Türkiye'yi bugünlere taşıyan, Emperyalizmin güdümündeki dincietnikçi politikaların doruk noktalarında, bunlara destek verenler, ("Aydın" olduklarını iddia etseler ve toplum tarafından öyle görünseler bile) "Aydın" olarak kabul edilemezler!
"Aydın" tanımını nasıl yaptığımı anımsayalım.
Bence Türkiye'de "Aydın":
Bağımsızlık, Özgürlük, Eşitlik, Laiklik, Dayanışma, Adalet ve Barış mücadelesi yapar, sömürüye karşı çıkar, Anayasa'yı, Demokratik, Laik ve Sosyal Hukuk Devleti olan Cumhuriyeti, Temel Hak ve Özgürlükleri savunur.
Bunları yapmayan kişi, "Aydın" sayılamaz!
***
Kendilerini "Aydın" sayanların ya da toplum tarafından öyle görülenlerin yanlış yaptıkları (her iki anlamıyla da "Aydınlığa" ihanet ettikleri) noktalar, kronolojik olarak şöyle sıralanabilir:
(Hiç sevmediğim "İhanet" sözcüğünü, klasik anlamda değil, "Aydınlar" konusunda kalıplaşmış olarak çok kullanıldığı için, ahlaki anlamda, "yanlış yapmak", "kendi kimliğinden bekleneni yapmamak" biçiminde kullandığımı yine vurgulamak isterim.
12 Mart 1971: Askeri Darbe'yi desteklemek.
31 Mart 1975: Feyzioğlu'nun da katılımıyla kurulan ve dinci, ırkçı, liberal, üç sağ partiyi birleştiren Birinci Milliyetçi Cephe'yi desteklemek.
12 Eylül 1980: Askeri Darbe'yi desteklemek.
18 Ekim 1982: 1961 Anayasası'nı kaldıran yeni Faşizan Anayasa'yı desteklemek.
3 Kasım 2002: Demokratik rejimi tramvay olarak gören ve Demokrasi durağına gelmeden inilebileceğini belirten, sonradan AYM tarafından "Laiklik karşıtı eylemlerin odağı olduğu" karara bağlanan, Erbakan'dan ayrılanların ABD desteğiyle kurdukları AKP'nin kazandığı seçimi, "Muhafazakâr Demokrat İnkılap" diye nitelemek. (Bknz: Birikim dergisi kapağı)
27 Nisan 2007: Genelkurmay Başkanı Büyükanıt'ın danışıklı dövüş izlenimi veren ve "E-Muhtıra" diye istismar edilen bildirisini desteklemek.

4