Beslenme düzenimizin değiştiği bu dönemde sahurun yıldız öğün olduğunu unutmayın. Sahurda sizi ertesi gün tok tutmaya yardımcı olacak ve susuzluk hissini tetiklemeyecek seçimler yapmak önemli
Ramazan ayı paylaşmanın, sadeleşmenin ve bedenle yeniden baağ kurmanın en özel zamanlarından biridir. Bu dönemde yaşanan uzun süreli açlık ve susuzluk, bilinçli bir şekilde yönetildiğinde beden için bir zorlanma olmaktan çıkar, denge ve farkındalık sürecine dönüşür. Bu nedenle ramazanı yalnızca aç kalınan bir zaman dilimi olarak değil; bedeni dinlemeyi, ihtiyaçlarını fark etmeyi ve ona daha şefkatli yaklaşmayı öğrendiğimiz bir süreç olarak görmek gerekir. Amaç, bedeni yormadan, dengeli ve sürdürülebilir bir şekilde oruç tutmaktır. İşte ramazan ayını daha huzurlu, enerjik ve sağlıklı geçirmek için uygulayabileceğiniz 10 önemli beslenme ve yaşam önerisi.
1- Sahuru atlamayın uyku düzeninizi koruyun
Bu yıl sahur vakitlerinin 06.00-06.30 civarında başlaması, birçok kişi için sahuru 'erken kalkma'dan çok, güne başlama saatine yaklaştırıyor. Bu nedenle biraz daha uyumak için sahuru atlamak cazip gelebilir; ancak sahursuz tutulan oruç, gün içinde daha hızlı enerji düşüşüne ve kan şekeri dalgalanmalarına yol açabilir. Ramazan ayında sık yapılan hatalardan biri, sahura hiç kalkmamak ya da uyumadan sahur yapmaktır. Gece uykusunun tamamen bölünmesi veya hiç uyumadan sahur yapmak, biyolojik saatin yani sirkadiyen ritmin bozulmasına ve bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olabilir. Burada önerim, mümkünse sahura kadar uyuyup hafif ama dengeli bir öğünle oruca başlamaktır. Sahur, sadece bir öğün değil; gün boyu enerjiyi, dikkati ve metabolik dengeyi korumak için önemli bir destektir.
2- İftarı ılık su ile açın
Uzun süren açlığın ardından mideyi birden doldurmak sindirim sistemini zorlar. İftara bir bardak ılık su ile başlamak, mideyi nazikçe uyandırır. Ardından kan şekerini dengede tutmak için bir adet hurma veya küçük porsiyon kuru meyve tercih edilebilir. Sonrasında tekrar bir bardak su içmek, hem sıvı alımını artırır hem de iştah kontrolüne yardımcı olur.
3- Hurma seçerken etiketini okuyun
Hurma, ramazan sofralarının vazgeçilmezidir ve uzun süreli açlık sonrası vücuda hızlı enerji sağlar. Ancak piyasada parlak görünmesi ve daha tatlı olması için glikoz şurubu eklenmiş hurmalar oldukça yaygındır. Mümkün olduğunca katkısız, doğal ve lif oranı yüksek hurmaları tercih edin. Aşırı tüketimden kaçınmanın da önemli olduğunu hatırlatmakta fayda var.
4- İftar sofralarında çorbaya yer açın
Çorba, iftar sofralarının en kıymetli başlangıcıdır. Sindirim sistemini destekler, mideyi ana yemeğe hazırlar ve porsiyon kontrolüne yardımcı olur. İdeal olanı çorbayı içtikten sonra ana yemeğe geçmeden önce yaklaşık 10-15 dakika ara vermektir. Bu kısa mola, tokluk sinyallerinin devreye girmesini sağlar.
5- İftar sonrası sindirimi destekleyin
İftar sonrası yaşanan şişkinlik ve hazımsızlık oldukça yaygın şikâyetlerden biri. Bu noktada bitki çayları iyi bir destek olabilir. Zencefil ve nane içeren çaylar mideyi rahatlatırken, rezene de sindirimi destekleyen etkisiyle öne çıkar. Şeker eklemeden tüketmeye özen gösterin.

4