Cem Dizdar

Fanatik

İki farklı maç!

Tuhaf, hastalıklı bir kültür ele geçirmiş durumda ülke futbolunu! Maçın henüz başında çıktıkları hücumda takımının faule maruz kaldığını düşünen Bodrum stoperi Musah Mohammed ceza sahası köşesinde Anderson Talisca 'ya öyle bir faul yaptı ki, hem sarı kart gördü hem o serbest vuruş Fenerbahçe golünü getirdi. Göz göre göre yedikleri golde bile faul o

Önemli bir avantaj

Yaşamda olduğu gibi futbolda da yapılan kadar, hatta daha fazlasıyla yapılanı sürdürmek esastır. Dün akşam ilk 15 dakikadaki Orkun Kökçü'nün golünü de getiren, 'doğru takım tavrı'nın sürdürülememesi, ülke oyununun kalıcı sorunudur. Oysa gol, defansta organize olup, programlammış bir hücumdan geldi ki, bunu gol öncesinde de denemişti Milliler. Ancak

Fenerbahçe'deki baskı arttı

İskoçya'dan galip ama elenmiş olarak dönen Fenerbahçe dün akşam ilk devre boyunca topla daha çok haşır neşir olan taraftı. Ne var ki, benzer orta denemeleriyle sonuçsuz kalan onca girişimde onların hanesinde yazılıydı! Samsun savunmada dengeli bekleyip orta sahayı kapatarak ev sahibini kenarlara yönlendirdikçe arkadaki Fred ile Amrabat'ın Dusan Tad

Çalışmak yetmez ama...

Futbolsever ülkemizin, güzide maçlarından biri! Hiçbir şey olmuyor. Üstelik ev sahibi ligde kalma gayretinde deplasman takımı ise ilk üç derdinde. Konya'nın ligdeki durumu malum. Peki ya Beşiktaş Onca transfer, onca tanınmış futbolcu, değişen onca yönetimin ardından gelen uluslararası unvanlı hoca!.. Gelin görün ki devre boyunca gol olabilecek yega

Geleceğe hazırlık

Günlerdir 'Solksjaer dokunuşu' diye özetlenebilecek abartılı bir anlatı hakim Beşiktaş haberlerine. Oysa hayatta olduğu gibi futbolda da hiçbir şey bu tür keskin kısaltmalarla açıklanamaz. Burada da ilke şudur: Nicel birikimler nitel sıçramalara yol açar. Beşiktaş o birikim sürecini henüz başlatmadı bile denebilir. O nedenle dün akşam tribün uğultu

Atılan golden çok iptallere sevinmek!

Ülke futbol kamuoyu bir yanda münakaşa keşmekeşinde boğulup diğer yanda eğlenirken hamasetin ipliğinin pazara çıkması için ''normal bir maç'' yetiyor da artıyor. Bir kaç gündür UEFA Kupası'nda nerelere varılabileceğinden çok ''ülke içi çekişmeler'' konusunda tonu iyice yükseltilen demeçlerle hazırlandı Fenerbahçe maça. Nihayetinde sahaya çıkıldı ve

Stresi Aslan'a yıktılar

Neredeyse her hafta dilekçeyi kapanın birilerini şikayet için soluğu Adliye'de aldığı ''süper münakaşa ligi''nde puanı değilse de moral üstünlüğü alan Fenerbahçe, yelkenini de rüzgarla doldurmuş görünüyor. ''Yerli hakem'' Cihan Aydın'ın yönettiği maçta Galatasaray - gerçi karşılıklı iki penaltı da ''yabancı VAR''dan verildi ya - Kasımpaşa'ya takılı

Bunca yıldır göz yummak

Tuhaf bir is

İki takımın da istediği oldu

''Dünya derbisi!..'' ''Yılın maçı!..'' ''Kader maçı!..'' ''Yabancı hakem gelirse adalet gelmezse bile şüpheler ortadan kalkar!'' Daha neler neler Sonuç! Harcanan milyonlarca euroya rağmen oynanamayan futbolu hakem yönetimlerine yıkarak aradan sıyrılanların memleketinde vasat altı bir yarı daha. Değil ''Gol beklentisi'' gol pozisyonun mumla arandığı

Beşiktaş'ta gelişme var

Futbolda hücumu önceleyip savunmayı ikincil gören anlayışlarca yönetilen takımların maçları izlenirlik açısından zevklidir. Maceracı takımlar arzuyla rakip kaleye giderken oyuncuları arasındaki mesafeler de ister istemez açılır. Dolayısıyla tamamlanamayan hücumlarda kaptırılan toplar karşı hücuma dönüşür ki, buna süslü ifadeyle artık ''geçiş oyunu'