Bercan Tutar

Sabah

Brüksel'in Don Kişot'larına Budapeşte darbesi

Gerçeklik duygusunu kaybeden Avrupalı liderler, sanrıları ve hüsnükuruntularıyla küresel siyasetin adeta birer Don Kişot'una dönüşmüş hâlde. Cervantes'in ilk cildini 1605'te ve ikinci cildini de 1615'te yayımladığı eser, modern Batı edebiyatının ilk romanı kabul ediliyor. Değişen dünyaya ayak uyduramayanların hicvedildiği Don Kişot'ta idealizm ile

Sıra Kıbrıs'ta!

Karabağ, Libya, Suriye, Ukrayna ve son olarak Gazze'de görüldüğü üzere küresel jeopolitik devinimler emperyal statükonun fay hatlarında kırılmalara yol açıyor. Bu analitiği Kıbrıs özelinde incelersek, Ada'nın yakın dönemde Türkiye lehine büyük bir dönüşüme daha sahne olacağını kestirmek zor değil. Yani Kıbrıs'ı hangi nedenlerle bıraktıysak yine ayn

Şara-Putin zirvesi ve Suriye'deki yeni güç matriksi

Kuşku yok ki uluslararası ilişkilerin temelinde güç, prestij ve kazanç vardır. Küresel ilişkilerin rotasına yön veren bu pusula hemen her aktör için geçerlidir. Özellikle de büyük güçler için. Bu çerçeveden bakınca Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara'nın, Esad'ı devirdikten 10 ay sonra 15 Ekim'de "eski rejimin hamisi" Rusya'ya yaptığı çıkarma çoğu kes

Gazze'deki süreç hedefe ulaşacak!

Gazze'de ilan edilen ateşkes dünyayı rahatlattı. Ancak yine de herkeste temkinli bir iyimserlik var. Zira sürecin başarılı olup olamayacağından emin değiller. Oysa yeni süreç Filistin'in devletleşmesiyle sonuçlanacak. Çünkü hem bölgesel hem küresel reel-politik dinamikler bunu gerektiriyor. Haliyle 13 Ekim'de Mısır'da imzalanan Gazze'deki ateşkes i

Knesset'teki sirk gösterisi

Biri Filistinli diğeri İsrailli iki cesur yürek, soykırımcıların bir sirk gösterisini aratmayan İsrail meclisi Knesset'teki siyonist ayinlerini attıkları slogan ve açtıkları pankartlarla tuzla buz etti. Knesset'te sergilenen 'ikiyüzlülüğün dayanılmaz bayağılığı'na isyan eden milletvekilleri Ayman Odeh ve Ofer Cassif, tam da Trump'ın tozpembe tablol

Amerika da bıktı!

Siyonist İsrail, Gazze'yi yerle bir etti. Çoğu çocuk ve kadın on binlerce masumu vahşice katletti. Gazze'yi yaşanmaz bir yer haline getirdi. Hedefi, açlık ve ölüme mahkûm ettiği Filistinlileri vatanlarından sürgün etmekti. Fakat tam tersi oldu. Kentlerini harabeye çevirse de Filistin halkının iradesini yıkamadı. Asıl yıkılan soykırımcı İsrail oldu.

Gazze'de ateşkes ve Türkiye'nin tarihi yurduna geri dönüşü

Gazze başta olmak üzere bugün Ortadoğu'da yaşanan bütün krizlerin temelinde Osmanlı İmparatorluğu'nu yıkan emperyal ülkelerin sinsi ve tuzaklarla dolu kaotik planları var. 5 Ocak 1916'da daha Birinci Dünya Savaşı devam ederken imzalanan Sykes-Picot anlaşmasının artçı şoklarını hâlâ hissediyoruz. Bu gizli anlaşmadan sonra yayımlanan 3 Kasım 1917'de

Post-siyonist dönemin ayak sesleri

Avrupa'daki liberal anlayışın gelişmesi sonucu Yahudiler, Hıristiyan dünyasında ilk kez nefret objesi olmaktan çıkarak yaşadıkları ülkelerde vatandaş statüsü kazanmaya başladı. Fakat bu normalleşme uzun sürmedi. 1848 devrimleri ile süreç tersine döndü. Sanayileşme ve burjuva kapitalizminin ezdiği kitleler, monarşilere ve kiliseye başkaldırdı. Frans

Trump'ın 'suikastçı Netanyahu' korkusu

İsrail'deki soykırımcı siyonist müesses nizamın en müşahhas hali olan Benyamin Netanyahu ve arkasındaki Yahudi lobisinin neler yapacağını en iyi bilenlerden biri de ABD Başkanı Donald Trump. 2020 seçimlerinde yargı darbesiyle ikinci kez başkan seçilmesi engellenen, ardından dört yıl boyunca hukuki yollarla linç edilmek istenen ve son olarak 2024 se

Erdoğan ve Trump'ın çifte presi Netanyahu'yu bitirdi

Gazze'de insanlık kazandı, İsrail kaybetti. Türkiye'den aldığı destek ve güvenceyle Hamas'ın Gazze planına temelde olumlu yaklaşması soykırımcıları açığa düşürdü. Amerikan ve İsrail medyasında ilk yorumlarda ABD Başkanı Donald Trump'ın bütün süreci Cumhurbaşkanı Erdoğan ile istişare ederek sürdürmesine dikkat çekiliyor. Ayrıca Hamas'ın yapıcı yanıt