Oulai'nin döktüğü gözyaşlarında boğul emi!

Zirveye oynayan, yarıştan kopmak istemeyen Trabzonspor koca ilk yarıyı pozisyonsuz bitirmemeli, rakip kaleyi bulmayan bir tane şutu olmamalı. Dahası oyuncular bu kadar vurdumduymaz oynamamalı. Düşünün; ilk yarıda 'şu da kaçar mı' denilen pozisyonu yoktu bordo-mavililerin. İkas Eyüspor'un vardı ama…

Anlaşılan ne oyuncuların ne de Fatih Tekke'nin, Fenerbahçe'nin Fatih Karagümrük karşısında uğradığı iş kazasından haberi olmamış ki; Augusto'nun yerine Umut oynatıldı, Muçi'nin pozisyonu değiştirildi. Halbuki futbol evrensel bir oyun olmasına rağmen taşlardan birinin yeriyle oynarsanız, diğer taşlar bu değişimden olumsuz etkilenir; sırayla, zamanla domino taşı gibi sallanmaya ve de yıkılmaya başlarlar!

Bordo-mavili takımda ilk yarı durum farklı değildi. Ligde kalma mücadelesi veren İkas Eyüpspor karşısında tel tel döküldüler. Ne arka arkaya birkaç top alışverişi yapabildiler ne hatlar arasında uyum vardı ne de kanatlar çalıştı, kademeli savunma anlayışında kaybolup gittiler!

Ne zaman Augusto ve Pina oyuna girdi Trabzonspor biraz olsun kendine geldi. En azından Pina'nın kanadı çalışmaya başladı. Nitekim Augusto ile köşe vuruşundan buldukları golün başlangıcında Pina'nın sağ kanadı ısrarla kullanmasının karşılığıyla aldılar. Burada konuşulması, üzerinde tartışılması gereken konu Tekke'nin oyuna Augusto'yla niye başlamadığıdır Hatta konuya Mustafa'yı da dahil edebiliriz! Öyle ya Mustafa'nın birçok maçta neler yaptığına şahidiz.