Cem Dizdar

Fanatik

Acemiler mangası

İlk devresinde ''acemiler mangası'' misali amacı olan ancak bilinci düşük hücumlar izledik iki takımdan da... Çoğu bir türlü becerilemeyen ve karambol olsun diye gönderilen ortalara kurban giden hücumlar! Bu arada sık sık ofsayta düşmeleri de atlamayalım. Beşiktaş başlarda, merkezi Gedson Fernandes olan girişimlerde bulunmaya çalıştıysa da başarılı

Umarım açıklamazlar

Maçın ilk devresi ''Top kapma, top kaptırma mücadelesi'' biçiminde geçtiği için iki takım da dişe dokunur pozisyon üretmedi! Fenerbahçe'nin savunma arkasındaki o yarım sahalık koca boşluğu gözleyen Eyüp nihayetinde Mama Thiam, Ahmet Kutucu iş birliğinden golü çıkardı. Bu golden sonra da ''savunmacı teknik adam'' olarak mimlenen Jose Mourinho'nun ta

Kadro tercihi

Neresinden bakarsak bakalım tuhaf bir maç! Öyle ki, ligin dibindeki Adana Demirspor açısından düşünürsek böyle bir ilk devre oynamayı hayal dahi etmemişlerdir sanırım. Koca devre Demirspor ile Mert Günok arasında geçerken tüm Beşiktaş takımı da kenar yönetimi de olan biteni öylece izleye durdu. Gerçi bu denli mecalsiz oyunculardan kurulu bir takım

Futbol dışı etkiler...

Başakşehir'in hafta içi hangi konular üzerine çalıştığını bilemeyiz ama orta sahaya ulaşmamaya adeta yemin etmiş bir takım izledik ilk yarıda! İlk 30 dakika ön alanı öylesine doldurdular ki, top delik bulup oyuncular arasından geçemedi. Haberin Devamı Maçın gidişatını belirleyen ise futbol değil, futbol dışı etkilerdi kanımca. Önce İrfan Can Kahve

Yanıltıcı sonuçlar

Ülke futbolunun hal ve gidişini ölçebileceğimiz yerin yurdumuz olmadığı kesin! Bizdeki veri ve sonuçların çoğu yanıltıcı. Norveç'teki ilk yarı bunun adeta kanıtıydı. Hafta sonu Fenerbahçe'yi yenen Beşiktaş için yazılıp söylenenlere bakılırsa bu maçı elini kolunu sallayarak kazanacağını sanabilirdiniz. Ancak Bakhtiyar Zaynutdinov'un rakibe çarpıp Ge

Başladığı gibi bitti!

Sahaya bakıldığında denk iki takım oynuyor diye düşünebilirsiniz ancak verimlilik açısından farkı yaratan atletizm ve 'hızlı düşünüp hızlı davranmak' oldu. Topu elinde tutuyor görünen Fenerbahçe ise de Bilbao'nun reaksiyon hızının düşüklüğüydü farkı yaratan. Bizde buna 'yetenek farkı' deniyor ama bu tek başına durumu açıklamaya yetmiyor maalesef. G

Tek golle bitti!

İlk devresi her açıdan ''kafa kafaya'' geçen bir maç. Mühim isimli oyunculardan beklenmedik acemilikler, topu ayaktan çıkarmakta gecikmeler, önemli hücum girişimlerinde atılan paslardaki acemice davranışlar vs Organize hücumlardan daha çok Rafa Silva ya da Edin Dzeko benzeri hücumcuların bireysel becerisine muhtaç tarzda hücumlar. Savunmada da eşit

Sorunlar netleşiyor!

Beşiktaş'ın sorunlarının kaynağı her geçen gün daha da netleşiyor. Mersin'de sahaya sürülen 11'in merkez oyuncusu Salih Uçan! Yani deniyor ki Giovanni Van Bronchorst'a, ''Sen bu işi bilmiyorsun hocam.'' diyen kim Yardımcılarından buralı olan Serdar Topraktepe!.. İlk devre boyunca Salih Uçan'ın pozisyonuna göre verimlilik istatistiği ''yok'' denecek

Kaçınılmaz sonuç

Son ay içinde gerek saha gerek kulüp idaresinde olağandışı gelişmelerin yaşandığı Beşiktaş sahaya indi ya, bütün tuhaflıklar geçici olarak unutulacak sanıldı. Ne var ki, sahada olanlar ülkedeki maçların unutulmasına izin vermeyecek türdendi. İlk devre tıpkı ülkedeki gibi ''yoklardaydı'' Beşiktaş. İlk 25 dakika savunma yapma gayreti nedeniyle o kada

Hakeme suç atmak kolaycılık!

Yine ülkeye özgü ilginçlikte bir ilk yarı... Topla oynuyor gibi görünen Beşiktaş. Top yüzde 62 onlarda ama 'Gol beklentileri'; 0.27! Topla yüzde 38 oranında oynayan 'Atletik Göztepe''nin gol beklentisi ise 1.78. Varın olan biteni siz hayal edin! Öyle ki Beşiktaş sahada sadece görünüyordu topun verimli kullanımında sözü geçen ısrarla deplasman takım

Ya puan kaybetselerdi!

Ülkeye özgü entersen ilk devrelerden biri daha! Statta olanlar da biz televizyon karşısındakiler de boş bakışlarla izliyoruz futbol alanında olanları. Öyle ki bir ilk yarı ki, topla rakibini iki katı (yüzde 66) oynayan Galatasaray'ın gol beklentisi yok denecek kadar az 0.12. Ev sahibi Bodrum'un bekletisi ise rakibine göre şaşırtıcı, 0.19. Demek ki

Enes girdikten sonra

Aslında tehlikeli bir maç olduğu devre sonunda Galler'in direkten dönen topunda belli oldu. Bir "Türk futbolu folklorü" olarak "Taca çıktı hocaaamm!" derken kaleyi göremeyen rakip çerçeveyi karşıdan görüp, şutu attı! Gol olsa sadece "top çıktı!" diye itiraz edecektik, o kadar. Oysa "Johann Cruijff ilkesi" gereği, top bizimkilerdeydi ve haliyle raki