Kül ve köz: Bir yıkım coşkusu mu, bir istikbal muştusu mu

Ayşegül Yahşi
02.03.2026
120

​Dışarıdan bakan bir çift göz için İran'dan gelen görüntüler dehşet verici olabilir: Şehirlerine bombalar düşerken, gökyüzü alev topuna dönmüşken sokaklarda dans eden, eğlenen insanlar...

​Birçok kişi bu vaziyete bakıp "İnsan kendi vatanının vurulmasına nasıl bu denli heyecan duyar" diye şaşırıyor. Aslında burada asıl şaşılacak durum; bu duyguyu yaşayanların tek bir grup olmaması ve motivasyonlarının birbirinden gece ile gündüz kadar farklı olması...

​İran'daki bu "tepki patlamasını" anlamak için halkı iki temel kategoriye ayırmak şart:

​VATANINA SEVDALI REJİMDEN YARALI OLANLAR

​Bu kesim, milli değerlerine bağlı, vatanını seven ama mevcut baskıcı yönetim tarafından hayatı karartılmış insanlar.

​Ancak burada çok ince bir çizgi var: Özellikle Güney Azerbaycan Türkleri, sokaklarda kontrolsüzce savrulan o kalabalıklardan vakur duruşlarıyla tamamen ayrılırlar.

​Neden heyecanlılar Onların motivasyonu vatanın parçalanması üzerine değil; bilakis yıllardır üzerlerinde bir kâbus gibi çöken, haklarını gasp eden, çocuklarının geleceğini çalan 'zorba' bir rejimin sarsılmasınadır.

​Onlar vatan haini değil, vatanının içindeki esaretten kurtulmasını bekleyenlerdir. Kendi öz değerlerine, inançlarına ve dillerine vurulan zincirlerin gevşediğini görmenin verdiği trajik bir ferahlama içindedirler.

​Onlar için bu süreç bir sokak eğlencesi değil, ayakları yere basan bir istikbal bekleyişidir. Onlar için bu bombalar, "içerideki hapishanenin duvarlarının çatlaması" demektir.

​Bir de madalyonun diğer yüzü var ki; bunlar ne vatanı, ne milleti, ne de manevi değerleri dert ederler.

DIŞ GÜDÜMLÜ VE KONFOR ODAKLI KESİM (BATI'NIN OPERASYONEL APARATLARI)

​Neden heyecanlılar Bu kesim, CIA veya Mossad gibi servislerin ajandasına eklemlenmiş, adresleri önceden alınmış ve "güvende olacaklarının" garantisi verilmiş kişilerden oluşur.

​Bunlar için vatan bir aidiyet değil, sadece bir konfor alanıdır. Kendi lüksleri ve Batılı hayat tarzı için ülkelerinin işgal edilmesini bile göze alabilirler.

​Rejimden kurtulmayı bir özgürlük mücadelesi olarak değil, sadece bencil çıkarları için bir fırsat olarak görürler. Vatanın toprağına değil, o toprağın kendilerine sunduğu imkânlara aşıktırlar.

​TARİHİ EŞİK: TAŞLARIN YERİNE OTURMASI MI, İÇ SAVAŞ MI

​İran'ın toplumsal yapısı, sadece bekleyenlerden, eğlenenlerden ibaret değil, hamlesini yapmak üzere çoktan yerini almış halklarla dolu.