"Onlar cahil ve ahmak kimselerdir!"
Peygamberler bile rızık için çalışırken, hiç çalışmayıp bereketin kapıya gelmesini beklemek sadece cahillik midir, yoksa talih meselesi değil midir?
Yazı, İslami geleneğin büyük mütefekkiri Meymun bin Mihrân'ın hayatından örneklerle çalışma, kardeşlik ve insan ilişkilerinin önemini vurgular. Peygamberlerin bile rızık için sebeplere yapışıp çalıştıklarını belirterek, hiçbir çaba göstermeden bereketin gelmesini bekleyenleri cahil sayar. Peki, şahsi eğilim ve kadercilik arasındaki bu çizgi, günümüz Müslüman toplumlarda nasıl çizilmeli?
Meymun bin Mihrân hazretleri, Tâbiîn'in büyüklerindendir. 734 (Hicrî 116) senesinde Cezîre'de vefât etti...
Bir gün bu zâta;
"Efendim, hiç çalışmayıp da, rızkımız ayağımıza gelir diyenler hakkında ne buyurursunuz" dediler.
Büyük zât dinledi.
Ve cevap olarak;
"Onlar hem câhil, hem de ahmak kimselerdir" buyurdu.
Sebebini sordular.
Cevâbında;
"Çünkü İbrâhim aleyhisselâm gibi bir büyük peygamber, hattâ bütün peygamberler, rızık için sebeplere yapışır, çalışıp kazanarak geçimlerini sağlarlardı" buyurdu
● ● ●
Bu zât, sevdiklerine;
"Bende hoş olmayan bir hâl görürseniz lütfen bana söyleyiniz ki, hâlimi düzelteyim. Zîrâ bir kimse din kardeşinde kötü bir hâl görür de, bunu ona bildirmezse, faydalı olamaz" buyururdu.

19