Canan Eraslan

Canan Eraslan

Türkiye
Ekonomi 96 yazı 3 takipçi

Aileye kredi açmalı

Enflasyonla savaşta tüketiciler ve sabit gelirlilerin yükü her geçen gün artıyor. Bir tarafta üreticiden raflara gelinceye kadar katlanan fiyatlar, diğer taraftan enflasyonun altında kalan ücretler, aileleri 'günü borçla kurtarma' noktasına getirdi. Bazıları birden fazla kredi kartıyla borcu çevirme yoluna giderken, bazıları yükselen kredi kartı bo

Sahi esas mağdur kim

Eylül ayının ortalarında borsadaki sert ve seri düşüşlerle hissettik önce fon krizini. Sadece 7 portföy şirketine ait 131 fonda parası olanlar değil, hisse senedinden dövize, değerli metallere kadar para piyasalarında yatırımı olanlar ve toplamda Türkiye ekonomisi büyük oranda etkilendi. Yapılan hesaplamalar, Borsa İstanbul'da işlem gören hisseleri

Anadolu olmasa biz batmıştık

Sanayici dertli. Çok dertli.Geçtiğimiz günlerde İstanbul Sanayi Odasının (İSO) Temmuz ayı meclis toplantısındaydım. Resmî gündem maddesi 'Erken Sanayileşme' idi. Aslında gündemin konusu, sanayicilerin anlattığı sıkıntıların 2 kelimede özetlenmiş hâliydi. Öyle çok sebep var ki bu tehlikenin altında yatan... Mesela gençler sanayide kariyer yapmak ist

Havalimanına en ucuza nasıl gidersiniz

Bu sorunun cevabı "Tabii ki metrobüs ve metro" olabilir. Metroya metrobüs ile ulaşmak 65 lira civarında. 40 lira da havalimanı metrosu, toplam 105 lira tutuyor.Ancak İstanbul şartlarında herkesin metroya ulaşması kolay değil. Geriye diğer seçenekler kalıyor: Şehrin hemen hemen her bölgesinden kalkan Havaist araçları veya taksi... Bu seçeneklerden e

Zirvenin zirvesi

Türkiye, küresel siyasetin ve güvenliğin kalbi niteliğindeki NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi'nin 36'ncısına ev sahipliği yaptı. Devlet başkanlarının kıyafetleri, karşılamalarda mehter sürprizi, Türk Yıldızları gösterisi ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki akşam yemeği... gibi her detayı merakla konuştuk. Dünyanın dört bir yanından gelen y

Büyük balıklar 'dip' tezgâhını kurdu

Finans piyasalarında şu sıralar en çok hissedilen duygu karamsarlık. Çünkü "büyükler" öyle istiyor.Son dönemde özellikle kripto ve altında benzer oyunlar göze çarpıyor. Biri çok yüksek risk içeren, bir anda buhar olması muhtemel olan kripto paralar, diğer yandan tarihin en büyük 'güvenli limanı', en yüksek güven oranına sahip altın. Bu iki piyasada

Yıldızlar da çoğalır

Ülkemizin en büyük uluslararası yatırımcılarından biri... 2 fabrikası, genel müdürlük ve Ar-Ge birimleriyle birlikte 7 binden fazla nitelikli personele istihdam sağlayan bir şirket... Mercedes Benz Türk'ten söz ediyorum. İstanbul Hoşdere Otobüs Fabrikası'nda 4500, Aksaray Kamyon Fabrikası'nda 1600'ü aşkın, genel müdürlük ve Ar-Ge Merkezinde 1000'e

Mutluluğun şehri...

En mutlu şehirler araştırması var ya hani... Dünyanın en mutlu insanlarının yaşadığı yeri merak edip o meşhur küresel endekslere baktığınızda karşınıza daha çok o coğrafya çıkar: İskandinavya... Bu listenin zirvesine ambargo koymuş şehir, Kopenhag... Hollanda'nın başkenti Amsterdam'dan ilham alınarak inşa edilmiş, her yeri kartpostal görüntüleri ve

Ya stagflasyon ya yumuşak iniş

Pandemi sanki çok uzakta kalmış gibi değil mi Daha düne kadar maskesiz sokağa çıkmanın yasak olduğu, marketten alınan eşyaların çamaşır sularıyla dezenfekte edildiği dönem... Bir anda evlere kapanırken hatırlar mısınız; nasıl her şeyi stoklar hâle gelmiştik Şu anda gülerek hatırlıyorum ama market raflarında 'yaş maya' bile kalmamıştı o birkaç gün.

Bir gecede zengin olanlar ve Trump'ın füzeyle çizdiği yol

Hatırlar mısınız; 2001 krizinde bir gecede Türk halkı yüzde 30 fakirleşti. O gün, bir cumhurbaşkanı, bir başbakanın önüne anayasa kitapçığını fırlattı ve Türkiye büyük bir ekonomik ve siyasi krizin içinde buldu kendini... Öncesinde de durum çok iç açıcı değildi gerçi... 'Memur maaşları ödenebilecek mi' endişeleri dillendiriliyor, IMF'den gelecek kü

50 milyon dolarınız olsa...

Dilek Sabancı 50 milyon dolar yeterli demiş, ama halkın hesapları çarptığında gerçeklik başlıyor: günlük 120 bin lira, ne kadar yetecek?

Şiddeti destekten vazgeçmek

Yapı Kredi'nin şiddet içeren yapımlara reklam vermeme kararı atılan taş gibi dalgalar oluştururken, medya gerçekten vicdani sorumluluktan kaçabilir mi?