"Mümine sert bakmak bile kul hakkıdır"

Bir âlim akrep sokmalarını Fâtiha ile iyileştiriyor, ama aynı duayı okuyan başkası neden başarısız oluyor?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazı, İslam tarihi içinden bir âlimin mucizevi şifâ verme anlatısını ve kul hakkının sadece maddi değil manevi boyutlarını anlatır. Yazar, teknik bilginin aktarılmasının yetersiz olduğunu göstererek, niyetin ve içteki durumun önemini vurgulamaktadır. Fakat din görevlilerinin yanında milyonlar dua etseler de hastalıklar devam ederken, bu anlatılar toplumsal sorunları dinin maneviyatıyla mı çözülebileceğini sorgulatmıyor mu?

Muhammed bin Yûsüf İsfehânî hazretleri, Tebe-i tâbiîn'in âlimlerinden olup, aslen İsfehânlıdır.

188 (m. 804) senesinde otuz yaşlarında vefât etti.

Dünyânın, "Allah için" olmayan her şeyinden el çekmişti.

Bir dostu vardı.

O şöyle anlatır:

Muhammed bin Yûsüf hazretleriyle yolculuğa çıkıp, bir handa sabahladık.

Bana bakıp;

"Kervancıbaşını çağır" dedi.

Ancak kervancıbaşının ayağını akrep sokmuş, kalkamıyordu.

Dönüp arz ettim.

Kendi teşrîf etti.

Ve ayağını tutup, sessizce bir şeyler okuyunca, adamcağız derhâl şifâ buldu.

Ben merak edip;

"Ne okudunuz" dedim.

"Ümmül-kitâbı okudum'' buyurdu.

Sordum yine:

"Ümmül-kitap nedir"

"Fâtiha'dır"