Netanyahu'ya bile kapısı açık "Barış Kurulu!"

Netanyahu'ya bile kapısı açık "Barış Kurulu!"

AHMET VAROL

ABD'nin ve genel anlamda Batının hâlâ neden Hitler'e ve Nazizme lanet okuduğunu anlamak zor. Oysa onlara yakışan Hitler'e aslında haksızlık ettiklerini ilan ederek, kendisi ölmüş olsa da "anısına (!)" bir barış ödülü vermektir. Çünkü Netanyahu gibi, korkunç katliamlar gerçekleştiren eli kanlı canavarı "Barış Kurulu" üyesi yapan bir zihniyetten bu beklenir.

Burada asıl mesele isimlerin ve kavramların, siyasi oyunlar ve kirli amaçlar için istismar edilmesinden kaynaklanmaktadır.

Emperyalizm isim ve kavramların yanıltıcılığından sürekli istifade etti. Kendisinin insanlık dışı saldırılarına, vahşi savaşlarına gerekçe oluşturmak istediğinde sürekli "terör" kavramına başvuruyor. Savaş, saldırı, vahşet ve işgal yoluyla gasp edilenler üzerinde kurulan gayrimeşru hâkimiyeti meşrulaştırmak, hakları gasp edilenlere bu hâkimiyeti tanımaları için dayatmada bulunmak istediği zaman da "barış" kavramından yararlanıyor. Önce çalıyor, gasp ediyor, işgal ediyor, sonra da; "Gel şu çaldıklarımın bana ait olduğunu kabul et, seninle barışalım ve bu mesele de bitsin" diyor. Oysa çalınan, işgal edilen, gasp edilen şey kutsal vatan toprağıdır. O toprak üzerindeki işgal hâkimiyeti de gayrimeşrudur.

Vatanları işgal edilenler de tabii ki barışa karşı değiller. Tam aksine onlar barışı, işgalcilerden daha çok istiyor. Hatta işgalcilerin "barış" istedikleri iddiası tamamen aldatmaca ve oyun, vatanları işgal edilenlerin bu konudaki talepleri ve arzuları gerçekçi ve samimidir. Çünkü kendi öz vatanlarında barış ve huzur içinde yaşamak onların en büyük arzularıdır. Ama onların arzuladıkları barış adil bir barıştır. Yani her hak sahibine hakkının iade edilmesi, adaletin yerini bulması, hukukun icra edilmesi suretiyle gerçekleştirilecek barış.

İşgal rejiminin eli kanlı canavar başbakanı bir yandan Gazze'de ateşkes ihlallerini ve kanlı saldırılarını, cinayetlerini ve katliamlarını sürdürürken ABD ziyareti esnasında sözde "Barış Kurulu" üyeliğini kabul etmesine dair belgeyi imzalaması vesilesiyle kutlanıyor, tören düzenleniyor. Böylece adı "Barış Kurulu" olarak konan uluslararası komitenin gerçekte ne kurulu olduğunu biraz daha yakından tanıma imkânı buluyoruz. Öyle bir "Barış Kurulu (!)" ki Netanyahu'ya bile kapısı açık! O meşhur nükteyi de, "Sorgu meleklerine Netanyahu, Barış Kurulu üyesi oldu dersen gerisini yani dünyanın ne hale geldiğini anlarlar!" şeklinde değiştirebiliriz.

Evet, sadece Filistin veya Gazze değil bütün dünya çok zor bir dönemden geçiyor. Öyle ki Hitler mezarından kalksa; "Ben intihar ettiğimde dünya bu kadar kötü değildi. Ben en azından yaptıklarımdan utandım ve artık yaşayacak yüzüm kalmadığını düşünerek intihar ettim: Bugün dünyaya hükmedenlerde utanacak yüz dahi kalmamış ki hiç intihar etmeye bile meyilleri yok! Üstelik beni kilometrelerce geride bırakmış birisi intihar etmeyi bırak, Barış Kurulu üyeliğiyle ödüllendiriliyor!" diyecek.