Suriye'ye ne olacak - BERCAN TUTAR

Bercan Tutar
30.12.2025
7

Suriye'de iki güç var. İlki akıntıya yön verenler. Diğeri de akıntıya karşı kürek çekenler. Türkiye'nin başını çektiği akıntıya yön veren aktörlere karşı İsrail'in başını çektiği güçler ise istikrar, barış ve güveni baltalamak için her tür kaotik projeyi devreye sokuyor.
Burada kuşku yok ki asıl sorun ABD'nin hâlâ tam olarak ne yapacağına karar ver(e)memesidir. Zira hem İsrail hem Suriye Demokratik Güçleri (SDG) hem de Ahmed Şara yönetimi üzerinde aynı derecede etkiye sahip tek aktör olan ABD yine de tek başına hareket edecek potansiyelden yoksun. Zira bu aktörlerin taleplerini sadece Türkiye ile uzlaşıya vararak koordine edebilmenin dışında başka bir reelpolitik seçeneğe sahip değil.
Bu nedenle Türkiye olmadan adım atamıyor. Ancak Türkiye ile tam teşekküllü şekilde hareket de edemiyor. ABD'nin ikircikli davranmasının nedeni kendi iradesizliği. İsrail faktörünü bahane göstermesi bu gerçeği perdelemeye yetmiyor.
Dolayısıyla ABD'nin küresel ve bölgesel stratejisini artık siyonist tandanslı olmaktan çıkarıp Türkiye merkezli bir rotaya sokmasının aciliyeti her geçen gün daha da artıyor. ABD zaman kaybettikçe büyüyen belirsizlik Suriye'deki yeni inşa sürecini de olumsuz etkiliyor.

***

ABD'nin kendine bağlı aktörleri uzlaştırmakta gönülsüz davranması bir bakıma Türkiye'nin Suriye'deki hegemonyasını dengeleme arayışından kaynaklanıyor. Oysa Türkiye'ye karşı sahaya sürülen İsrail ile sahadaki varlığına göz yumulan SDG gibi yapılanmalar kısa, orta ve uzun vadede en çok ABD'ye kaybettirecektir.
Çünkü Türkiye bu bölgenin tarihsel ve doğal hegemonu konumunda. Selçukluları da göz önüne aldığımızda 800 yıldır bölgenin istikrar ve barış kalkanı bir aktör olarak Türkiye'nin yok sayılması çabası abesle iştigalden öte bir şey değil. Nitekim öyle olduğu da görüldü. 2011'den 2024'e kadar süren iç savaşta Türkiye dışındaki hiçbir güç Suriye'de akan kanı durduramadı.
Şimdi Dürziler, Aleviler, Kürtler ve bazı Hıristiyan unsurlar üzerinden Suriye'deki emperyal çıkarlarını sürdürmenin hesabı içindeki bütün harici güçlerin en büyük korkusu Türkiye'nin yükselen hegemonyasıdır. Yani devletten medeniyete doğru ilerleyişidir.
Unutmayalım ki Türkiye'nin kadim stratejik coğrafyasına dönüşü sadece İsrail'i korkutmuyor. Bizimle yakın müttefik görüntüsüne özel itina gösteren ABD dâhil birçok Batılı ve Doğulu mahfilde