, bir askerin ordudan ihraç edilmesi ve disiplin sürecinin başlatılması da alışılmışın dışında bir yaptırım. Anlaşılan o ki; İsrail, Amerikan medyasında "ifşa edilmenin" bedelini sezdi ve "sus payı" mahiyetinde cezalandırmaya gitti.Netanyahu, TikTok'u kontrol altına almayı bir savaş stratejisi olarak görse de sosyal medyadaki "dip dalga", geleneksel medyayı ve gazetecileri de köşeye sıkıştırmaya başladı.CNN'in Kudüs muhabiri ve ekibinin İsrail askerleri tarafından alıkonulmasının yankılarını sayfalarına taşıyan Washington Post'taki okur yorumlarına bakılırsa,