Ayşegül Yahşi

Yeni Birlik

'Emin' kişi olmanın önündeki engel: Bağımlılık

​Geleneksel yapımızda mahalle, sadece fiziksel bir yerleşim alanı değil; yazılı olmayan fakat ahlaki normlarla örülü bir haysiyet kalesiydi.​Bu mikro-kozmosun en temel kuralı, dışarıdan gelen ve yerleşik huzuru tehdit eden her türlü "yabancı" unsura karşı gösterilen kolektif mukavemetti.​İrade, ferdin zihninde değil, sokağın ortak vicdanında tecell

Freedom.gov: Milli güvenlik tehdidi, egemenliğe siber suikast

​15 Şubat gecesi, Palm Beach'in nemli sıcağında Mar-a-Lago'nun kristal avizeleri altında... Müttefiklik yeminlerinin edildiği o meşhur akşam yemeğinde büyük bir "ihanet" gizleniyordu.​Trump, Avrupalı liderlerin gözlerinin içine bakıp kadeh kaldırırken, cebinde tüm Avrupa'nın hukuk sistemini havaya uçuracak bir pimi tutuyordu: freedom.gov.Washington

Farabi'den Silikon Vadisi'ne: Yapay zekâ 'Erdemli Şehri' mi kuracak

​Siyasetin çehresi değişirken, biz genellikle bu değişimi Batılı kuramcıların merceklerinden okumaya alışığız. Oysa medeniyet coğrafyamızın derinliklerinde; bugün 'yapay zekâ' dediğimiz o devasa 'karar verici' mekanizmanın ruhuna dair çok daha kadim uyarılar ve öngörüler var.​Yüzyıllardır siyasetin kalbi meydanlarda, kahvehanelerde ve meclis korido

Gizli protokol: Orta Doğu'da büyük reset

​Herkes İran'ın sızdırdığı o yedi kişilik "ölüm listesini" konuşuyor. Ama asıl tehlike burada başlıyor: Ya bu liste bizzat İsrail derin devleti tarafından servis edildiyse2026'da İsrail ekonomisi ve iç toplumu, Netanyahu'nun bitmek bilmeyen savaşları yüzünden artık çöküşün eşiğinde.Gerçek şu ki; Netanyahu artık Tel Aviv için bir kahraman değil, yen

Gülümse Atina, kaydediyoruz!

​Diplomasi koridorlarında bugünlerde tuhaf bir koku var; biraz deniz tuzu, biraz barut, en çok da "yeni bir dönemin" keskin kokusu.Ankara'da Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Miçotakis imzaları atarken, New York'ta Tufan Erhürman, BM'nin "tozlu dosyalarını" masadan aşağı itti.​Herkesin dilinde bir "bahar" türküsü... Peki, bu bir barış senfonisi mi, yoksa fı

​Korkma, devlet istikbali yazar!

​Şafak, bozkırın bağrını delerek ağarıyordu. Gökyüzü esaretin kara gölgesinden sıyrılırken ufukta beliren o mağrur silüet, asırlık uykudan uyanan iradenin nişanesiydi. Rüzgâr, asırların derinliğinden süzülüp gelen kutlu çağrıyı, bir kopuzun telinden dökülen sır gibi vakurca fısıldıyordu.Dışarıdaki bu görkemli uyanış Gökbey'in ruhunda derin yankı bu

Asgari senaryodan küçük filoya: '3 arabamız var ama kullanmıyoruz!'

Bazen gerçek kurgudan daha absürt, mizahın kendisinden daha trajikomik olabiliyor. Dünya edebiyatı; sefaleti ve mahrumiyeti anlatan binlerce sayfalık külliyatla doludur.​Ancak hiçbir klasik eser, insanın o amansız "yokluk içindeki varlık" paradoksunu bir konteyner penceresinden süzülen şu cümle kadar keskin anlatamamıştır: "Üç arabamız var ama kull

Kaçış rampası

​İnsan en çok neden yorulur bilir miyiz Kaderin ona biçtiği kederden değil, o kederi bir lekeymiş gibi gizlemeye çalışmaktan.Modern hayat, tabiri caizse, bizi pili hiç bitmeyen birer saadet makinesine dönüştürdü.Alnımıza "her şey yolunda" etiketini yapıştırıp, ruhumuzun dikişleri patlasa da o diktatör gülümsemeyi yüzümüzde taşımak zorunda bırakıldı

Asra vurulacak mühür: Türk Dünyası

Dünya, 2026 yılının ilk ayını küresel bir belirsizlik sarmalında karşıladı. Bir yanda Rusya-Ukrayna arasındaki yıpratma savaşının Avrupa'nın güvenlik mimarisini yerle bir etmesi, diğer yanda ABD ve İran arasındaki gerilimin Orta Doğu'da yeni bir ateş çemberi oluşturma riski ve akıbeti hâlâ belirsizliğini koruyan Gazze(!) Barış Kurulu süreci... İşte

Kestirme yollar, ilmek ilmek dokunan bekâ: Devlet Bey ezberleri bozdu!

​Devlet Bahçeli'nin özellikle son dönemde attığı adımlar, yüzeysel okumalarla anlaşılamayacak kadar derin, günübirlik polemiklere kurban edilemeyecek kadar hayatidir.​Son günlerde kamuoyuna yansıyan ve bazı kesimlerce şaşkınlıkla karşılanan gelişmelerin ardındaki şifreleri, tereddütsüz mukadder bir kararlılıkla okumak gerekiyor.​Devlet Bey'in de if